Birleşmiş Milletler (BM), küresel ekonomiyle birlikte Türkiye’nin de yakın dönemdeki ekonomik görünümünü masaya yatırdı. Kurumun yayımladığı "Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler 2026" raporunda, Türkiye ekonomisinin büyüme eğilimini koruyacağı ancak enflasyonun yüksek seyretmeye devam edeceği vurgulandı.
Rapora göre, iç talep ve hizmet sektörünün itici gücüyle Türkiye ekonomisinin 2026 ve 2027 yıllarında pozitif bir büyüme performansı sergilemesi bekleniyor. Ancak aynı dönemde enflasyonda yaşanacak gerileme, tek haneye düşmek için yeterli olmayacak.
Büyüme artacak ama sanayide zayıflama var
BM, Türkiye’nin 2025’te %3,7 oranında büyüdüğünü ve bu performansın gelecek iki yılda daha da güçleneceğini öngörüyor.
Büyüme tahminleri şu şekilde:
-
2026: %3,9
-
2027: %4,1
Bu büyümenin başlıca kaynağı ise iç tüketim ve hizmetler sektörü. Özellikle turizm, ulaşım ve ticaret faaliyetleri ekonominin lokomotif sektörleri olarak öne çıkıyor. Buna karşın kamu harcamalarının sınırlı kaldığına dikkat çekiliyor.
Öte yandan sanayi üretiminde toparlanma sinyalleri zayıflıyor. BM raporunda Ekim ayında imalat PMI verisinin 46,5’e gerilemesi, sanayideki durgunluğun en önemli göstergesi olarak sunuluyor. Zayıf dış talep ve üretim üzerindeki baskılar, önümüzdeki dönemde sanayi büyümesini sınırlayabilir.
Enflasyon düşüyor ama tek haneye inmiyor
Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye’nin enflasyon görünümü oldu. BM, sıkı para politikaları sayesinde enflasyonun düşüş trendinde olduğunu kabul ederken, bu düşüşün yeterli olmayacağını vurguladı.
Beklentiler şu şekilde:
-
2026 sonu: %22,4
-
2027 sonu: %19,8
Yani önümüzdeki iki yılda enflasyon oranı %20’nin üzerinde kalmaya devam edecek. BM uzmanlarına göre, tek haneli enflasyon hedefi orta vadede ulaşılması zor bir eşik olarak duruyor.
Bu noktada para politikalarının kararlılıkla uygulanmasının ve mali disiplinin korunmasının kritik olduğu ifade ediliyor.
Yatırımlar artıyor, tüketici güveni toparlanıyor
Ekonomide dikkat çeken bir diğer gelişme ise yatırım harcamalarında yaşanan canlanma. Özellikle inşaat ve makine-teçhizat yatırımları, büyümeyi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Tüketici tarafında da nispeten pozitif sinyaller mevcut. BM raporu, 2023’ün ikinci çeyreğinden bu yana tüketici güveninde gözle görülür bir artış yaşandığını belirtiyor. Bu durum, sıkılaşma adımlarına rağmen iç talebin hâlâ güçlü kaldığını gösteriyor.
Zorluklar devam edecek, yapısal reformlara ihtiyaç var
Genel görünüm itibarıyla BM, Türkiye ekonomisinin kısa vadede büyümeye devam edeceğini ancak yapısal risklerin sürdüğünü ifade ediyor. Sanayi üretimindeki yavaşlama, yüksek enflasyon ve dış talepteki kırılganlıklar, ekonominin önündeki temel zorluklar olarak sıralanıyor.




