Amerika Kıtası’na ilk gelenler İspanyol ve Portekizlilerdi. Gelenlerin çoğu para ve soygun hırsındaki hapishane mahkumlarından seçilmişlerdi. Amerika Kıtası’nda özgürce yaşayan Kızılderililer, bu göçmenleri sevgi, saygı ve şefkatle karşıladılar.
SEVGİYE KARŞI ÖLÜM!

Buna rağmen göçmenler, hemen istilaya başlayıp, halkın mallarına ve topraklarına zor ve şiddet kullanarak, katliamlar yaparak el koydular. Kadm-erkek, çoluk- çocuk demeden Kızılderilileri katlettiler. Böylece Amerika Kıtası’nda, tüm tarih boyunca insanlığın yaşadığı en büyük soykırımı, vahşeti ve zulmü yaptılar. Yerli halkı köleleştirdiler. Göçmenler yağma, istila ve sömürü düzeninde bugünkü Amerika’nın temellerini attılar. Bu gelenekteki soysuz İspanyol, Portekiz ve İngilizler bugünkü Amerikalıların atalarıdır. Amerikalılar, atalarının tarihteki geleneklerini günümüzde de devam ettirmektedir.
KÖLELERİN YÜZDE 50’Sİ GEMİLERDE ÖLDÜ

Afrika Kıtası’ndan milyonlarca yerliyi, insanlık dışı muamelelerle köle olarak Amerika Kıtası’na taşıdılar. Geri dönüşü olmayan bu yolculukta, esir Afrikalılar güvertenin altında karanlık bir ortamda, birbirlerine zincirlenmiş olarak taşmıyorlardı. Köle taşıyan gemilere “ölü taşıyan gemiler” adı verilmişti. Esirlerin ancak % 50’si bu yolculuğu tamamlayabiliyordu. Bunun amacı kölelerin şeker kamışı, tütün pamuk ziraatı, maden ocakları gibi iş gücünde kullanılmalarıydı. Afrika’dan kaçırılan köle ticareti 400 yıl kadar devam etti.
400 SAYFA
Her şeye sahip olmak, güç kullanmak Amerika Devletleri’nin felsefesidir. Bu felsefelerini milenyum çağında bile “Amerikan Baharları” olarak dünyanın her yerinde uygulamaya devam etmektedirler. Bu kitapta Amerka ve İngilizlerin sömürü ve köle düzeninin tüm yarıntılarını bulabileceksiniz.






