Emeklilik ve sosyal güvenlik sistemine ilişkin yeni reform başlıkları yeniden gündeme geldi. Gazeteci Faruk Erdem'in bir televizyon programında aktardığı değerlendirmelerde ev kadınlarına prim desteği, annelere çocuk sayısına göre yaş indirimi, SSK ile Bağ-Kur prim günlerinin eşitlenmesi ve EYT kapsamı dışında kalanlar için kademeli emeklilik formülü öne çıktı. Ancak açıklanan başlıklar yürürlüğe girmiş bir kanun veya kesinleşmiş resmî takvim niteliği taşımıyor. Düzenlemelerin kapsamı, şartları ve uygulanma zamanı için yetkili kurumların hazırlayacağı metinlerin ve Meclis sürecinin kamuoyu tarafından yakından ve dikkatle izlenmesi gerekiyor.
EV KADINLARINA PRİM DESTEĞİ
Aktarılan plana göre isteğe bağlı sigortayla emekli olmak isteyen ev kadınlarının primlerinin bir bölümünün devlet tarafından karşılanması değerlendiriliyor. Çocuk sahibi annelerin emeklilik yaşında çocuk sayısına bağlı kademeli indirim uygulanması da aileyi desteklemeye yönelik başlıklar arasında gösteriliyor. Çalışan anneler için uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve işyerine devam edenlere bakıcı desteği verilmesi de dile getirilen seçenekler arasında bulunuyor.
SSK VE BAĞ-KUR EŞİTLİĞİ
Uzun süredir gündemde olan bir başka başlık, Bağ-Kur'luların prim gün şartının SSK'lılarla aynı seviyeye çekilmesi. Bu adımla farklı sigortalılık statüleri arasındaki emeklilik koşullarının daha dengeli hale getirilmesi hedefleniyor. Haberde çalışmaların sürdüğü belirtilirken nihai prim günü, yararlanacak gruplar ve yürürlük tarihi konusunda kesinleşmiş bir düzenleme paylaşılmadı.
KADEMELİ EMEKLİLİK ÖNERİSİ
EYT düzenlemesinden sonra 9 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olanların yaşadığı süre farkına dikkat çekildi. Erdem'in önerisinde emeklilik yaşının işe giriş yılına göre kademeli belirlenmesi, 7 bin veya 7 bin 200 prim gününün tamamlanması ve kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıllık sigortalılık süresinin aranması yer alıyor. Bu formülün de resmî olarak kabul edilmiş bir model değil, kamuoyunda tartışılan bir öneri olduğu unutulmamalı.
SİSTEMİN SADELEŞTİRİLMESİ ÇAĞRISI
Türkiye'deki çalışan-emekli oranının yaklaşık 1,8 seviyesinde bulunduğunu belirten Erdem, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için çalışan sayısının artırılması gerektiğini ifade etti. 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası için uygulanan farklı aylık bağlama oranlarının hesaplamayı karmaşıklaştırdığına işaret ederek mevzuatın tek bir standarda kavuşturulması gerektiğini söyledi.




