KTÜ'lü Profesörden Korkutan Açıklama! Trabzon'da Derelerin Üzeri Kapatıldı
Doğu Karadeniz'de geçmiş yıllarda can kayıplarına neden olan sel ve taşkın felaketleri, İstanbul'da yaşanan şiddetli yağışların ardından yeniden gündeme geldi. Dere yataklarındaki yanlış yapılaşmaya dikkat çeken uzmanlar, özellikle Trabzon, Rize, Artvin ve Giresun'da benzer tehlikelerin devam ettiğini belirtti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, Trabzon'da 30 yıl önce açıkta bulunan birçok derenin üzerinin kapatıldığını söyledi. Dere yataklarına yapılan müdahalelerin taşkın riskini artırdığına dikkat çeken Ersoy, sorunun yalnızca yerel çalışmalarla çözülemeyeceğini vurguladı. Uzmanlar, yerleşim alanlarının yeniden değerlendirilmesi ve kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Trabzon'da 30 Yıl Önce Açık Olan Dereler Kapatıldı!

İstanbul'da şiddetli yağışların ardından dere yataklarındaki yapılaşmanın yeniden gündeme gelmesi, Doğu Karadeniz'deki benzer risklere dikkat çekti.
Prof. Dr. Hakan Ersoy, özellikle Trabzon'da geçmişte açık olan birçok derenin zaman içerisinde yapılaşma nedeniyle kapatıldığını belirtti.
Suyun doğal akış güzergâhına yapılan müdahalelerin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Ersoy, bazı yerleşim alanlarının isimlerinin bile geçmişte dere yatağı olduklarını düşündürdüğünü ifade etti.
Ersoy, “Biz dere yataklarının üzerini kapatarak bu tür felaketlere yol açıyoruz” dedi.
Dere yataklarının yalnızca suyun geçtiği alanlar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ersoy, bu alanların ekosistem açısından da önem taşıdığını vurguladı.
Sorunun çözümü için kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini söyleyen Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
“Çözüm lokal müdahalelerde değil yani ulusal anlamda tüm kamu ve kuruluşlarının birlikte el alıp çözüm üretmesi lazım. Başka türlü başa çıkamayız.”
Araklı'da 10, Giresun'da 11 Kişi Hayatını Kaybetmişti!

Doğu Karadeniz'in geçmişte yaşadığı sel ve heyelan felaketleri, dere yataklarındaki yapılaşmanın oluşturduğu riskleri yeniden hatırlattı.
Trabzon'un Araklı ilçesine bağlı Çamlıktepe Mahallesi'nde 18 Haziran 2019'da meydana gelen sel ve heyelan felaketinde 10 kişi hayatını kaybetmişti.
Şiddetli yağışların ardından derelerin taşmasıyla evler, yollar ve köprüler zarar görmüş, arama kurtarma çalışmaları günlerce sürmüştü.
Giresun'un Dereli ilçesinde 22 Ağustos 2020'de yaşanan sel felaketinde ise 11 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda konut, iş yeri ve altyapı unsuru hasar görmüştü.
Prof. Dr. Hakan Ersoy, geçmişte yaşanan afetlere değinirken 1929 Of selini de hatırlattı. Ersoy, dönemin gazetelerinde heyelanların oluşturduğu yapay göllenme nedeniyle yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğinin yazıldığını belirtti.
Dere yataklarına dökülen hafriyatın da tehlike oluşturduğunu ifade eden Ersoy, biriken malzemelerin menfezleri tıkayarak taşkınlara neden olabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlardan Dere Yataklarındaki Yerleşimler İçin Uyarı!

Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazihan Ursavaş, yoğun yağışların dere yataklarında güçlü su akışlarına neden olduğunu belirterek yerleşim alanlarının taşkın riskine karşı korunması gerektiğini söyledi.
Ursavaş, özellikle dere yataklarındaki yapılaşmanın azaltılmasının önemine dikkat çekti.
“Dere yataklarının bir düzen içerisine alınması ve yerleşimin azaltılması gerekiyor” diyen Ursavaş, mevcut yerleşimlerin taşkınlardan daha az etkilenebilmesi için önlemler alınabileceğini ifade etti.
Şehir içindeki su akışlarının daha düzenli yönetilmesi gerektiğini belirten Ursavaş, belediyelerin ve ilgili kurumların bu konuda çalışma yürütmesini önerdi.
Çevre bilincinin geliştirilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Ursavaş, su kaynaklarının korunması, suyun verimli kullanılması ve atıkların azaltılması gerektiğini söyledi.
İstanbul'da dere ıslah çalışmaları kapsamında gündeme gelen yıkımların ardından uzmanların yaptığı açıklamalar, Trabzon ve Doğu Karadeniz'de dere yataklarının korunması ve taşkın riskine karşı önlem alınması konusunu yeniden öne çıkardı.