Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Beşikdüzü İlçe Yönetim Kurulu Üyesi ve eğitim uzmanı Selma Keleş, Beşikdüzü’nde evsel ve endüstriyel atık suların oluşturduğu arıtma çamurunun değerlendirilmesine yönelik bir yazı kaleme aldı. İlçenin sahili, Organize Sanayi Bölgesi ve fındık bahçelerinin birbirine bağlı bir ekosistemin parçaları olduğunu belirten Keleş, artan nüfus ve sanayi faaliyetleriyle birlikte arıtma tesislerinin yükünün de arttığını savundu. Keleş, çözüm olarak Gaziantep’te merhum mucit Mennan Aksoy tarafından geliştirildiğini belirttiği “Termal Kurutma ve Yakma” modelinin Beşikdüzü’nde değerlendirilmesini önerdi.

Selma Keleş Beşikdüzü’nün çevre sorunlarına dikkat çekti

Selma Keleş, Beşikdüzü’nün kalkınması ve geleceği açısından çevre sorunlarının öncelikli olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sahil, Organize Sanayi Bölgesi ve tarımsal üretimin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Keleş, özellikle ilçedeki fındık bahçeleri ile Karadeniz ekosisteminin korunmasının önemine dikkat çekti.

Keleş, ilçenin gelişmesi ve sanayi faaliyetlerinin artmasıyla evsel ve endüstriyel atık su miktarının da yükseldiğini belirterek bunun arıtma tesisleri üzerinde ilave yük oluşturduğunu söyledi.

Arıtma sonrasında ortaya çıkan yüksek nemli çamurun bertaraf edilmesinin ise Doğu Karadeniz’in iklim şartları nedeniyle özel çözümler gerektirdiğini ifade etti.

Beşikdüzü için “Mennan Usta Modeli” önerildi

Keleş’in yazısında öne çıkan başlıklardan biri, “Mennan Usta Modeli” olarak ifade ettiği sistem oldu.

Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi bünyesinde merhum Mennan Aksoy tarafından geliştirildiğini belirttiği termal kurutma ve yakma teknolojisinin Beşikdüzü için örnek alınabileceğini savunan Keleş, sistemin arıtma çamurunun değerlendirilmesine yönelik yerli bir seçenek olduğunu dile getirdi.

Keleş’e göre söz konusu yöntemde yüksek nem oranına sahip arıtma çamurunun önce termal ünitelerde kurutulması, ardından yüksek sıcaklıklarda yakılması öngörülüyor.

Keleş, bu yöntemle ortaya çıkan atık hacminin önemli ölçüde azaltılabileceğini ileri sürdü.

“Karadeniz’in iklim şartlarında kapalı sistem gerekli”

Selma Keleş, Doğu Karadeniz’in yüksek nem ve yağış oranlarının arıtma çamurlarının açık alanda kurutulmasını zorlaştırdığını belirtti.

Bu nedenle kapalı ve kontrollü sistemlerin kullanılmasının daha uygun olacağını savunan Keleş, önerdiği modelde çamurun neminin termal yöntemlerle düşürüldüğünü ifade etti.

Keleş, daha sonra gerçekleştirilen yüksek sıcaklıklı yakma işlemiyle çamurun hacminin yüzde 90’ın üzerinde azaltılabildiğini, koku ve biyolojik risklerin de ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Söz konusu değerlendirmeler Keleş’in yazısında yer alan teknik öneriler olarak aktarıldı.

Arıtma çamurundan enerji üretimi önerisi

Keleş, modelin enerji üretimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yakma sürecinde ortaya çıkan termal enerjinin yeniden kurutma işlemlerinde veya elektrik üretiminde kullanılabileceğini savunan Keleş, böylece atık bertaraf sisteminin kendi enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayabilecek bir yapıya dönüştürülebileceğini belirtti.

Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi ile kentsel arıtma hatlarının birlikte değerlendirilmesini öneren Keleş, sanayi, çevre ve enerji başlıklarının ortak bir proje altında ele alınabileceğini söyledi.

Ortaya çıkan külün tarımda kullanılması gündeme getirildi

Keleş’in önerisindeki bir diğer başlık ise yakma işlemi sonrasında ortaya çıkan külün değerlendirilmesi oldu.

Selma Keleş, gerekli ağır metal analizleri ve denetimler yapıldıktan sonra bu külün tarımsal amaçlarla kullanılabileceğini savundu.

Külün kalsiyum, potasyum ve magnezyum açısından değerlendirilebileceğini belirten Keleş, Doğu Karadeniz’in asidik topraklarında toprak düzenleyici olarak kullanımının araştırılabileceğini ifade etti.

Keleş, özellikle fındık bahçelerinde yapılacak uygulamaların toprağın pH değerine ve üreticinin gübre ile kireç maliyetlerine katkı sağlayabileceğini ileri sürdü.

Bu kullanımın uygulanabilirliğinin ise gerekli analiz ve denetim süreçleriyle belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Beşikdüzü OSB ile tarım arasında bağlantı kurulmasını istedi

Selma Keleş, Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi ile ilçenin tarımsal yapısının çevre politikaları üzerinden birlikte ele alınmasını önerdi.

Arıtma çamurunun yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir atık olarak görülmemesi gerektiğini savunan Keleş, enerji veya farklı alanlarda değerlendirilebilecek bir kaynak olarak ele alınmasını istedi.

Böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda deniz çevresinin korunmasına ve sanayi kaynaklı çevresel yükün azaltılmasına katkı sağlanabileceğini ileri sürdü.

Keleş, ilçede uygulanacak çevre politikalarının üretim, tarım ve doğal yaşam arasındaki dengeyi gözetmesi gerektiğini belirtti.

BTP’nin yerel yönetim anlayışını anlattı

Keleş, yazısında Bağımsız Türkiye Partisi’nin yerel yönetim yaklaşımına ilişkin görüşlerine de yer verdi.

Ak Partili Hisoğlu'ndan 3 Kasım Mesajı: Trabzon'a Dikkat Çekti!
Ak Partili Hisoğlu'ndan 3 Kasım Mesajı: Trabzon'a Dikkat Çekti!
İçeriği Görüntüle

Atığın doğrudan çöp olarak değil, yeniden değerlendirilebilecek bir kaynak olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Keleş, teknoloji ve yerli üretim odaklı projelerin önceliklendirilmesi gerektiğini savundu.

Mennan Aksoy’un geliştirdiğini belirttiği sistemi bu anlayışa örnek gösteren Keleş, dışa bağımlı ve yüksek maliyetli yöntemler yerine yerli teknolojilerin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Keleş’ten Beşikdüzü için çevre ve yaşam çağrısı

Selma Keleş, yazısının son bölümünde Beşikdüzü’nün çevresinin korunması ve yaşam kalitesinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Arıtma çamurunun modern yöntemlerle değerlendirilmesi, kıyı ekosisteminin korunması ve sanayi gelişirken doğal çevrenin zarar görmemesinin öncelikli hedefler olması gerektiğini savundu.

Keleş ayrıca balıkçılık, fındık üretimi, kıyı ekosistemi ve sanayinin aynı çevresel planlama içerisinde düşünülmesi gerektiğini belirtti.

Beşikdüzü’nde uygulanabilecek yeni çevre ve enerji projelerinin bilimsel, teknik ve ekonomik açıdan değerlendirilerek hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Keleş, ilçenin geleceğinin üretimle doğanın birlikte korunabildiği bir yapıyla şekillenmesini istedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ