Eğitim Sen’den Yusuf Tekin’in 3 Yılına Sert Eleştiri
Eğitim Sen Şube Başkanı Muhammet İkinci, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevdeki 3 yılına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tekin döneminde eğitim sisteminin kamusal, bilimsel ve laik niteliğinin zayıflatıldığını savunan İkinci, müfredattan öğretmen atamalarına, MESEM uygulamalarından okul bütçelerine kadar birçok başlıkta ağır eleştiriler yöneltti. Eğitim politikalarının katılımcı ve demokratik süreçler işletilmeden hayata geçirildiğini belirten İkinci, okulların siyasi ve ideolojik hedefler doğrultusunda yeniden şekillendirildiğini ileri sürdü.
Eğitim Sen’den “Kamusal Eğitim Zayıflatıldı” Tepkisi
Muhammet İkinci, AK Parti iktidarı döneminde Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan 9. isim olan Yusuf Tekin’in, 4 Haziran 2023’ten bu yana eğitim sisteminde ciddi dönüşümlere imza attığını söyledi. Ancak İkinci’ye göre bu dönüşüm, eğitim sistemini güçlendirmekten çok kamusal eğitimin tasfiye edilmesi sonucunu doğurdu.
Eğitim Sen Şube Başkanı, Tekin’in görev süresinde eğitim emekçilerinin, öğrencilerin, velilerin, sendikaların ve bilim insanlarının görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Eğitim politikalarının tepeden inmeci yöntemlerle yürürlüğe konulduğunu belirten İkinci, bu yaklaşımın okullarda eşitsizlikleri derinleştirdiğini ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Eleştirildi
İkinci’nin açıklamasında en çok öne çıkan başlıklardan biri Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli oldu. Yeni müfredatın eğitim sendikaları, akademisyenler, veliler ve eğitim emekçilerinin görüşü alınmadan hayata geçirildiğini belirten İkinci, pilot uygulama yapılmadan başlatılan modelin ciddi sorunlar taşıdığını söyledi.
Eğitim Sen’e göre müfredatta bilimsel düşünce, eleştirel akıl ve rasyonel yaklaşım zayıflatıldı. İkinci, “sadeleşme” adı altında eğitimin içeriğinin boşaltıldığını ileri sürerek, modelin öğrencileri özgür bireyler olarak değil, belirli kalıplara göre şekillendirilecek nesneler olarak gördüğünü savundu.
Tarikat ve Cemaat Protokolleri Gündeme Taşındı
Muhammet İkinci, Bakan Tekin’in tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunduğunu belirterek bu durumu laik eğitim açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdi. Bakanlığın vakıf ve derneklerle imzaladığı protokol sayısının 672 olduğunun açıklandığını hatırlatan İkinci, protokol yapılan kurumların tamamının kamuoyuyla paylaşılmadığını söyledi.
İkinci’ye göre okullar, çocukların bilimsel bilgiyle buluştuğu kamusal alanlar olmaktan çıkarılmak isteniyor. Eğitim Sen Şube Başkanı, vakıf, dernek ve cemaat protokolleri üzerinden okulların ideolojik kuşatma alanına dönüştürüldüğünü iddia etti.
MESEM ve Öğretmenlik Politikalarına Sert Sözler
Eğitim Sen Şube Başkanı, Mesleki Eğitim Merkezleri üzerinden çocukların ağır ve tehlikeli iş kollarında ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını savundu. Bakanlığın bu modeli “eğitim-üretim ilişkisi” olarak sunduğunu belirten İkinci, uygulamanın arkasında çocuk emeği sömürüsü ve yetersiz denetim gerçeği bulunduğunu ifade etti.
Öğretmenlik politikalarına da tepki gösteren İkinci, mülakat sisteminin liyakati zedelediğini, Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenlerin hiyerarşik basamaklara ayrıldığını ve çalışma barışının bozulduğunu söyledi. Ataması yapılmayan öğretmenlerin güvencesizliğe itildiğini belirten İkinci, mevcut öğretmenlerin de ekonomik sorunlar, mobbing ve sendikal ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Okullardaki Sorunlar Görmezden Geliniyor
Açıklamada okul bütçeleri, temizlik personeli eksikliği, hijyen sorunları ve altyapı yetersizlikleri de gündeme getirildi. İkinci, Bakanlığın hazırladığı tanıtım videolarında modern sınıflar ve huzurlu okul ortamları gösterildiğini ancak sahadaki gerçekliğin farklı olduğunu savundu.
Devlet okullarında kalabalık sınıflar, ikili eğitim, beslenme sorunu ve temizlik eksikliklerinin sürdüğünü belirten İkinci, buna karşılık özel okul sayısında artış yaşandığını söyledi. Eğitim hakkının kamusal bir hak olmaktan çıkarılarak piyasa koşullarına terk edildiğini ileri sürdü.
Eğitim Sen Şube Başkanı Muhammet İkinci, açıklamasının sonunda kamusal, parasız, demokratik, bilimsel ve laik eğitim mücadelesini sürdüreceklerini belirtti. İkinci, Eğitim Sen’in örgütlü olduğu tüm okullarda ve işyerlerinde bilimin, laikliğin ve demokratik eğitimin savunucusu olmaya devam edeceğini ifade etti.





