Karacaömer Mahallesi'nde dere üzerine kurulu değirmen, modern üretim yöntemlerinin yaygınlaşmasına rağmen geleneksel taş öğütme sistemini koruyor. Dedelerinden babalarına, babalarından da kendilerine kalan değirmeni işleten kardeşler, mısır başta olmak üzere çeşitli ürünleri su gücüyle öğütüyor. 1978 yılında restore edilen yapı, altından geçen derenin oluşturduğu güçle çalışırken, burada öğütülen unun lezzeti de müşterilerin ilgisini çekiyor. Aile ise asırlardır sürdürülen bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.

Ordu'da 400 Yıllık Değirmen
Ordu'nun Altınordu ilçesine bağlı Karacaömer Mahallesi Kilocağı mevkisinde bulunan tarihi su değirmeni, yaklaşık 4 asırlık geçmişiyle dikkat çekiyor.

Dere üzerine kurulan değirmenin aynı noktada yaklaşık 400 yıldır bulunduğu tahmin ediliyor.

1978 yılında satın alınarak restore edilen değirmenin üzerine zaman içerisinde bir bina yapıldı. Yapılan düzenlemelere rağmen geleneksel çalışma sistemi korunarak üretim sürdürüldü.

Değirmenin altından geçen derenin suyu, çarkı ve taşları hareket ettirerek öğütme işlemini gerçekleştiriyor.

Günümüzde de mısır öğütülen tarihi yapı, sayıları giderek azalan geleneksel su değirmenleri arasında yer alıyor.

50 Yıldır Aynı Değirmende
Değirmeni kardeşleriyle birlikte işleten Dursun Özçelik, yapının dedelerinden babalarına, babalarından da kendilerine kaldığını anlattı.

Yaklaşık 50 yıldır değirmende bulunduğunu belirten Özçelik, aile olarak bu geleneği sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.

Özçelik, "Buranın 4 asırdır olduğunu biliyoruz. Bu su değirmeni, dededen babaya, babadan da bizlere geçti. Aile olarak şu anda burayı sürdürmeye çalışıyoruz" dedi.

Değirmenin geçmişte bugünkü binasına sahip olmadığını anlatan Özçelik, 1978 yılında satın alınmasının ardından zamanla mevcut haline getirildiğini ifade etti.

Su Değirmeninin Farkı Ne?
Ordu'daki tarihi su değirmeninde öğütülen unun lezzeti, bölgedeki vatandaşların bu geleneksel üretim yöntemini tercih etmesinde etkili oluyor.

Dursun Özçelik, su değirmenlerinin düşük devirle çalıştığını belirterek bu yöntemle elde edilen unun daha lezzetli olduğunu söyledi.

Özçelik, değirmenin atalarından kalmasının da insanlar açısından ayrı bir değer taşıdığını ifade etti.

Değirmene mısır getiren Gülbin Elibol da geleneksel yöntemle öğütülen unun tadının farklı olduğunu belirtti.

Elibol, "Su değirmeni ile öğütülen un daha lezzetli oluyor. Burası yıllara dayalı bir değirmen" diyerek tercih nedenini anlattı.

Gelecek Nesillere Çağrı
Tarihi değirmeni işleten kardeşlerden Yener Öner, yaklaşık 400 yıllık geçmişi olduğu belirtilen yapıyı yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.

Değirmende fırın unu, mısır unu, çorbalık ürünler ve yem üretimi yaptıklarını belirten Öner, geleneksel öğütme yöntemine talebin devam ettiğini anlattı.

Gelecek nesillerin de bu işi sürdürmesini istediğini ifade eden Öner, çocuklara geleneksel değirmenciliğin öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

Öner, "Talep çok güzel ama gelecek neslin bunları yürütmesini çok isterim. Çocuklarımıza, köylüler olarak bu işleri öğretmemiz şart" dedi.

Asırlık Miras Yaşatılıyor
Altınordu ilçesindeki su değirmeni, geçmişten günümüze ulaşan geleneksel üretim yöntemlerinin yaşayan örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Yener Öner, değirmenin 1978 yılında restore edildiğini belirterek tarihi yapının korunmasının önemine dikkat çekti.

Restorasyon sırasında yapının özgün bölümlerine müdahale edilmemesini arzu ettiğini ancak temizlik ve kullanım koşulları nedeniyle bazı düzenlemelerin yapıldığını söyledi.

Aile, halen çalışan tarihi değirmenin gelecek nesillere aktarılmasını ve geleneksel değirmenciliğin unutulmamasını istiyor.

Ordu'da yaklaşık dört asırlık geçmişi olduğu tahmin edilen değirmen, bugün de suyun gücüyle mısır öğütmeye devam ediyor.

Yorumlar