Trabzon’un Yomra İlçe Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, belediyelerin istihdam yeri olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi. TAKA Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Bıyık, parti fark etmeksizin tüm belediyelerin en büyük sıkıntısının istihdam olduğunu dile getirdi ve şunları söyledi: “

Belediyeler istihdam yeri değildir. Sadece işe personel alıp çalıştırıp, ona maaş vermek için oluşturulan bir kurum değildir. Belediyeye fazladan personel alıp sonra da o kişiye belediyede çalıştırmak için iş alanı aramayacağız. Bu hastalıktan bu şehir kurtulmadığı sürece belediyeler sadece maaş ödeyen bir kurum haline dönüşür.”

“Bir ailede çocuk mutluysa ailenin tamamı mutlu. Bu sadece çocuk parkı noktasında değil. Biz okullarda okuyan çocuklarımızın, okullardaki öğrencilerimizin taleplerine de yüzde yüz cevap veren bir belediyeyiz” dedi. 2026 yılı için de mesaj veren Başkan Bıyık, “Yeni bir yıla başladık. 2026 yılının bütün herkese güzellikler ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum” ifadesine yer verdi.

Yola Yomra ilçemizi ‘Trabzon’un en marka ilçesi, Karadeniz’in incisi yapacağız’ diye çıkmıştık. Kamuoyu ve anketlerde yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye'de birçok ilçe üzerinde yapılan araştırmalarda en yüksek oranlara ulaşmış ilçelerden birisiyiz.

Ben buradan desteğimi esirgemeyen, sürekli olarak yanımızda duran bütün Yomralı olsun olmasın Trabzon'un çok çeşitli yerlerinde sokağa çıktığımız zaman bize desteğini hissettiren bütün vatandaşlarımıza da çok teşekkür ediyorum. Bu bizim mücadelemizi ve gayretimizi daha da arttıracaktır. Artık bundan daha iyi sonuçlara ulaşmak için inşallah mücadele edeceğiz.

Yüzde 61 gibi bir rakamla çıkmışız. Plakayı da yakalamıştık. İnşallah yüzde 70'leri yakalayacak projeleri de yapacağız. Tabii başarı iltifata tabidir bu anlamda. Bu da motivasyonunuzu muhakkak yükseltiyordur. Çalışma azminizi yükseltiyordur. Bu anlamda kıymetli ve değerli.

Tabii kesinlikle. Neticede bir siyasetçi, siyaset yapan ya da belediyecilik yapan insanlar 5 yılda bir ölçümlendirmesi var. Yapmış olduğunuz işleri vatandaş doğru bulursa oy verir, başarılı olursunuz. Bulmazsa bırakırsınız. Ama 5 yıl öncesindeki ölçümlendirmeler tamamı sahada yapılan bu anket ve araştırmalara dair bir şey. Tabii bu da bizim motivasyonumuzu her yönüyle arttırıyor.

Türkiye'nin dört bir tarafında yaşayan hemşerilerimizin telefonla arayıp konudan haberdar olduğunu gördüğümüz zaman bu da bizim motivasyonumuzu daha fazla arttırıyor ve daha fazla iş yapabilme gayretimizi de hızlandırıyor.

Seçildiğimiz günde de hep belirttik. Belediye başkanı, oy isteyene arkada bir siyasi partisi vardır. Tabi mensubu bulunduğumuz bir siyasi parti vardır. Ancak seçim bittikten sonra kişi koltuğuna oturup görevine başlayınca artık siyasi parti rozetini takmaması gerektiğini konuşuruz. Yakamıza Türk Bayrağı var. Bunu herkes konuşur ama uygulamakta sıkıntı vardır.

Bunu biz de uygulamaya daha çok gayret gösteriyoruz. İlçede oy versin ya da vermesin bütün vatandaşlarımızın işini görmek için gayret gösteriyoruz. Bu araşmalarda şu daha çok çıkıyor. Mesela belediye çalışmalarını beğeniyor musunuz? diye sorulduğu zaman yüzde 70'e varan evet beğeniyoruz deyip sonra oy vermeye sıra geldi mi insanlar kendi siyasi partilerine dönebilirler normal olarak. Dolayısıyla her vatandaşın işine yoğun bir biçimde yönelmeye çalışıyoruz. Biz gerçekten bir siyaset, partizanlık yapmadan en önümüze gelen belediyecilik işini yapmak için gayret gösteriyoruz.

Muhafazakar kesimde, milliyetçi kesimde çok yakın dostlarımız vardır. Biz her platformda seçim çalışmalarında hep peşimize dolaştılar. Allah razı olsun hepsinden ben çok teşekkür ediyorum. Onlar olmasa biz bu işleri yapamazdık. 50 kişiyle 60 kişiyle seçim çalışması yaptık. Ama bunu yaparken onlar da her kesime hizmet etmemiz noktasında hep bizde eşit bir davranmamız konusunda talepler oluyor.

Bazen kendi yakın arkadaşlarımız ya işte Halil Bey var, bize oy vermez ama iyi adamdır, bunun şöyle bir işi var, halledebilir misiniz? Dedikleri zamanlar oluyor. Aman bu adam bizden değildir, oy verilmesin diye bir bakış açısına hiçbir zaman kapılmadık. Herkese eşit bir biçimde hizmet etmeye çalıştık. Herkesle birlikte herkesin hassasiyetiyle yaşadık. Bu da tabii sahada sonucunu veriyor. Ve böyle olması gerektiğini de düşünüyorum. Sadece Yomra'da, Trabzon'da, Türkiye'de her yerde böyle olması gerektiğini düşünüyorum.

Belediye Başkanı memurdur. Vatandaşın seçmiş olduğu, 5 yıl boyunca görev vermiş olduğu vatandaşın işini yapmakla görevli bir memurdur. Neticede memur yasası. Belediye Başkanı da memur olarak görünüyor neticede. Vatandaşın memuruyuz. İşini yapacağız. Bu konuya çok hassasiyet gösteriyorum. Daha fazla göstereceğiz. Hiçbir zaman bu ülkede, Trabzon'da, Yomra'da bir vatandaşın vermiş olduğu siyasi parti sebebiyle ayrımcılığa uğramış olmasını doğru bulmam. Rastladığım zaman da karşı çıkarım.

Geçmişte de söyledim. Yine de söylüyorum. Bu benim açık söylemimdir. Yomra için iki dönem görev yapacağım ve bırakacağım. TAKA Gazetesi ile yaptığım röportajlarda da bunu ifade etmiştim. Bu duruşumuzda, kararlılığımızda bir değişikliğimiz yok.

Tabii şunu demiyoruz hiçbir zaman gidip hani başka bir hayata döneceğiz demiyoruz ama ciddi anlamda birinci dönemde de şu anda da 2019 yılında seçilmiş kadar heyecanlı bir biçimde işlerimizi yapıyoruz. Bu heyecanımızı hiç kaybetmedik. Bu ikinci dönemin en sonunda artık insanlar da belli aşamada kaybetmeye başladığı dönemler oluyor. Ve işi zirvesine kadar ulaştıracak bir yol haritamız var, projelerimiz var, yatırımlarımız var. Bunları sağlayacağız.

2027 yılında Türkiye'de yapılacak olan bir genel seçim var. Bu genel seçimde Türkiye'nin yeni bir yol haritası ortaya çıkacaktır. Biz desteklemiş olduğumuz adayımızın seçimi kazanacağına inanıyoruz. O vesileyle burada bulunuyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne katıldım. Biz, kıymetli hemşerimiz, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun yanında bulunmak ve Türkiye'de yönetime talip olmak için burada olduk. 2027 yılında yapılacak olan seçimlerde ortaya çıkacak olan sonuca göre yeni bir yol haritası çizilebilir. Belediye başkanlığı yapmazsınız. Gider bir kurumda yöneticilik yaparsınız.

Başka bir kurumda başka bir görev alırsınız. İlla ki yapılacak olan şey belediye başkanlığı değildir. Ama ben belediye başkanlığını Yomra için söylüyorum. Standartların çok yükseltildiği, projeye dayalı çalışıldığı zirvede bir noktaya doğru çıkartmak istiyoruz ki bizden sonra gelecek olan belediye başkanı da çalışsın. Öyle yatma işi bitmiştir Yomra'da. Bu hedefleri bundan sonraki gelecek olan insanlarla tutturacaklar. Sahadaki çalışmalarıyla, betonuyla, asfaltıyla, parkıyla, bahçesiyle, meydanıyla proje üretilecek. Ben hep projeci bir kimlikle anılmayı hayal ettim belediyecilikte.

Şu projeyi yapmıştı, bu projeyi yapmıştı, şu işi yapmıştı diye. Yomra'da belediye binasının üstüne çıksanız 360 derece döndüğünüz zaman parmakla bizim yaptığımızın gösterilebilecek olduğu birçok projemiz vardır. Yolumuz ne olur onu bilemiyoruz. Ama önümüzde 3 yıllık bir zaman var. Herhangi bir konuyu düşünüp de Yomra'ya olan hizmetle ilgili yol haritamızda bir aksaklığa uğramak da istemiyoruz.

Yomra belediyesi tarihinin en büyük projesini temel attık. Kent meydanımızın birinci etabı 250 milyonluk bir yatırımdır. Şimdi de ikinci etabı için hazırlıklara başlıyoruz. Toplamda 450 milyon TL’lik bir yatırım. 15 bin metrekare bir meydan alanı olacak. Projenin bitimi ile birlikte akşam saat 19.00’da hayatın bittiği Yomra’mızda gece 02.00’lere kadar bir yaşam alanı olacak. Kaşüstü şu an yaşam alanı olacak. aynı şekilde Sancak Mahalle’mizde de yaşam alanı olacak.

Tarihi projemizin üzerinde yaklaşık 3 yıldır çalıştık ve neticesini de aldık. Temellerini atarak başladık. Kendi öz bütçemizle projemizi yapıyoruz. Buranın kamulaştırma işlemi bizden önceki dönemde başlatılmıştı. Parasının, bir kısmı ödenmişti, birçoğunu bizim dönemimizde ödedik. Sonrasında da kendini finanse edebilecek bir proje oluşturduk. Bir kısmını satacağız. Meydanı da halkımıza açacağız. Şehrin çehresi değişecek.

Aynı zamanda bir Yomra'da kreş yapıyoruz. Şu anda Trabzon'un ilçeleri içerisindeki ilk kreşin temelini attık. İkinci katından devam ediyoruz. Bu kreşi de inşallah 2026 yılı içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. Bunların tamamını kendi belediyenin öz bütçesiyle birlikte yapıp tamamlayacağız. 2019'dan beri belediyenin mali durumunu sıkı bir biçimde elimizde tuttuğumuz için bunları finanse edebilecek bir yapıdayız. Yani buralarda bu işleri yapabilecek, kreşi yapabilecek, kütüphaneyi yapabilecek mali bir bütçemiz var çok şükür.

Birçok iş makinesi aldık. Biz geldiğimizden beri Yomra Belediyesi'nin makine parkını sürekli olarak yenilemeye çalışıyoruz. Her zaman savunduğum bir şey vardı. Belediyeleri sanayi köşelerinden kurtarmak lazım. Makine 10 gün kırsal mahallede çalışıyor, 5 gün sanayide duruyor ve bütün eski araçlarımızı, iş makinelerimizi, greyderlerimizi, kamyonlarımızı sürekli olarak yeniliyoruz, ilavelerini yapıyoruz.

Birçok yatırım yapıyoruz. Bunların hepsini öz sermayemizde yapıyoruz. Yomra Belediye’miz devlete, SGK’ya, maliyeye borcu olmayan bir kurum haline gelmiştir. Sürdürülebilirliğimizi sağlıyoruz. Bir taraftan borçlarımızı ödüyoruz, bir taraftan da sahada bu çalışmalarımızı yapıyoruz. Yomra Belediyesi olarak mali durumu iyi olan bir belediyeyiz. İnşallah daha büyük projeleri de yapacağız.