Türkiye genelinde artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon, hanehalkını nakit kullanımından ziyade kredi kartlarına mahkûm etmeye devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından yayımlanan son veriler, vatandaşın borç yükünün kritik eşiği geçtiğini kanıtladı. 2026 yılının henüz ilk iki ayında bireysel borç stoku 366 milyar liralık devasa bir artış göstererek 6 trilyon lira sınırına dayandı. Nakit paraya erişimin zorlaştığı bu dönemde, kredi kartları bir nevi "yaşam destek ünitesi" görevi görerek enflasyonun üzerinde bir büyüme hızı sergiledi.

Kredi Kartı Harcamalarında Taksitli Dönem Revaçta

BDDK’nın haftalık verilerine göre, bireysel kredi kartı borçları sadece iki aylık süreçte %7,97 oranında artış göstererek 2,2 trilyon lira barajını aştı. Bu yükseliş, aynı dönemde açıklanan %7,95’lik resmi enflasyon rakamlarının üzerinde kalarak reel bir büyümeye işaret ediyor. Harcama kalemleri detaylı incelendiğinde ise en çarpıcı yükselişin %10,57 ile "taksitli bireysel kart borçlarında" yaşandığı görülüyor. Vatandaşlar, yüksek meblağlı ihtiyaçlarını tek seferde ödemek yerine taksit seçeneklerine yüklenerek borçlarını geleceğe ötelemeyi tercih ediyor. Bu durum, hanehalkının bugünkü tüketimini yarının geliriyle finanse etmeye çalıştığını açıkça ortaya koyuyor.

Bitcoin Fiyatı Neden Düşüyor? Bitcoin'de Kritik Hafta!
Bitcoin Fiyatı Neden Düşüyor? Bitcoin'de Kritik Hafta!
İçeriği Görüntüle

Konut ve Taşıt Kredilerinde Reel Daralma

Kredi kartı tarafında yaşanan bu agresif büyümenin aksine, geleneksel tüketici kredilerinde farklı bir tablo hâkim. İhtiyaç, konut ve taşıt kredilerini kapsayan hacim, enflasyondan arındırıldığında reel bazda gerileme kaydetti. Özellikle taşıt kredileri, hem nominal hem de reel anlamda sert bir düşüşle 47,6 milyar liraya kadar geriledi. Yüksek faiz oranları ve bankaların kredi verme iştahının azalması, otomobil ve ev sahibi olma hayallerini kredi yoluyla gerçekleştirmeyi neredeyse imkansız hale getirdi. Ticari krediler cephesinde de benzer bir durum söz konusu; şirketlerin borçlanma hacmi nominal olarak artsa da, yüksek enflasyon karşısında %2,42 oranında daralarak reel sektörün finansman sıkıntısını gözler önüne serdi.

Merkez Bankası 12 Mart Toplantısına Kilitlendi

Ekonomi çevreleri, şimdi tüm dikkatini 12 Mart Perşembe günü gerçekleştirilecek olan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevirmiş durumda. Yılın başında %37 seviyesine çekilen politika faizinde yeni bir indirim beklentisi olsa da, şubat ayı enflasyon verileri ve küresel ölçekte patlak veren ABD-İran gerilimi dengeleri tamamen değiştirdi. Artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını tetiklemesi ve küresel belirsizlikler, faiz indirimi beklentilerini "sabit tutma" yönünde revize edilmesine neden oldu. Bankaların, olası risklere karşı kredi faizlerinde aşağı yönlü bir hareket yerine yukarı yönlü düzeltmeler yapabileceği de piyasalarda konuşulan senaryolar arasında yer alıyor.

Kaynak: Dünya