Bu ülkenin eğitim ordusuna binlerce öğretmen yetiştirmiş. Yetiştirdikleri ülke eğitiminin her kademesinde. Prof. Dr. İlker Kösterelioğlu, Kuzey Makedonya’ya, eğitim müşaviri olarak gitmiş. İşte eğitim müşaviri Balkanlarda böyle olmalı dedirtmiş. Kendi şahsi aracıyla köy köy dolaşmış. Sorunları yerinde tespit etmiş, sorunlara https://dergipark.org.tr/tr/pub/jietp/issue/94179/1600685makalesinde çözüm önerileri sunmuş.
Kuzey Makedonya Balkanların prototipi. Makale Balkanlardaki Türk’e önem veren, Türk Dünyası derdi olan her Bakana, siyasetçiye, bürokrata ders niteliğinde.
Sayın Hocamın sadece Balkanlar'da yaptığı çalışmaları yazsam bir kitap oluşur. Peki ne olmuş, İlker Hoca’ma Balkanlardaki Türk’ü dert edindiği için, geçmişte görev yapmış Eski Milli Eğitim Bakanımız tarafından görevden alınmış, Türkiye’ye istemeye istemeye çalışmaları yarım kaldığı halde dönmek zorunda kalmış. İlker Hocam sadece bir örnek. İlker Hocam gibi birçok işini fedakarca yapan bu ülkeye faydalı olmak dışında hiçbir amacı, şahsi menfaat beklentisi olmayan kendini yetiştirmiş değerimiz daha aktif, yetkili ve etkili olması gerekirken bir şekilde şevkleri kırılmış, pasif konuma getirilmiş. Maalesef devlet olarak bu değerlerimizden yararlanamıyoruz.
Liyakat değil başka kriterler etkili oluyor. Türk Dünyasında, başarıyı ödüllendiren başarısızlığı gören başarısız olan kim olursa olsun gereğini yapan bir anlayış inşaa etmek zorundayız. Üretebilen, fikirlerini icraata geçirecek kadroları hem Balkanlarda hem Türk Dünyasında hem de ülkemizde oluşturabilmek ve o kadrolardan yararlanabilmek onlara fırsatlar sunabilmek çok büyük bir kazanç olur. İşinin ehli olanların önünü açmak Türkiye’nin ufkunu açmaktır. Selam olsun Türk’ün olduğu her yere, selam olsun Türk’ün derdiyle dertlenen herkese.





