"Biz Ortahisar Belediyesi'nde söz hakkını kullanmak isteyen AK Partili arkadaşlara bir defa, iki defa, üç defa, dört defa, beş defa söz hakkı kullandırtıyoruz. Özellikle mikrofonu böyle dimdik ayağa kaldırdım ki belki yatayken görmüyorlar, dimdik yapayım da görsünler diye; ona rağmen söz hakkımız verilmedi.

Şimdi konu çok önemli bir konu. Bakın arkadaşlar, bu sokak hayvanları meselesi son dönemin en önemli konularından, en önemli başlıklarından bir tanesi. Bu ülkede 24 yıldır bir iktidar var. 24 yıldır sokak hayvanları konusunda tek bir adım atmadılar. Yapmaları gerekenleri ne insani olarak, ne vicdani olarak, ne yasal olarak yapmadılar.

Ancak geldiler, son bir yıl içinde o 24 yılda yapmaları gerekenleri son bir yıla sığdırıp hepsinin bir anda yapılmasını talep ettiler. Bu, yerel yönetimler olarak, belediye başkanları olarak hepimizi çok büyük sıkıntıya, çok büyük zorluğa soktu. Biz bu zorluğu yaşıyoruz.

Bakın geçenlerde bir sokak hayvanı tarafından taciz edilen bir yavrumuz, bir kız öğrencimiz yola atladı; birçok kaza zincirine ekleyen faktör olmasına rağmen birinci derecede suçlu biz ilan edildik, mahkemeye verildik, şu an yargılanıyoruz. Hal böyleyken biz yine bunlardan korkmuyoruz, yılmıyoruz diyoruz ki: Biz insanız, biz vicdan sahibiyiz. Bu meseleyi akılla çözelim, ortak akılla çözelim. Yönetmemiz gereken bir süreç önümüzde duruyor.

Şimdi bir toplantı yapıldı AFAD'da, ben de katıldım. Orada özellikle şu soruyu sordum: Şehrimizde bir doğal yaşam alanı yapılıyor. Bu doğal yaşam alanı yapıldığı zaman sokaktaki canları hep birlikte oraya alalım, onların da orada sağlıklı ve mutlu biçimde yaşamasını sağlayalım. Ne zaman yapılacak bu doğal yaşam alanı? 6 ay sonra. O zaman dedim ki Sayın Valim ve oradaki muhataplarına: 6 ay boyunca yönetmemiz gereken bir süreç var. Bu süreci de işi gücü bırakmış, evinin çoluğunun çocuğunun rızkından fedakarlık yapıp sokak hayvanlarını dert eden insanlarla ortak yönetelim bu süreci.

Nasıl yapalım? Şimdi bugün Büyükşehir Belediyemizin bir barınağı var. Ama nasıl bir barınaksa burası bir türlü dolmuyor, bir türlü kapasitesi tamamlanmıyor, sürekli boşluk var. E ne oluyor bu hayvanlar? Arkadaşlar onu sordular. 2000 küsur tane hayvan bugüne kadar oraya gitmiş, hala 750 kapasitesi olan barınakta hala kapasite var. E demek ki burada giden hayvanlara bir şey oluyor. Bunu çıksın izah etsinler dedi.

Ayrıca Ortahisar Belediye sınırları içinde 200'e yakın sokak hayvanı, özellikle köpeğin olduğu söyleniyor bize. Biz 200 köpeği aldık oraya koyduk. Diğer ilçelerde yüzlerce köpek var, bunları aldık koyduk. Dolayısıyla oradaki barınağın bu kadar hayvana ev olabilmesi mümkün değil.

Ne dedik? Dedik ki 6 aylık yönetmemiz gereken süreç var. Bunu ortak akılla yönetirsek eğer hiçbir canı mağdur etmeden, hiçbir hayvanseveri, hiçbir canlıyı mağdur etmeden ortak akılla bu süreci yönetirsek sıkıntıyı çözmüş oluruz. Ne yapalım? Biraz zamana yayalım. 24 yıldır yapmadıklarımızı bir hafta içinde yapın diye bize dayatma yapılıyor, hayvanseverlere dayatma yapılıyor. Bu kabul edilebilir değildir. Yapılması gereken; hep birlikte bir araya gelinir, bir yol haritası belirlenir, bu 6 ay yani doğal yaşam alanı yapılıncaya kadar ne yapmamız gerektiği planlanır. Ne yapacağız? Sahiplendireceğiz. E bu bir günde olacak iş midir? Bu kadar hayvan bir günde sahiplendirilir mi?

Topla, barınağa getir. E barınağın kapasitesi dolmuş taşmış diyoruz; hayır, barınakta kapasite açıldı, boş yer var deniyor. Nasıl oluyor? Biri çıksın bunu izah etsin. Biri çıksın bunu izah etsin. İşte yönetmemiz gereken süreç derken bunu diyorum. Orada kapasite doludur, orada sıkıntı vardır. Ayrıca bir sürü barınak hastalığı var, kimse hayvanını oraya teslim etmek istemiyor. O zaman sahiplendirme çalışmaları için derneklerimizle birlikte iş birliği yapıp, hayvanseverlerle iş birliği yapıp bu süreci doğru yönetmemiz lazım.

Buğday Fiyatı İçin Kritik Çağrı: Çiftçi Emeğinin Karşılığını Bekliyor
Buğday Fiyatı İçin Kritik Çağrı: Çiftçi Emeğinin Karşılığını Bekliyor
İçeriği Görüntüle

Hiçbir canı mağdur etmeden, hiçbir hayvanımızın o ölüm kamplarına sürüklenmesine sebebiyet vermeden bu süreci vicdanla, akılla ve aklın, bilimin yol gösterdiği doğrultuda yönetmemiz lazım. Bu çok kolay. Ama bir günde çözeceğiz, bir haftada çözeceğiz derseniz, bir oldu bittiyle bizi sıkboğaz ederseniz işte bütün şehir ayağa kalkar, bu tür sıkıntılar yaşanır. Biz bunların olmasını istemiyoruz. Hiçbir canlı; bizim nasıl yaşama hakkımız varsa börtünün, böceğin, karıncanın, otun, çiçeğin, sokaktaki kedinin, kuşun, karıncanın, köpeğin hepsinin yaşama hakkı var.

Buna herkesin saygı duyması, bu sürecin ortak akılla planlanması, biraz zaman tanınarak doğal yaşam alanı yapılıncaya kadar bu sürecin hep birlikte ortak akılla yönetilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Evet, bu soruna çözüm bulacağız ama bu soruna çözüm bulurken de hiçbir canımızı incitmeyeceğiz. Bizim önerimiz budur. Öyle 'ben bilirim, ben derim, ben emrederim' anlayışıyla bu işler olmuyor; işte sonuçlar herkesi üzüyor. Biz kimsenin üzülmesini istemiyoruz, hiçbir canımızı kaybetmek istemiyoruz. Ortak akılla çözümü öneriyoruz, bunun yolu da bellidir. Bu süreci birlikte yönetelim diyoruz. Teşekkür ederim."

Kaynak: ORTAHİSAR BELEDİYE BÜLTENİ