Bayburt’un Aydıntepe ilçesine bağlı Çatıksu köyünde bulunan tarihi su değirmeni, yıllar içinde değişen şartlar nedeniyle işlevini kaybetse de köy yaşamındaki önemini koruyor.

Çarkları 20 yıl önce durdu ama sesi hiç susmadı: Tarihi değirmende Aşık Emi’nin şiirleri yankılanıyor
Yaklaşık 50 yıl önce değirmeni satın alan ve 30 yıl boyunca çevre köylerden getirilen tahılları öğüten 78 yaşındaki halk ozanı Mustafa Durmuş, bugün aynı mekânda şiirlerini ve deyişlerini kaleme alıyor. Köy halkının “Aşık Emi” olarak tanıdığı Durmuş, çarkları artık dönmeyen değirmeni dostlarını ağırladığı, sohbet ettiği ve geçmişi yad ettiği bir kültür mekânına dönüştürdü.

30 yıl boyunca köylülerin tahılını öğüttü
Mustafa Durmuş, yaklaşık 50 yıl önce satın aldığı tarihi değirmende uzun yıllar değirmencilik yaptı. Çevredeki köylerden getirilen buğday ve diğer tahıllar burada öğütülerek una dönüştürüldü. Durmuş, bir taraftan değirmenin çarklarını döndürürken diğer taraftan çocukluk yıllarından itibaren ilgi duyduğu şiir ve deyiş çalışmalarını sürdürdü.

Yaklaşık 30 yıl boyunca faaliyet gösteren değirmen, zamanla teknolojinin gelişmesi ve elektrikli değirmenlerin yaygınlaşmasıyla eski önemini kaybetmeye başladı. Çarkları döndüren suyun azalması da değirmenin çalışmasını giderek zorlaştırdı.

Suyun azalmasıyla değirmenin çarkları durdu
Tarihi değirmen yaklaşık 20 yıl önce işlevini tamamen kaybetti. Mustafa Durmuş, yapının hâlâ kullanılabilir durumda olduğunu ancak çarkları çevirecek suyun artık yeterli olmadığını belirtti.

Durmuş, “Suyun yetersizliği nedeniyle artık tahıl öğütemiyorum” diyerek değirmenciliği bırakmasının temel nedenlerinden birini anlattı. Elektrikli değirmenlerin yaygınlaşması da geleneksel su değirmeninin kullanımını azalttı. Buna rağmen Durmuş, taş duvarları ve ahşap bölümleriyle geçmişin izlerini taşıyan değirmenle bağını koparmadı.

Değirmen şimdi şiirlerin yazıldığı mekân oldu
Değirmenciliği bıraktıktan sonra da tarihi yapıyı kullanmayı sürdüren Mustafa Durmuş, değirmenin içinde kendisine bir oda oluşturdu. Özellikle yaz aylarında günün büyük bölümünü burada geçiren Durmuş, şiirlerini ve edebi sözlerini bu ortamda kaleme alıyor.

Durmuş, “Şimdi burada defter kalem elimde edebi sözler yazmaya başladım. Aklıma gelenleri deftere geçiyorum.” sözleriyle değirmenin bugün hayatındaki yerini anlattı. Doç. Dr. Hasan Aktaş tarafından şiirleri “Karkamer Divanı” adıyla kitaplaştırılan Durmuş, 14 yaşında gördüğü bir rüyanın ardından şiir yazmaya başladığını ve o günden sonra köyde “Aşık Emi” olarak anıldığını ifade etti.

Semaver kaynıyor, Aşık Emi’nin deyişleri dinleniyor
Tarihi değirmen artık tahıl öğütmese de köy halkının buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Mustafa Durmuş burada köylüleri, dostlarını, akademisyenleri, öğrencileri ve zaman zaman devlet büyüklerini ağırlıyor.

Misafirleriyle sohbet eden, semaverde çay demleyen ve yazdığı şiirleri paylaşan Durmuş, “Buraya gelen arkadaşlarla sohbet ederiz, semaverimizi kaynatırız, çayımızı içeriz. Misafirimizi tatlı karşılar, hoşnut bir şekilde de ayrılırız.” ifadelerini kullandı. Böylece tarihi değirmen, üretim işlevini kaybetse de kültürel bir buluşma noktası olarak yaşamaya devam ediyor.

Köyün anıları bu değirmende yaşamaya devam ediyor
Çatıksu Köyü Muhtarı Numan Şahin de değirmenin köy halkı açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Çocukluk yıllarında buğdayların una dönüştürüldüğü değirmende çok sayıda anı biriktirdiklerini anlatan Şahin, Mustafa Durmuş’un halk ozanı kimliğiyle köy kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını söyledi.

Değirmenin bulunduğu doğal ortamın da ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirten Şahin, köylülerin sık sık buraya geldiğini ve Aşık Emi’nin deyişlerini dinlediğini ifade etti.

Çarkları yaklaşık 20 yıldır dönmeyen tarihi değirmen, bugün Mustafa Durmuş’un şiirleri, deyişleri ve dost sohbetleriyle yaşamaya devam ediyor. Bir dönem çevre köylerin tahılını una dönüştüren yapı, şimdi geçmişle bugün arasında kültürel bir köprü görevi görüyor.

Yorumlar