Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş, Trabzonlu hemşerimizdir. Ve başarıya doymayan, başarılarını kitaplara sığmayan rektör olarak tarih sayfalarında yerini aldı. Prof. Dr. Erkan İbiş ile arada bir görüş memleket meselelerini tartışırız. Üstün niteliklerini daha öncesinde yazdığım için detaya girmeyeceğim.
2012 yılında, yeni rektör seçildiğinde “hayırlı olsun” ziyaretine gittiğimde şunları söylemişti: “Ben 25 yıldan beri bu üniversitede, hekim ve yönetici olarak görev yaptım. Amacım, rektör olarak, benden önceki rektörlerden devraldığım hizmet bayrağını, daha ileri seviyeye götürmektir. Seçimlerde bana oy verenlerle vermeyenlere eşit mesafede duracağım. Bu bir yarıştı, bitti, hepsi benim çalışma arkadaşlarımdır” demişti.
Aynen de öyle yaptı. Herkesi kucakladı, eğitime ve projelere ağırlık verdi. Kimseyi dışlamadı, ötekileştirmedi. Üniversiteye değer kattı, başarılarından söz ettirdi. Başarılarına başarı kattı. İkinci rektör seçimlerinde de rakipsiz aday oldu.
İlk rektörlük seçimlerinde yanı ilk dört yılda yaptıklarını ”Hedeflerimize adım adım-2012-2016” kitaplaştırdı. Açıkça ifade ediyorum ki, rektör İbiş’in başarıları, projeleri, kitaplara sığmayacak kadar fazladır. İkinci rektörlüğünü de makamında kutladık. Kendilerini kutluyorum.
Rektör İbiş” Ankara Üniversitesi olarak hep ileri gitme arzusuyla, geçtiğimiz dönemlerden devraldığımız güçlü mirası geleceğe taşımak için pek çok çalışma gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Ankara Üniversitesi, cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olması nedeniyle öncü olması gereken bir yükseköğretim kurumudur. Bu köklü ailenin tüm üyeleri sorunları hızla çözerek, başarılı ve mutlu geleceğe yürümelidir.
Ankara Üniversitesi,70 yıllık tarihi boyunca, her zaman çok seslilikten, nefret, şiddet hakaret karşıtı, düşünce ve ifade özgürlüğünden yana bir üniversite olmuştur.
Rektör İbiş’in şahsımıza gösterdiği özel ilgi ve misafirperverliğinden fevkalade onur duyduğumuzu belirtmek isteriz. Rektör İbiş, gerek rektör yardımcısı, gerekse rektör olarak görevinin yerine getirilmesindeki dirayet ve ciddiyeti, ulusumuza ve ülkemize hizmet etmekteki samimi gayret ve muvaffakiyeti her türlü takdirin üzerinde, çok saygın bir rektör ciddiyetinin ve mesuliyetinin örneğini oluşturuyor.
Gazi Üniversitesi.
Gazi Üniversitesi,1926 yılında kurulan en eski ve köklü üniversitelerimizdendir.
Kendisine bağlı olarak eğitim-öğretimini sürdüren 18 fakültesi, 3 yüksekokulu, 1 Türk Müziği Devlet Konservatuarı, 5 meslek yüksekokulu, 55 araştırma merkezi ve 7 enstitüsü ile Gazi Üniversitesi, adını aldığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yaraşır bir yüksek öğretim kurumu olma iddiasını devam ettirmektedir.
Üniversitede, Eğitim, Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Sağlık Bilimleri, Fen, Mühendislik, Mimarlık, Teknoloji, İktisadi ve İdari Bilimler, İletişim, Edebiyat, Hukuk, Güzel Sanatlar, Sanat ve Tasarım, Turizm, Spor Bilimleri, Bankacılık ve Sigortacılık, Tapu Kadastro gibi çok çeşitli alanlarda eğitim verilmektedir. Yurdun dört bir yanından üniversiteyi kazanarak gelen 78438 öğrencisinin yanında Gazi Üniversitesi; Türk Cumhuriyetleri, Kafkaslar, Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Amerika ve Uzak Doğu ülkelerinden gelen 2098 yabancı uyruklu öğrencisi ile ülkemizin yurt dışından en çok öğrenci kabul eden üniversitesidir.
Türkiye’nin kalkınmasında, gelişmesinde; genç nesillerin akademik ve teknolojik birikiminde önemli rol üstlenen Gazi Üniversitesi eğitimdeki başarısını hem ulusal hem uluslararası alanda kanıtlamıştır. Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 500 içinde yer alan Gazi Üniversitesi, öğrencilerine, öğretim elemanlarına, idari personeline ve mezunlarına kazandırdığı “Gazili Olmak Ayrıcalıktır” ilkesini, kalitesinden ve çizgisinden ödün vermeden sürdürmeye devam edecektir.
Rektör ve hedefleri
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İbrahim Uslan’i rektör yardımcılığı döneminden tanırım. Çok samimiyetimiz yoktur. Saray’da ve YÖK’te ortak dostlarımız vardır. Rektörlük seçimlerinde oyumuzun olmamasına rağmen, hemşeri olmamız münasebetiyle, rektör adayı Prof.Dr. Murat Mollamahmutoğlu’nu desteklemiştik. Nede olsak apartmandan komşum.
Rektör Uslan,bütün görevlerindeki, bilgi, tecrübe ve cesareti ile ülkemize, üniversite camiasına, önemli katkılarda bulunuyor.. Görev üstlendiği Üniversite, eğitim ve öğretim camiası arasında fevkalade seçkin ve saygın mevkiler işgal etmektedir. Cumhuriyet’in en eski köklü üniversite’nin başında olmanın sorumluğu içinde hareket ediyor. Böylesine önemli bir Üniversitemizin başında görev yapmak hem zordur, hem onurdur. Her dönemin dalkavuklarından uzak durmalıdır.Etrafını sarmak arzusunda olanların olduğunu duyduk.
Rektör Uslan, başarısına başarı katacak, başlattığı projelerini bitirecek. Ekip çalışmalarına devam edecek. Çağdaş bilim ve teknolojideki gelişmelere katkıda bulunmak, bu gelişmeleri takip ederek ülkenin yükseköğreniminde, toplumsal yaşamına, yönetimine, kalkınma ve gelişme dinamiklerine ayak uydurarak, uluslar arası platformlarda en saygın kurumlara eriştirmek amaçları arasındadır.
G.Ü İletişim Fakültesi
G.Ü İletişim Fakültesi, benim gönlümdeki yeri özel ve ayrıdır.2010-2016 tarihleri arasında 6 yıl,12 dönem, bu fakültede; gazeteci kimliğim ile hocalık yaptım. Bundan da gurur duydum. Elimden geldiği kadarıyla öğrencilerime yardımcı oldum. Anadolu Ajansı Görüntü Hizmetleri ARG Genel müdürü, Başbakan ve bakan basın danışmanı ve sürekli basın kartı sahibi gazeteci olarak
Övünmek gibi olmasın, seçmeli ders olmasına rağmen en çok tercih edilen hoca oldum. Okuldaki bütün değerli hocalarım yardımlarını de unutmam İlk derse başladığımda, o dönemin Fakülte sekreteri Naci Sarıaslan dostuma çok şey borçluyum.(Şu anda Gazi Hukuk Fakültesi Sekreteri olarak görev yapıyor.)Rektör beyden ricamız, fakülte sekreterliği, Fakülte Genel Sekreteri olarak değiştirmesidir. Fakülte sekreterleri, normal sekreterler gibi anlaşılıyor da.
Üç dekan döneminde bu onuru yaşadım. Bize bu imkânı veren dekanlarımızdan Prof.Dr. Naci Bostancı, Prof.Dr. Nurettin Güz ve Prof.Dr. Zakir Avşar’a teşekkür ediyorum.
Uzman gazetecilik alanlardaki seçmeli dersleri verdik. Yüzlerce öğrencimize başta mutfağıöğrettik, 30 yıllık bilgi, deneyim ve tecrübelerimizi aktardık, geleceğe ve hayata dahil bilgilerle donattık. Dışarıdan gelen diğer genel müdür arkadaşlarımızla, öğrencilerimize hem işe girmelerinde, hem de kendilerini yetiştirmeleri için çalışma ortamını aradık.
***
Bu dönem dersimiz olmadı. Yeni dekan Prof.Dr. Ersin Özaslan öyle uygun gördü. Takdirini saygıyla karşıladık. Ben ve benim gibi olanlar rektör ve dekanlarımızın ricaları ile ders vermeye gidiyorduk. Gazi İletişim, bizim ilk göz ağrımızdır. Yeri özeldir. Dersimiz olsa da olmasa, okul bizimdir. İhtiyaç duyulduğunda, her zaman yanlarındayız. Önümüzdeki Güz döneminde, başka iki üniversitede dersimiz olacak. Deneyimlerimizi oradaki öğrencilerimize aktaracağız.
Yeni Dekan Ersin hoca, şaibesi bulunmayan, içi-dışı bir, üstün yeteneklere sahip, mütevazı bir yaşam tarzı olan, yakından tanıdığımız birisidir. Ersin hocaya başarılar diliyoruz.
Geçenlerde okula uğradım. Oğlunu kaybeden, yakın dostum. Prof.Dr. Zülfikar Damlapınar’a, gecikmiş başsağlığını dileyecektim, yerinde bulamadım. Allah kimseye evlat acısını vermesin. Hocama başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Küçük yavrumuz Selim’inde mekânı cennet olsun. Dayanılması zor bir acı.
İletişim Fakültesi’nde çok değerli hocalarımızı tanıdım. Prof.Dr. Özlen Özgen, Prof.Dr. Nurettin Güz, sevgili eşi Prof.Dr. Hanife Güz, Prof.Dr. Sezai Türk, Prof.Dr Murat Çebi, Prof.Dr Gürcan Seçkin, Doç.Dr. Murat Hazal, Dr. Muharrem Çetin. Muharrem hoca, üstün niteliklere sahip çok değerli bir kişidir. Prof’luğu geldi. Umarım gecikmez. Herkesi saymamız mümkün değildir. Kısacası çok değerli Öğretim üyeleri, asistanları, okutmanları ve 1500’ün üstünde seçkin öğrencileri bulunan önemli fakültedir.
***
Prof.Dr. Ayhan Biber’i en sona bıraktım. Çünkü farklı özellikleri vardır. Artvinli hemşerimdir. Halkla İlişkiler bölümünde Türkiye’nin en önemli isimdir. Konferans verdiği Türkiye deki müftüleri bile yoldan çıkardı, pardon kendisine hayran bıraktı. Çok bilgili ve neşelidir. Yaşlanmamak ve pozitif olmak için en azında haftada bir güzel fıkralarını dinlemek lazım.
Dört yıl süreyle Kastamonu Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi dekanı olarak başarılara imza attı, renk kattı. Bu başarılar, marifet iltifatı gördü ve onu rektör yardımcılığı görevine terfi ettirildi. Aynı üniversitede rektör yardımcılığı gibi önemli bir göreve getirildi. Başarılar diliyoruz. Merak ettiğim şey, bu makamlar kravatı takma zorunluluğu olan makamlardır. Ayhan hoca kravatı herhalde koltuğun kenarına bağlamıştır.Her Üniversiteye bir Ayhan hoca lazım.
Çok Okunanlar
Muçi çıkmazı büyüyor: Beşiktaş indirime yanaşmıyor
7 milyon Euro’luk hayal kırıklığı Tekke Kararında Net, Katkı Bekleniyor
Yeşil Sahalara Döndü, Mesajı Verdi! Genç Yıldız Tekke’yi Zor Karar Eşiğine Getirdi
Muçi Gerçeği Ortaya Çıktı! Trabzonspor 500 Bin Euro’ya Alabileceği Yıldızı Yıllar Sonra Pahalıya İzledi
Dev Maçta Galibiyet Yetmedi: Uğurcan Çakır Tartışmaları Büyüyor
Kaptanlıktan Cimbom’a: Uğurcan Sözleriyle Trabzonspor Camiasını Ayağa Kaldırdı