Türkiye'de son yıllarda sıkça dile getirilen "toplum dinden uzaklaşıyor" ya da "deizm ve ateizm dalgası büyüyor" iddiaları, bilimsel verilerle mercek altına alındı. Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması (TGSS), ezber bozan sonuçları kamuoyuyla paylaştı. Mayıs ve Haziran 2024 tarihlerini kapsayan bu kapsamlı çalışma, Türk halkının manevi dünyasında sanılanın aksine bir "inanç çözülmesi" olmadığını, ancak dini kurumlara karşı ciddi bir mesafe ve sorgulama sürecinin başladığını kanıtlar nitelikte veriler sundu.
İnanç Sapa Sağlam: Deizm İddiaları İstatistikte Takıldı
Araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri, toplumun %94 gibi ezici bir çoğunluğunun Allah’ın varlığına ve birliğine inanıyor olmasıdır. Ateizm ve agnostisizm gibi eğilimlerin toplam oranı ise %4 seviyesinde kalarak marjinal bir düzeyde seyretti. "Dindarım" diyenlerin oranı %67’yi bulurken, eğitim seviyesi yükseldikçe dindarlık algısının daha bireysel ve mesafeli bir hal aldığı gözlemlendi. Şehirleşme ve modern hayatın getirdiği değişimlere rağmen, Türkiye’nin temel inanç kodlarının korunuyor olması, "toplu dinden çıkış" söylemlerinin saha verileriyle desteklenmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Din ve Siyaset Ayrımına Toplumdan Kırmızı Kart
Toplumun büyük bir bölümü inançlı olsa da, dinin siyasi mecralarda kullanılmasına karşı tavrı oldukça sert. Katılımcıların %82’si "din ve siyaset ayrı tutulmalıdır" diyerek laiklik ilkesine olan güçlü desteğini ifade etti. Daha da çarpıcı olanı, halkın %78’inin dini liderlerin veya cemaat önderlerinin seçimlerde siyasi yönlendirme yapmasına şiddetle karşı çıkmasıdır. Bu durum, bireylerin inancını özel hayatında yaşama isteğini ve dini otorite figürlerinin politikaya müdahalesinden duyulan rahatsızlığı simgeliyor. Laikliğin dini yaşamak için engel değil, aksine bir güvence olduğu fikri toplumun %84’ü tarafından paylaşılıyor.
Diyanet ve Tarikatlarda Güven Krizi Kapıda
Bireysel inanç yüksek olsa da, bu inancı temsil eden kurumlara karşı duyulan güven adeta dip yapmış durumda. Araştırmaya göre Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenmeyenlerin oranı %58’e ulaşırken, dini cemaat ve tarikatlara duyulan güvensizlik %70 ile rekor kırdı. Cami imamlarına karşı duyulan "güvensizlik" hissinin %40 bandında olması, dini temsiliyetin kurumsal bazda büyük bir yara aldığını gösteriyor. Toplum, inancını yaşarken artık aracı kurumlara ve cemaat yapılanmalarına şüpheyle bakıyor; dinin manipüle edilmediği, daha şeffaf ve samimi bir manevi iklim arzuluyor.
İnanç ve Sosyal Pratikler Tablosu
| Kategori | İnanç/Pratik Oranı |
| Allah İnancı | %94 |
| Ateizm/Agnostisizm | %4 |
| Beş Vakit Namaz (Düzenli) | %40 |
| Cuma Namazı (Düzenli - Erkekler) | %76 |
| Başörtüsü Kullanımı (Kadınlar) | %54 |
| Nazara İnanma | %69 |
| Fala İnanma |




