Türkiye’de deneyim kazanan ve hitabeti güçlü olan imamları belli bir süre sonra Diyanet Avrupa’da ağırlıklı olarak da Almanya’da görevlendirdi. Bu isimlerden birisi de Akçaabatlı Cevat Birinci hoca idi.
Almanya’da görev yaparken, kendi camii ile sınırlı kalmadı, Almanya’nın dört bir yanındaki acıda sevinçte hemşehrilerinin yanında oldu.

2001 yılında Tayyip Erdoğan önce genel Başkan ardından da Başbakan olmasının ardından Cevat hoca Belediye Başkanı olarak davet edildi ve ilk seçimde Dörtyol Belediye Başkanlığını kazandı. 10 yıl Belediye Başkanlığı yaparken, Akçaabat’ın hangi köyünde bir cenaze varsa Cevat hoca orada oldu. Öyle ki, bazı insanlar ölmeden ‘Cevat hocam bana bir şey olursa mutlaka cenazemde duamı sen yaptır’ diyecek noktaya geldiler.
Cevat Birinci hoca çok sevildi, ne yaparsa Allah için yapan ve doğruları savunan Şehri Emindi artık. Akçaabat Belediyesinde başkan yardımcısı olarak görev yaparken, Söğütlü’de bir külliye inşaatına başladı. Avrupa’dan tam 120 bin Euro yardım topladı. Taşkın ailesi Cami ve Kuran Kursu için 2 milyon dolara yakın Külliye’ye bağış yaptılar.
ABDULKADİR BEY AÇMIŞTI
Yusuf Taşkın Kur’an Kursu ve Camisi Ulaştırma ve Alt yapı bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Faruk Özak’ın katılımlarıyla açılmıştı. Kur’an Kursu Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Birinci eksikliklerin tamamlanmasından sonra geçen basın toplantısı düzenledi.

Birinci, merkezin kuruluş sürecinden yapımında emeği geçen hayırseverlere, öğrencilerin eğitim durumundan gelecekteki hedeflere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
2018’DE ATILDI, 6 YILDA TAMAMLANDI
Kur’an Kursu’nun temelinin 2018 yılında atıldığını belirten Cevat Birinci, yapım çalışmalarının yaklaşık 6 yıl sürdüğünü ve merkezin 2 yıldır hizmet verdiğini söyledi.
“Buranın temelinden önce, proje başlayacağı zamanlarda Akçaabat Belediye Başkan Yardımcılığı görevindeydim. O dönemde Osman hocamız dernek başkanıydı. Kur’an kursu yapmak için bir yer arıyorlardı. Burası, Söğütlü Belediyesi döneminde 18 uygulaması kapsamında ibadethane alanı olarak ayrılmıştı. Yaklaşık 4 bin 300 metrekarelik bir alan. Sonuçta burası bulundu ve karar verildi.”
“BİR İNSANIN ESERİ DEĞİL”
Kur’an Kursu’nun yapımında büyük miktarda malzeme kullanıldığını ifade eden Birinci, merkezin ortaya çıkmasında çok sayıda kişinin katkısının bulunduğunu belirtti.

Birinci, “Burası bir insanın eseri değil. Baktığımız zaman burayı Allah yaptı diyorum. Bir kulun buna güç yettirmesi mümkün değil. Çünkü 900 ton demir, 900 metreküp beton kullandık” dedi.
AVRUPA’DAN VE İŞ DÜNYASINDAN DESTEK
Projenin finansmanında yurt dışında yaşayan hayırseverlerin önemli katkılar sunduğunu belirten Birinci, özellikle Almanya başta olmak üzere Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa ve İsviçre’den destek aldıklarını söyledi.
Birinci, “Almanya’da görev yaptığım cemiyetten ve öğrencilerimden ciddi manada yardımlar geldi. Sadece Almanya değil, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa ve İsviçre’den de önemli katkılar oldu teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. İş dünyasından da destek aldıklarını dile getiren Birinci, farklı şehirlerden iş insanlarının projeye katkı sunduğunu belirtti.
500 EURO MU, 5 BİN EURO MU?

Cevat Birinci Külliye’nin yapılmasında Avrupa’dan 120 bin Euro’luk yardım aldıklarını söyleyerek, “İmam olarak görev yaptığım bölgede para topluyorum. Benim orada yardımcı imamlığımı da yapmış olan bir iş adamı kardeşim ‘Cevat hocam beni 5 bin Euro yaz’ dedi. Bende ‘Herhalde 500 Euro diyorsun’ dedim. Devam etti; ‘Yok yok 5 bin Euro’ dedim hocam. Babası da orada, ona döndüm ‘Doğru mu söylüyor” diye sordum. “Doğrudur hocam” dedi. Buna rağmen çıkarken koluna girdim. “Yahu bu parayı verdin ama geçim sıkıntısı çekmeyesin” dedim. O da “Hocam işleri büyüttük iyi kazanıyoruz” deyince parayı aldım.”
TAŞKIN AİLESİNE TEŞEKKÜR
Cevat Birinci, Yusuf Taşkın’ın oğlu İbrahim Taşkın ve ailesinin de projeye önemli destek verdiğini söyledi.
Birinci, “İbrahim kardeşimize ve tüm ailesine Allah sağlık, sıhhat ve afiyetler ihsan eylesin. Bize ciddi manada yardımda bulundular. Belki o zamanki parayla 70 milyon lira civarında bir ödeme yaptılar. Bugünkü parayla çok daha fazladır” dedi. Birinci, projeye destek veren tüm hayırseverlere teşekkür ederek, hayatını kaybeden hayır sahiplerine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara ise sağlık ve afiyet diledi.
YURTTA YAKLAŞIK 70 ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR
Kur’an Kursu’nun eğitim faaliyetleri hakkında da bilgi veren Birinci, şu anda yaklaşık 70 öğrencinin yatılı olarak eğitim gördüğünü belirtti.
Öğrencilerin yurtta kaldığını, yemek ve barınma ihtiyaçlarının burada karşılandığını ifade eden Birinci, öğrencilerin gündüz İmam Hatip okuluna devam ettiğini, akşam saatlerinde ise Kur’an Kursu’nda eğitim aldığını söyledi.
4-6 YAŞ KUR’AN KURSU DA AÇILDI
Merkezde bu yıl 4-6 yaş Kur’an kursunun da hizmete başladığını belirten Birinci, ilk etapta bir sınıf açıldığını söyledi.
Birinci, “Biraz geç kaldığımız için yeteri kadar öğrenci bulamadık ama bir sınıf açtık. Önümüzdeki sene en az 2-3 sınıf daha olur diye beklentimiz var” dedi. Kur’an Kursu’na ilkokul dördüncü sınıfı tamamlayan öğrencilerin de kabul edildiğini belirten Birinci, öğrencilerin eğitimlerine burada devam ettiğini ifade etti.
“SİYASETİN DIŞINDA BİRİSİYİM”
Cevat Birinci, geçmişte yürüttüğü belediye ve siyasi görevlerin ardından yaklaşık 8 yıldır siyasetin dışında olduğunu da dile getirdi.
Siyasi görevleri döneminde parti ayrımı yapmadan hizmet etmeye önem verdiğini belirten Birinci, “Siyasette görev yaparken de siyaseti ön plana çıkartmış değilim. Hangi partili olursa olsun partiyi ön plana tutmadık. Allah için hizmet yaptık” diye konuştu.
“GÖREVE GELDİK Mİ HERKESİN BELEDİYE BAŞKANIYIZ”
Belediye başkanlığı döneminde kendisine oy verip vermediğine bakmaksızın herkese hizmet etmeyi görev kabul ettiğini belirten Birinci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Belediye başkanı seçildikten sonra ayrım yapma şansınız yok. Kim kapıyı açarsa ona hizmet etmek görevinizdir. Göreve geldik mi geldik. O zaman oradaki nüfusun tamamının belediye başkanıyım. Herkese hizmet etmek mecburiyetindeyim ve zorundayım. Biz bunu böyle kabullenip böyle gidiyoruz. Sokağa çıktığınız zaman vatandaş hangi partiden olursa olsun ‘Hocam’ deyip saygı duyuyor. Biz bunu böyle yaptık.”




