Olay, Artvin Hopa Kadın Sığınma Evi’nde 16 Nisan’da meydana gelmişti. 2 yaşındaki kızı Derya D. ile birlikte Hopa Kadın Sığınma Evinde kalan Ö.D., kursta olduğu sırada kalbi duran kızının hastaneye kaldırıldığı haberini almıştı. Hopa Devlet Hastanesinde yapılan kalp masajıyla hayata döndürülen Derya bebek, ambulans helikopterle önce Trabzon’a, buradan da Samsun’da bir özel bir hastaneye sevk edilmişti. Yoğun bakıma alınan bebeğin beyninin, uzun süre oksijensiz kaldığı için hasar gördüğü belirlenmişti. 40 gün bu hastanede tedavi gören Derya bebek daha sonra Trabzon’a, bir dönem koruyucu ailesi olan Derya Topal’ın evine getirilmişti. 

Ailenin sürekli kendini suçladığını söyleyen Bektaş, "Ben bir şey yapmadım ve mağdurum. Defalarca kez bunu dile getirdim. Aile ile sürekli irtibata geçtim. Aile anlamıyor. Sürekli suçlayacak insanlar arıyorlar. Doktor raporlarında hiçbir şekilde darp cebir izine rastlanmadı. Olay olduğu gün 15 dakika sonra polis geldi ve inceleme yaptılar. Derya’ya dair hiçbir şeye rastlamadılar. Salonda inceleme yaptılar. Ben karakolda ifademi verdim. Hiç kimseden kaçmıyorum. Aile sürekli beni suçluyor. Suçsuzum ve mağduriyetimi dile getiriyorum. Ben hiçbir şey yapmadım. Yalancı şahitler buluyorlar. Yalancı şahitler ‘odada gördük’ diyorlar. ‘Biz gördük evet darp etmiş, yastıkla boğmuş’ diyorlar. Yalancı şahitler kim? Konuşsun. Orada benden ve çocuklarımdan başka kimse yoktu. Zaten kamera kayıtları da var. Kamera kayıtları mahkemede var. Savcıda var. Hepsi incelemeye alındı. Bir anneye katil damgası vuruyorlar. Sürekli aleyhimde kötü kötü şeyler konuşuyorlar. Bundan çok rahatsızım bunun hakkında suç duyurusunda bulunacağım hem anneye hem Derya Topal’a" diye konuştu.
 
Muhabir: TE Bilisim