Türkiye’de yaklaşık 45 yıldır uygulanan engelli emekliliği sisteminin 15 Ocak 2025’te yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ile değiştirilmesi, binlerce engelli vatandaşın geleceğe ilişkin planlarını altüst etti.

Emekliliğine günler, haftalar veya aylar kalanlar yeni kriterlerle karşı karşıya kalırken, Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), daha önce emekli olan bazı vatandaşların aylıklarının da kesildiğini açıkladı. EMED Başkanı Nazlı Tetik, “Biz ayrıcalık istemiyoruz. Yıllarca çalışarak, prim ödeyerek elde ettiğimiz hakkımızı istiyoruz” dedi.

“YILLARCA ÇALIŞTIK, PRİM ÖDEDİK; TAM EMEKLİ OLACAKKEN KURALLAR DEĞİŞTİ”

Engelli vatandaşların emeklilik sisteminde yaşadığı tartışma büyüyor. Yıllarca çalışan, primlerini ödeyen ve yürürlükteki mevzuata güvenerek emeklilik tarihini bekleyen çok sayıda engelli vatandaş, 7538 sayılı Kanun sonrasında değişen değerlendirme sistemi nedeniyle emeklilik hakkına ulaşmakta güçlük yaşadığını belirtiyor. EMED Başkanı Nazlı Tetik, düzenlemenin yalnızca bir mevzuat değişikliği olarak görülemeyeceğini, insanların yıllardır oluşturduğu hayat planlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Tetik şu ifadeleri kullandı: “Biz engelliyiz. Sağlık sorunlarımızla mücadele ederken yıllarca çalıştık, ürettik ve prim ödedik. Emeklilik için bizden istenen şartları yerine getirdik ve gün saymaya başladık. Ancak tam hakkımıza ulaşacağımız sırada kriterler değiştirildi. İnsanların yıllardır yaptığı planlar bir gecede altüst oldu.”

ENGELLİ RAPORU VAR AMA EMEKLİLİK İÇİN AYNI ANLAMI TAŞIMIYOR

EMED’in en fazla tepki gösterdiği konulardan biri de engelli sağlık kurulu raporlarının yeni sistemdeki konumu. Dernek, önceki sistemde yetkili hastanelerden alınan engelli sağlık kurulu raporlarının emeklilik sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu, yeni düzenleme sonrasında ise SGK tarafından çalışma gücü kaybına ilişkin farklı kriterlerin esas alınmasının çok sayıda ret kararına yol açtığını belirtiyor. Vatandaşların tepkisi ise tek bir soruda düğümleniyor: “Hastalığımız ve engelimiz değişmediğine göre emeklilik hakkımız neden değişti?” Nazlı Tetik, engelli vatandaşların yıllardır geçerli olan sağlık raporlarına ve mevcut mevzuata güvenerek geleceklerini planladığını belirterek şöyle konuştu: “ İnsanların sağlık sorunları ortadan kalkmadı. Dün engelli olan vatandaş bugün de engelli. Ancak değerlendirme sistemi değiştiği için aynı vatandaş şimdi emeklilik hakkına ulaşamıyor. Asıl mağduriyet burada ortaya çıkıyor.” EMEKLİLİĞİNE GÜNLER KALANLARIN BİLE PLANI DEĞİŞTİ EMED’e göre düzenlemenin en ağır sonuçlarından biri, uzun yıllardır çalışan ve emekliliğine çok kısa süre kalan vatandaşlar açısından ortaya çıktı. Sigortalılık süresini ve prim gününü tamamlayan veya tamamlamasına yalnızca birkaç ay, birkaç hafta, hatta birkaç gün kalan vatandaşların yeni sisteme tabi olması ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Bir vatandaş yıllarca prim ödedi.Emeklilik tarihini hesapladı. Hayatını buna göre planladı. Belki işten ayrılmayı, borcunu kapatmayı veya sağlık sorunları nedeniyle çalışma hayatından çekilmeyi düşündü. Ancak kurallar değişti. EMED, bu nedenle özellikle eski sigortalılar ve emeklilik şartlarını büyük ölçüde tamamlamış vatandaşlar için koruyucu ve adil geçiş hükümlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

“SUİSTİMAL VARSA SUİSTİMAL EDEN BULUNSUN, ENGELLİLER CEZALANDIRILMASIN”

Düzenlemeye ilişkin tartışmalarda ekonomik gerekçeler ve engelli sağlık raporlarının kötüye kullanıldığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. EMED ise varsa usulsüzlüklerin denetim yoluyla tespit edilmesi gerektiğini, gerçek sağlık sorunları bulunan vatandaşların hakka erişiminin zorlaştırılmasının çözüm olmadığını savunuyor. Nazlı Tetik bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir sistemde suistimal varsa devlet bunu tespit eder, denetler ve gerekli işlemi yapar. Fakat bazı kötüye kullanım iddiaları gerekçe gösterilerek gerçek engelli vatandaşların emeklilik hakkına ulaşmasının zorlaştırılması kabul edilemez. Suistimal edenle gerçekten engelli olan vatandaş birbirinden ayrılmalıdır.”

DAHA ÖNCE EMEKLİ OLANLAR DA ENDİŞELİ: “MAAŞIMIZ KESİLİR Mİ?”

Tartışma yalnızca yeni emeklilik başvurusu yapacak vatandaşlarla sınırlı değil. EMED, kendilerine ulaşan bazı başvurularda daha önce engelli emekliliği kapsamında aylık bağlanan vatandaşların aylıklarının kesildiğini ve buna bağlı olarak sağlık güvencesi konusunda da sorunlarla karşılaşıldığını belirtiyor. Dernek, yıllardır emekli aylığıyla hayatını sürdüren bir engelli vatandaşın gelirinin kesilmesinin yalnızca ekonomik bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Çünkü emekli aylığı birçok vatandaş için kira, gıda, ilaç, tedavi ve diğer temel ihtiyaçların karşılandığı ana gelir kaynağı. EMED’in değerlendirmesi şöyle: “ İnsanlar emekli oldu, hayatlarını buna göre kurdu. Bir vatandaşın yıllardır aldığı aylığın kesilmesi yalnızca maaş kaybı değildir; o insanın ve ailesinin bütün hayat düzeninin sarsılması anlamına gelir.”

KANSER, KALP, EPİLEPSİ, GÖRME VE İŞİTME KAYBI… “BU İNSANLARIN GERÇEKLERİNİ GÖRÜN”

EMED, yeni sistem tartışılırken engelli vatandaşların çalışma hayatında karşılaştığı gerçek koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kanser tedavisi görenler… Kalp yetmezliği ve ciddi kalp hastalıklarıyla yaşayanlar… Epilepsi hastaları… Görme veya işitme kaybı bulunanlar… Uzuv kaybıyla hayatını sürdürenler… Ve çok sayıda kronik hastalıkla mücadele ederek çalışmaya devam eden vatandaşlar…Derneğe göre mesele yalnızca prim günü veya bir sağlık kurulu tablosundan ibaret değil; insanların gerçek çalışma gücü ve yaşam koşulları da dikkate alınmalı. Tetik: “Biz çalışmadık demiyoruz. Tam tersine, yıllarca çalıştık. Ürettik, prim ödedik ve ülkemize katkıda bulunduk. Engelli olduğumuz için ayrıcalık istemiyoruz. Kaybettiğimiz çalışma gücünün ve yaşadığımız gerçek zorlukların görülmesini istiyoruz.”

GÖZLER ANAYASA MAHKEMESİ’NDE

7538 sayılı Kanun’a ilişkin hukuki süreç de yakından takip ediliyor. EMED, Kanun'un iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi önüne taşınan E.2025/78 sayılı dosyanın engelli vatandaşların geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Dernek, karar beklenirken her geçen gün yeni vatandaşların emeklilik başvuruları, ret kararları ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya kaldığını savunuyor. Nazlı Tetik: “Bu yalnızca dosya numarasından ibaret bir dava değil. O dosyanın arkasında emekliliğine gün sayan, sağlık sorunlarıyla çalışan ve geleceğini göremeyen insanlar var. Her geçen gün başka bir engelli vatandaşın hayatı etkileniyor.”

TÜRKİYE’DE SONUÇ ALAMAYAN EMED KONUYU BM’YE TAŞIDI

EMED, Türkiye’de yürüttüğü girişimlerden beklenen sonucu alamadığını belirterek engelli emekliliği konusunda yaşanan hak kaybı iddialarını uluslararası platformlara taşıdı. Dernek, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi ve ilgili özel raportörlüklere resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı. Başvuruda iki temel talep öne çıktı: Birincisi: Emeklilik hakkı iptal edilen veya Ekim 2008 öncesi sigortalı olduğu halde yeni düzenleme nedeniyle hak kaybına uğradığını belirten engelli vatandaşların durumlarının yeniden ele alınması ve haklarının korunması. İkincisi: Ekim 2008 sonrasında sigortalı olan engelli vatandaşlar için uluslararası insan hakları standartlarını gözeten, öngörülebilir ve adil bir emeklilik sisteminin oluşturulması. EMED ayrıca hazırladığı raporları, saha çalışmalarını ve BM’ye gönderilen başvuru dosyasını kamuoyuyla paylaşmaya hazır olduğunu bildirdi.

Samsun’da 4 Yaşındaki Çocuğa İstismar İddiası: 75 Yaşındaki Şüpheli Tutuklandı
Samsun’da 4 Yaşındaki Çocuğa İstismar İddiası: 75 Yaşındaki Şüpheli Tutuklandı
İçeriği Görüntüle

EMED’DEN DEVLETE ÇAĞRI: “AYRICALIK DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ”

Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği, çözüm için yetkililere çağrıda bulundu. Derneğin talebi; engelli vatandaşların yıllarca güvendikleri mevzuatın, ödedikleri primlerin, sigortalılık sürelerinin ve sağlık durumlarının dikkate alınması, hak kaybı yaşayanlar için adil bir düzenleme yapılması ve özellikle eski sigortalılar açısından koruyucu geçiş hükümlerinin oluşturulması. EMED Başkanı Nazlı Tetik’in mesajı ise net: “Biz engelliyiz. Ama çalıştık, ürettik ve prim ödedik. Devletten ayrıcalık istemiyoruz. Yıllarca kurallarına uyduğumuz sistemde emeğimizin karşılığını ve geleceğimizin güvence altına alınmasını istiyoruz.”
BİZ ENGELLİYİZ. AYRICALIK İSTEMİYORUZ. HAKKIMIZI, EMEĞİMİZİ VE GELECEĞİMİZİ İSTİYORUZ

Kaynak: HABER MERKEZİ