Trabzonlu gazeteci-yazar Selahattin Urcu, 1990’lı yıllarda vatani görevini yaptığı dönemde yaşadıklarını günü gününe kaydettiği günlüklerini yıllar sonra kitaplaştırdı. Askerliğine Manisa Doğukışla’daki acemi birliğinde başlayan Urcu; Adapazarı, Şırnak Gabar, Diyarbakır Lice ve Kuzey Irak’ta görev yaptı. 1994 yılında tuttuğu notları uzun yıllar saklayan Urcu, yaklaşık 300 sayfalık kitapta o dönemin atmosferini, karşılaştığı zorlu koşulları ve kendi yaşadıklarını anlattı. Urcu, çalışmasının tamamen gerçek olaylardan ve kişisel günlüklerinden oluştuğunu belirterek anılarını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını söyledi.

Askerlikte tuttuğu günlükler yıllar sonra kitaba dönüştü

Selahattin Urcu’nun kitabının temelini, 1994 yılında askerlik yaptığı sırada tuttuğu günlükler oluşturuyor. Yaşadığı olayları unutmamak için düzenli şekilde not aldığını belirten Urcu, yıllarca sakladığı bu kayıtları yeniden ele alarak kitap haline getirdi. Gazetecilik mesleğinin de etkisiyle yaşananları ayrıntılarıyla kayıt altına alan Urcu, ortaya çıkan çalışmanın kurguya değil doğrudan kendi deneyimlerine dayandığını ifade etti. Böylece yaklaşık 30 yıl önce kaleme alınan günlükler, kapsamlı bir hatıra kitabına dönüştü.

Manisa’dan Gabar’a uzanan askerlik sürecini anlattı

Urcu, askerlik görevine Manisa Doğukışla’daki avcı taburunda başladı. Acemi birliğinin ardından Adapazarı İç Güvenlik Piyade Taburu’na geçen Urcu, görev sürecinde Şırnak Gabar, Diyarbakır Lice ve Kuzey Irak’ta da bulunduğunu anlattı. Farklı bölgelerde yaşadığı olayları günü gününe kaydeden gazeteci-yazar, dönemin şartlarını ve askerlik hayatındaki kişisel deneyimlerini yıllar sonra aynı günlüklerden yararlanarak yeniden düzenledi.

Kitaba yansıyan askerlik süreci Bilgi
Günlüklerin tutulduğu dönem 1994
Acemi birliği Manisa Doğukışla
Sonraki görev yeri Adapazarı İç Güvenlik Piyade Taburu
Görev yaptığı bölgeler Şırnak Gabar, Diyarbakır Lice, Kuzey Irak
Terhis tarihi Şubat 1996
Kitabın hacmi Yaklaşık 300 sayfa
İçeriğin kaynağı Urcu’nun kişisel günlükleri ve yaşadıkları
“Yaşadıklarımı günlük haline getirdim”

Kitabın tamamen kendi yaşadığı olaylardan oluştuğunu vurgulayan Urcu, askerlik yıllarının kendisi açısından oldukça zorlu geçtiğini söyledi. “1994’te vatani görevimi yaptığım dönemde yaşadıklarımı günlük haline getirdim. O günlüklerden kitap çıkardım. Tamamen yaşanan ve gerçek olan olayları anlattım” diyen Urcu, görev yaptığı bölgelerde karşılaştığı gelişmeleri mümkün olduğunca kayıt altına aldığını ifade etti. Bu notların aradan geçen yılların ardından kitap haline gelmesiyle kişisel bir arşiv de okuyucuların karşısına çıktı.

Yaklaşık 300 sayfalık bir askerlik hatırası ortaya çıktı

Urcu’nun kaleme aldığı kitap yaklaşık 300 sayfadan oluşuyor. Eserde 1990’lı yıllarda askerlik yapan bir kişinin gözünden dönemin atmosferi, görev koşulları ve yaşanan zorluklar aktarılıyor. Kitabın temel özelliğini ise olayların yıllar sonra hafızadan yazılması yerine, yaşandığı dönemde tutulan günlüklerden hareketle hazırlanması oluşturuyor. Urcu, gazetecilik alışkanlığıyla olayları ayrıntılı biçimde kaydetmesinin yıllar sonra böyle bir çalışmanın ortaya çıkmasına katkı sağladığını belirtti.

1996’da terhis oldu, günlüklerini yıllarca sakladı

Askerlik görevini Şubat 1996’da tamamlayan Selahattin Urcu, o dönemde tuttuğu günlükleri uzun yıllar muhafaza etti. Zaman içerisinde notlarını yeniden inceleyen Urcu, yaşadıklarını yalnızca kişisel bir hatıra olarak bırakmak yerine kitaplaştırmaya karar verdi. Yıllar önce kaleme alınan satırların bugün bir kitapta toplanmasıyla hem kendi askerlik dönemine ait anılarını kayıt altına aldı hem de söz konusu dönemi kendi tanıklığı üzerinden gelecek kuşaklara aktarmayı hedefledi.

Gazetecilik alışkanlığı günlüklerin ayrıntılarına yansıdı

Bahçeli’de İlk Kez Düzenlendi: Yüzlerce Kişi Yaz Etkinliğinde Buluştu
Bahçeli’de İlk Kez Düzenlendi: Yüzlerce Kişi Yaz Etkinliğinde Buluştu
İçeriği Görüntüle

Uzun yıllar gazetecilik yapan Urcu’nun olayları kayıt altına alma alışkanlığı, askerlik dönemindeki günlüklerinin de temelini oluşturdu. Yaşadıklarını tarihleriyle ve ayrıntılarıyla not eden Urcu, eski günlükleri düzenlerken bu kayıtları esas aldı. Böylece kişisel hatıralardan oluşan çalışma, aynı zamanda bir gazetecinin gençlik yıllarında tuttuğu kapsamlı notların yıllar sonra yeniden gün yüzüne çıkmasını sağladı.

Muhabir: DOĞUKAN ÖZKURT