Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002'de evinin önünde öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında MİT operasyonuyla Ukrayna'da tutuklanan eski özel kuvvetçi Gökhan Nuri Bozkır'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Bozkır itirafçı oldu ve suikasta ilişkin ayrıntıları açıkladı. Bozkır, o dönemde üst düzey rütbeli bir ismin kendisini çağırarak örtülü bir görev verdiğini ve Hablemitoğlu'nu hedef olarak bildirdiğini ve kendisinden Portakal Çiçeği Sokak'ta keşif yapmasını istediğini söyledi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Nuri Gökhan Bozkır'ı Ukrayna'da yakalayarak Ankara'ya getirmişti.
"RAPOR YAZDIM"
Hablemitoğlu'nun evinin önünde bulunduğu bölgede hurdacı kılığında keşif çalışması yaptığını anlatan Gökhan Bozkır, "Daha sonra Portakal Çiçeği Sokağı'na gittim. Gündüz vaktiydi. Yavaşça çıkıp çevreyi rahat kontrol edebilmek için Mesnevi Sokak'tan Portakal Çiçeği Sokağı'na doğru yokuş yukarı çıktım. Tespitleri not alıp rapor haline getirdim. Raporu da emri veren kişiye teslim ettim” dedi. İsmin hazırladığı raporu koordinasyon için temasa geçmesini söylediği diğer isme götürmesi emrini verdiğini anlatan Bozkır, raporu daha sonra bu kişiye teslim ettiğini söyledi. Bozkır, suikastı kendisinin gerçekleştirmediğini ancak tetikçiyi olay yerine götürdüğünü belirterek, "Evin yakınındaki boş arazide indirdim. 'Beni bu sokaktan (Portakal Çiçeği) alırsın' dedi. Sokağa çıkan ara sokaklardan birinde beklemeye başladım. 5-10 dakika sonra silah sesi duydum. Sokağa girerek tetikçiyi aldım ve evine bıraktım" ifadesini kullandı.
"OLAYIN ORTAYA ÇIKMASI İÇİN ÇABALADIM, PİŞMANIM"
Bozkır, daha sonra telefonu imha ettiğini belirterek, olayda kullanılan silahın Mogan Gölü'ne atıldığına ilişkin daha önce çizdiği kroki için de “İnandırıcı olması için çizdim. Ancak bu kroki gerçek değildi” diye konuştu. Bozkır, “Silahın nerde olduğunu bilmiyorum. Bu olay yanlıştı. Bildiklerimi anlattım. Olayın ortaya çıkması için çabaladım. Pişmanım” dedi.
FETÖ CİNAYETLERİNİ KALEME ALIYOR
FETÖ cinayetlerini konu alan araştırma yazıları ile dikkatleri üzerine çeken gazetemiz yazarı aynı zamanda Küresel Gazeteciler Konseyi(KGK) Denetleme Kurulu Başkanı Ahmet Külekçi Hablemitoğlu cinayeti zanlısı Gökhan Nuri Bozkır’ın yakalanacağını ve daha sonrası itirafçı olacağını yazmıştı. Süreç Külekçi’nin yazdığı gibi gerçekleşti.2007 yılından beri örgütle ilgili yazılar kaleme alan Külekçi Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili de çok önemli bilgi ve haberleri gazetemiz aracılığı ile kamuoyu ile paylaşmıştı. Ahmet Külekçi’ye ister sağdan ister soldan geçmiş dönemde işlenen bütün cinayetlerin tek tek aydınlatılması ile birlikte FETÖ nün nasıl tehlikeli bir örgüt olduğu da bir kez daha ortaya çıkmış olacak. Polis Akademisi öğretim üyelerince hazırlanan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye'de işlediği suçların anlatıldığı raporda, örgütün, Necip Hablemitoğlu, Haydar Meriç ve Hrant Dink gibi isimleri öldürerek sansasyon yaratmayı amaçladığı ifade edilmişti. Bu rapor doğrultusunda hem Hrant Dinki cinayetinde hem de Hablemitoğlu cinayetinde çok önemli gelişmeler yaşanmış olayla ilgili hem yurt içi hem yurt dışında bir çok insan yakalanmıştı.
CİNAYETE KURBAN GİTTİ
"Başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever olan Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlamıştı.2000 yılında yazılan kitap tarih sayfalarına FETÖ’yü ilk kez bütün ayrıntılarıyla deşifre eden kitap olarak geçti. Hablemitoğlu, araştırmalarında daha o dönemde FETÖ'nün en tepede "kainat imamı" olarak Fethullah Gülen ve onun altında "kıta imamları" ve "örgüt imamları" olmak üzere terör örgütü şemasını ortaya koydu ancak davanın o dönemki savcısı, FETÖ tarafından tezgahlanan kaset skandalıyla davadan alındığı için Hablemitoğlu'nun araştırmaları dava içeriğine giremedi. Bunun üzerine Hablemitoğlu, araştırmalarını kamuoyuna açıklamak amacıyla "Köstebek" isimli kitap yazmaya başladı. Hablemitoğlu, kitabında FETÖ'nün esasında bir hizmet ve eğitim hareketi olmadığını, stratejik devlet kurumlarına sızarak devlet örgütlenmesine paralel yapı kurmayı amaçlayan terör örgütü olduğunu yazmayı planladı ancak Hablemitoğlu, kitap basılamadan FETÖ cinayetine kurban gitti.






