TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, sendikanın düzenlediği eğitim seminerinde çalışma hayatı, sendikal örgütlenme, vergi politikaları ve toplu iş sözleşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çalışanların artan yaşam maliyetleri ve vergi yükü nedeniyle zorlandığını belirten Alemdar, gelir vergisinin önemli bölümünün ücretliler tarafından ödendiğini savundu. İşçilerin yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle gelir kaybına uğradığını ifade eden Alemdar, vergi sisteminde daha adil bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.
“Gelir vergisinin yüzde 65’ini çalışanlar ödüyor”
Eyüp Alemdar, çalışanların hem gelirleri hem de tüketimleri üzerinden yüksek vergi ödediğini belirterek mevcut vergi sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Alemdar, “Ülkemizdeki gelir vergisinin yüzde 65’ini çalışanlar ödüyor. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı. Ocak ayında aldığımız ücreti, aralık ayında da almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
İşçilerin yıl içerisinde artan vergi kesintileri nedeniyle net gelirlerinin azalmasına dikkat çeken Alemdar, ücretlilerin daha düşük vergi yüküyle karşılaşması gerektiğini savundu.
Kuyumcu, avukat ve müteahhit örneği verdi
Vergi sistemine ilişkin eleştirilerini sürdüren Alemdar, farklı meslek gruplarını örnek gösterdi.
Alemdar, “İşçiler, oransal olarak kuyumcudan, avukattan, müteahhitten daha fazla vergi vermemeli” dedi.
Vergide adalet ilkesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Alemdar, daha düşük gelir elde edenlerden daha az, yüksek gelir grubundakilerden ise daha fazla vergi alınması gerektiğini ifade etti.
Sendikal örgütlenme oranlarına dikkat çekti
Türkiye’de sendikal örgütlenmenin önünde çeşitli engeller bulunduğunu savunan Alemdar, sendikalaşma oranlarının düşük seviyelerde kaldığını söyledi.
Alemdar, genel sendikal örgütlenme oranının yüzde 15’in üzerine çıkamadığını, özel sektörde ise bu oranın yüzde 6 seviyesini aşamadığını ifade etti.
Bu oranların özellikle Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında düşük kaldığını belirten Alemdar, yüz binlerce çalışanın sosyal haklardan yoksun, güvencesiz ve esnek çalışma koşullarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
“Sendika demek insan onuruna yaraşır çalışma koşulları demek”
Eyüp Alemdar, sendikaların yalnızca bina ve tabelalardan ibaret olmadığını belirterek örgütlü çalışma hayatının çalışanların haklarının korunmasındaki önemine dikkat çekti.
Alemdar, “Sendika demek, sosyal sigorta demektir. Sendika demek, çalışma hayatında kural ve prensiplerin olması demektir. Sendika demek, insan onuruna yaraşır çalışma koşulları, iş ve gelecek güvencesi demektir” diye konuştu.
Sendikal örgütlenmenin kayıt dışılığın ve güvencesiz çalışmanın azaltılmasında etkili olacağını savunan Alemdar, adaletli vergi düzeninin de sendikal mücadelenin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Dyson ve Benetton’da toplu sözleşme görüşmeleri sürüyor
Koop-İş Sendikası’nın 125 bini aşkın üyeye sahip olduğunu belirten Alemdar, sendikanın mağazacılık sektöründeki örgütlenme çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Dyson ve Benetton’da ilk dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sürdüğünü ifade eden Alemdar, bu işyerlerinde çalışan üyeler için yeni haklar elde etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Alemdar, daha önce imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle çalışma süreleri, ücretler, sosyal yardımlar, ikramiyeler ve izin haklarında çeşitli kazanımlar elde edildiğini belirtti.
AVM çalışanları için haftada iki gün izin vurgusu
Alemdar, Koop-İş’in örgütlü olduğu bazı AVM mağazalarında haftalık 40 saat çalışma ve iki gün izin uygulamasının yaygınlaştırıldığını söyledi.
Toplu sözleşmeler aracılığıyla çalışanların ücretlerinde artışlar sağlandığını, sosyal yardım ve izin haklarının geliştirildiğini belirten Alemdar, her yeni sözleşmede mevcut kazanımları korumaya ve yeni haklar eklemeye çalıştıklarını ifade etti.




