Karadeniz'de Sel Riskine Dikkat! Uzmanlardan Dere Yatakları İçin Kritik Uyarı

Trabzon'da geçmiş yıllarda can ve mal kayıplarına neden olan sel ve taşkınlar, uzmanların açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, özellikle yoğun yağışların ardından dere yataklarının taşıma kapasitesinin aşılmasının ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Suyla birlikte sürüklenen taş, toprak ve diğer malzemelerin de afetlerin yıkıcı etkisini artırdığına dikkat çeken Kara, dere ıslah çalışmalarının önemini vurguladı. Dere yataklarının daraltılması ve üzerlerinin kapatılması gibi uygulamalara karşı uyarıda bulunan Kara, suyun doğal akışını sürdürebileceği alanların korunması gerektiğini söyledi.

A W809416 01

Trabzon'da Sel Tehlikesi! 1990 Yılındaki Afetleri Hatırlattı

KTÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, yoğun yağışların sel ve taşkınlara nasıl yol açtığını anlattı.

Yağışlarla birlikte yüzeysel akışa geçen suyun derelere ulaştığını belirten Kara, dere yatağının taşıma kapasitesinin aşılması durumunda taşkınların meydana geldiğini ifade etti.

Sel sırasında yalnızca suyun değil, sürüklenen malzemelerin de büyük tehlike oluşturduğunu vurgulayan Kara, taş ve toprak gibi unsurların can ve mal kayıplarına neden olabildiğini söyledi.

Büyük ölçekli sel ve taşkınların belirli tekerrür süreleri bulunduğunu belirten Kara, bu tür olayların 50 veya 100 yıllık tekerrür süreleriyle değerlendirilebildiğini aktardı.

1990 yılında Trabzon'un Değirmendere ve Söğütlü bölgelerinde yaşanan sel ve taşkınları hatırlatan Kara, söz konusu afetlerde can ve mal kayıpları meydana geldiğine dikkat çekti.

A W809416 02

Dere Yataklarının Daraltılması Tehlikeyi Artırıyor

Sel ve taşkınların etkilerini azaltmak için dere yataklarının korunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ömer Kara, özellikle suyun doğal akışını engelleyen uygulamalara dikkat çekti.

Dere yataklarının dar alanlara sıkıştırılmasının taşkın riskini artırdığını ifade eden Kara, şu açıklamada bulundu:

“Bazen dere yatağının o kadar dar bir alana sıkıştırıldığını görüyoruz ki suyun oraya sığması mümkün olmuyor. Su, yatağından taşarak çevresine zarar veriyor.”

Suyun doğal akışını sürdürebileceği alanların korunması gerektiğini vurgulayan Kara, dere üzerlerinin kapatılmasının da olumsuz uygulamalar arasında bulunduğunu belirtti.

Kara, geçmişte yaşanan sorunlardan ders çıkarılarak yeni düzenlemelerin daha sağlıklı hale getirilmeye çalışıldığını söyledi.

A W809416 03

Sel ve Taşkınlara Karşı Hangi Önlemler Alınmalı?

Prof. Dr. Ömer Kara, dere ıslah çalışmalarının sel ve taşkınların önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Derelerde suyun membadan mansaba, yani kaynaktan aşağı kesimlere doğru herhangi bir engelle karşılaşmadan akmasının sağlanması gerektiğini belirten Kara, tersip bentleri ve benzeri yapıların bu amaçla kullanıldığını anlattı.

Dere ıslah çalışmalarını olumlu gelişmeler olarak değerlendiren Kara, suyun akışını engelleyen unsurların ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çekti.

Sel ve taşkınların yalnızca yağış miktarına bağlı olmadığını belirten Kara, riskin oluşumunda ve zararların boyutunda farklı faktörlerin birlikte etkili olduğunu söyledi.

Meteorolojik koşullar, topoğrafik özellikler, jeolojik yapı, insan etkisi ve arazi kullanımının bu faktörler arasında bulunduğunu ifade etti.

Doğu ve Batı Karadeniz'in yanı sıra Antalya çevresinde de sel ve taşkınların yaşandığını hatırlatan Kara, özellikle riskli bölgelerde önlem alınması gerektiğini vurguladı.

Yerel yönetimler başta olmak üzere herkese sorumluluk düştüğünü belirten Kara, gerekli tedbirlerin alınarak can ve mal kayıplarının en aza indirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

Kaynak: İHA