Türkiye’deki milyonlarca araç sahibini ve sürücüyü yakından ilgilendiren kritik bir hukuk davası, Yargıtay’ın verdiği emsal karar ile sonuçlandı. Denizli’de 2023 yılında meydana gelen ve ilk bakışta "ehliyetsiz sürücü haksızdır" önyargısıyla yaklaşılabilen olay, Türk hukuk sisteminde mülkiyet hakkının idari ihlallerden üstün tutulduğu bir standart belirledi. Ehliyeti olmadığı halde kazada hiçbir kusuru bulunmayan bir vatandaşın açtığı tazminat davası, yerel mahkemenin reddine rağmen Yargıtay tarafından haklı bulundu. Bu karar, trafik kazalarındaki maddi zararların karşılanmasında "sürücü belgesi" şartının mutlak bir engel olmadığını tescilledi.

Ehliyetsizlik Sürüş Kusuru Sayılmıyor

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, dosya üzerindeki incelemesini tamamlayarak "ehliyetsizlik" kavramına hukuki bir netlik kazandırdı. Yüksek Mahkeme’ye göre, bir kişinin sürücü belgesinin bulunmaması kendi başına bir "sürüş kusuru" olarak değerlendirilemez. Kazanın meydana gelmesi ile oluşan maddi zarar arasındaki illiyet bağının incelenmesi gerektiğini belirten Yargıtay, belgesiz araç kullanmanın sadece idari bir kabahat olduğunu vurguladı. Yani, direksiyon başındaki kişinin ehliyetinin olmaması, karşı tarafın kusurlu hareketleriyle araca verdiği zararı tazmin etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Bu durum, mülkiyet hakkının korunması ilkesinin bir gereği olarak kayıtlara geçti.

19 Mayıs ilçesinde kestane üretimini artırmak için çalışma yürütülüyor
19 Mayıs ilçesinde kestane üretimini artırmak için çalışma yürütülüyor
İçeriği Görüntüle

İdari Ceza Başka Tazminat Hakkı Başka

Kararın en dikkat çekici noktalarından biri, idari yaptırımlar ile hukuki sorumluluklar arasındaki ayrımın net bir şekilde yapılması oldu. Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin "ehliyetsiz trafiğe çıkmak zaten suçtur" gerekçesiyle verdiği ret kararı, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu. Mahkeme, ehliyetsiz sürücüye devletin gerekli idari para cezasını kesebileceğini ancak bu durumun üçüncü kişilerin verdiği zararı ödememesi için bir kalkan olamayacağını belirtti. Eğer bilirkişi raporları ehliyetsiz sürücünün kazada kusursuz olduğunu söylüyorsa, aracında oluşan hasar ve araçtan mahrum kaldığı süre için talep ettiği bedeller yasal olarak ödenmek zorundadır.

Araç Mahrumiyet Bedeli ve Mülkiyet Hakkı

Dava konusu olayda davacı sürücü, kaza sonrası aracının tamir sürecinde kullanamaması nedeniyle kiraladığı araç için "araç mahrumiyet bedeli" talep etmişti. Yargıtay, bu talebin doğrudan mülkiyet hakkından doğan bir alacak olduğunu teyit etti. Kararda, sürücü belgesi eksikliğinin mülkiyet hakkından doğan maddi tazminat taleplerini yok sayamayacağı belirtildi. Bu gelişme, özellikle kaza anında haksızlığa uğrayan ancak ehliyeti yetersiz olduğu için hakkını aramaktan çekinen vatandaşlar için yeni bir hukuki yol açmış oldu. Karar, "kanun yararına temyiz" yoluyla bozulduğu için artık benzer tüm davalarda güçlü bir dayanak noktası oluşturacak.

Kaynak: NTV