Suiçmez’den Sert Tepki
Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Karadeniz bölgesinde devam eden maden arama faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Düzenlediği basın toplantısında, özellikle Orta ve Doğu Karadeniz’de geniş alanların maden ruhsatlarına açılmasına tepki gösteren Suiçmez, çevresel ve toplumsal etkiler konusunda uyarılarda bulundu. Açıklamalarında “Karadeniz’in tek bir karış toprağı satılık değildir” ifadesini kullanan Suiçmez, doğal kaynakların korunması gerektiğini vurguladı.
Karadeniz’de Maden Çalışmaları Tartışma Yarattı
Suiçmez, Karadeniz genelinde sürdürülen maden arama faaliyetlerinin bölgenin doğal yapısını tehdit ettiğini belirtti.
Yapılan ruhsatlandırmaların kapsamına dikkat çeken Suiçmez, Orta ve Doğu Karadeniz’in büyük bölümünün bu çalışmalar için planlandığını ifade etti. Bölgedeki su kaynakları, ormanlar ve yaylaların risk altında olduğunu dile getiren Suiçmez, bu durumun sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini savundu.
“Doğal Zenginlikler Korunmalı” Vurgusu
Basın açıklamasında toprağın, suyun ve ormanların korunması gerektiğine dikkat çeken Suiçmez, bu alanların ekonomik çıkarlar uğruna zarar görmemesi gerektiğini söyledi.
Doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Suiçmez, mevcut politikaların bu hedefle çeliştiğini ifade etti. Bölgenin ekosistem dengesi açısından kritik bir noktada olduğunu vurguladı.
Maden İhalelerinin İptali Çağrısı
Suiçmez, Karadeniz’deki maden ihalelerinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Özellikle su havzaları, ormanlık alanlar ve yaylaların madencilik faaliyetlerine kapatılması gerektiğini ifade eden Suiçmez, bu alanların korunmasının kamu yararı açısından zorunlu olduğunu dile getirdi.
“Rant Değil, Halk Kazanmalı”
Açıklamasında ekonomik yaklaşımı da ele alan Suiçmez, doğal kaynakların toplum yararına kullanılmasının önemine dikkat çekti.
“Rant değil, halk kazanacaktır” ifadesiyle mevcut uygulamaları eleştiren Suiçmez, bölge halkının yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte yerel halkın görüşlerinin dikkate alınmasının önemine işaret etti.