Bayburt tarihinin en büyük şehir efsanelerinden biri olan ve yıllardır dilden dile dolaşan "Bayburt Kalesi'nin anahtarı Rusya'da" iddiası, resmi makamlar tarafından mercek altına alındı. Bayburt Kent Konseyi’nin, St. Petersburg’daki bir müzede sergilendiği öne sürülen bu tarihi sembolün iadesi için başlattığı hukuki ve bürokratik süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Kent hafızasında derin bir yer edinen bu konunun açıklığa kavuşması için yapılan araştırmalar, hem yerel düzeyde hem de Ankara nezdinde titizlikle yürütüldü. Ancak gelen ilk yanıtlar, gizemli anahtarın izini sürenleri bir hayli şaşırttı.

Bakanlık ve Müze Müdürlüğünden "Belge Yok" Açıklaması

Bayburt Kent Konseyi’nin başvurusu üzerine harekete geçen Bayburt Müze Müdürlüğü, kurum arşivlerini adeta altüst etti. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, kale anahtarına dair geçmişe dönük hiçbir somut veri veya kayıtlı envanter bilgisine rastlanmadı. Konu, yerel boyutu aşınca değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne taşındı.

Genel Müdürlükten gelen cevap yazısında, konunun hassasiyetle takip edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Açık kaynak taramaları, akademik araştırmalar ve ulusal-uluslararası arşivler üzerinde yapılan ön çalışma sonucunda, Bayburt Kalesi anahtarına ilişkin herhangi bir somut bilgi ya da belgeye ulaşılamamıştır."

Trabzon İçin Tarihi Dönüşüm Başlıyor: 2053 Hedefi Şehri Baştan Yazacak
Trabzon İçin Tarihi Dönüşüm Başlıyor: 2053 Hedefi Şehri Baştan Yazacak
İçeriği Görüntüle

St. Petersburg İddiaları ve Akademik Araştırmalar

Yıllardır basına yansıyan ve sosyal medyada sıkça paylaşılan iddialar, anahtarın 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında veya sonraki işgal dönemlerinde Rusya’ya götürüldüğü yönündeydi. Bayburt Kent Konseyi, bu iddiaların peşini bırakmayarak anahtarın St. Petersburg'daki Ermitaj Müzesi veya askeri müzelerde olabileceği ihtimalini gündeme getirmişti. Ancak yapılan son araştırmalar, bu tezi destekleyecek resmi bir dokümanın henüz literatürde yer almadığını gösteriyor.

Resmi kurumlar, kapıyı tamamen kapatmış değil. Genel Müdürlüğün yazışmalarında vurguladığı en önemli nokta ise delil gerekliliği:

"Söz konusu eserin aidiyetini kanıtlayan, delil niteliği taşıyan bir belge veya bilgiye ulaşılması halinde, eserin Türkiye'ye kazandırılması için gerekli diplomatik girişimlerin başlatılması mümkün olacaktır."

Kent Konseyi’nden Teşekkür ve Kamuoyu Bilgilendirmesi

Bayburt Kent Konseyi, yürüttükleri bu takip sürecinin şeffaf kalması adına tüm resmi yazışmaları kamuoyuyla paylaştı. Konsey yetkilileri, şehre ait kültürel mirasın korunması ve iadesi noktasında gösterilen çaba için ilgili kurumlara teşekkür etti. Kent Konseyi, somut bir kanıt bulunana kadar konunun takipçisi olacaklarını ve bu bilmecenin çözülmesi için tarihçilere büyük görev düştüğünü hatırlattı.

Şu an için hukuki süreç, "somut delil yetersizliği" nedeniyle bekleme aşamasına geçmiş durumda. Ancak Bayburtlular, ecdatlarından kalan bu tarihi anahtarın bir gün mutlaka ait olduğu topraklara döneceğine dair umutlarını koruyor.

Kaynak: İHA