Duvar halılarına adanmış bir ömür: 25 ülke, 150 hikâye
Samsun'da yaşayan ve müzik öğretmeni olarak görev yapan 55 yaşındaki Seçkin Esen, yıllar içinde sıradışı bir tutkuya hayat verdi. Bir araba ya da arsa yerine kültürel bir miras biriktirmeyi seçti. Bugün 25 farklı ülkeden topladığı 150 duvar halısı ile sadece kendi değil, dünyanın farklı kültürlerini de tek bir koleksiyonda bir araya getirmiş durumda.

Her biri bir coğrafyaya, bir tarihe ve bir yaşanmışlığa işaret eden halılar arasında Çin’den Japonya’ya, Türkmenistan’dan Almanya’ya kadar uzanan zengin bir çeşitlilik yer alıyor. Esen, koleksiyonunun artık sadece kişisel bir tutku değil, gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültürel değer olduğunu söylüyor.

Duvar halılarına yazılan hikâyeler: Sanat, kültür ve emek buluşuyor
Seçkin Esen, koleksiyonculukla yetinmeyip halıların her birine dokunan anlamlar yaratmaya da zaman ayırıyor. Bugüne kadar 150 halısından 40’ına özel hikâyeler yazarak bir proje oluşturdu. Halılar sadece birer dekoratif obje değil; anlatacak hikâyesi olan kültürel tanıklar hâline geliyor.

Geçtiğimiz yıl 120 parçalık koleksiyonunu Mersin’de sergileyen Esen, bu etkinlikle duvar halılarını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçladı. Sergi, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Esen, "Koleksiyonumuzu imkânlar dahilinde genişletmeye çalıştık," diyerek hem yurt içinden hem de yurt dışından yeni halılar toplamaya devam ettiğini belirtiyor.

Doğu’dan Batı’ya uzanan kültürel bir yolculuk
Halı koleksiyonunun başlangıç noktası Türk cumhuriyetleri olmuş. Çin, Japonya, Türkmenistan, Kırgızistan gibi ülkelerden alınan el dokuması halılar koleksiyonun temel taşlarını oluşturuyor. Daha sonra İran, Irak gibi Orta Doğu ülkeleriyle Avrupa’dan İtalya, Almanya ve İspanya gibi ülkeler koleksiyona dahil edilmiş.

Seçkin Esen, bazı halıların ipek dokuma gibi nadir tekniklerle üretildiğini ve bu yüzden çok değerli olduğunu belirtiyor. “Bizi bilenler artık farklı ülkelerden önce halının fotoğrafını gönderiyor. Uygun bulursak alıyoruz,” diyerek titiz bir seçim süreci yürüttüklerinin altını çiziyor. Bu süreç, koleksiyonun sadece miktar değil, nitelik açısından da zenginleşmesini sağlıyor.

“Tüm halılar göz bebeğim”: Kültürel mirasa kişisel bağlılık
Esen için halılar yalnızca bir koleksiyon parçası değil, adeta birer evlat. “Tüm halılar benim göz bebeğim,” diyen Esen, bu kültürel mirası yaşatmak ve korumak konusunda da oldukça kararlı. Oğlu da bu mirasa sahip çıkmak için şimdiden hazırlanıyor.

Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda lisans, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimi alan Esen, mesleği olan müzik öğretmenliğini ise “bir kazanım” olarak tanımlıyor. Ancak en büyük hobisinin halı koleksiyonunu izlemek olduğunu söylemekten de geri durmuyor.