Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in art arda yaptığı Özbekistan, Semerkant ve Buhara temasları da ikili ilişkileri geliştirdi ve kardeş şehir unvanı turizme de yansıdı.

GİDENLER VE GELENLER ARTTI
Son dönemde karşılıklı uçak seferleri konulurken, Trabzon’dan bir grup iş insanı Semerkant, Buhara, Hive, Taşkent, Yesi, Beş ve Timur’un mezarını ziyaret etti.

Trabzon CHP eski il saymanı ve Fındık Üreticileri Dayanışma Derneği Başkanı Suat Bayraktar, ailesi ve arkadaş grubuyla birlikte gittikleri Özbekistan’ı TAKA’ya anlatırken, “Gelmeyen, görmeyen ‘Türklüğümü yaşadım’ demesin. Muhteşem bir dünya. Tarihin hazinesi burada.” dedi.

DERİN BİR TARİHİ VAR

Özbekistan, resmî adıyla Özbekistan Cumhuriyeti (Özbekçe: Oʻzbekiston Respublikasi), Orta Asya’da yer alır. Yedi bağımsız Türk devletinden biridir.

Kuzeyde Kazakistan, kuzeydoğuda Kırgızistan, güneydoğuda Tacikistan, güneyde Afganistan ve güneybatıda Türkmenistan ile komşudur. Lihtenştayn ile birlikte yalnızca denize kıyısı olmayan ülkelere sınırı bulunan iki ülkeden biridir.

YAYGIN OLAN İSLAM DİNİ

Başkenti Taşkent’tir. Ülke, tarihî önemi ve stratejik konumu nedeniyle zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Halkın yüzde 85’i Özbekçe konuşur. Rusça, yönetimde ve ülkenin farklı etnik grupları arasında ortak dil olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Tacik ve Kazak azınlıklar bulunur.

Ülkede İslam en yaygın dindir. Bunu yüzde 5 ile Rus Ortodoksluğu takip eder. Müslümanların çoğu Hanefilik mezhebindendir. Özbekistan; Türk Devletleri Teşkilatı, BDT, BM, AGİT ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyesidir.

ÖZBEKİSTAN NASIL TÜRKLEŞTİ?

Günümüz Özbekistan toprakları, antik dönemde İran dillerinin konuşulduğu Mâverâünnehir ve Turan bölgelerinin bir parçasıydı.

Hive ve Buhara gibi şehirler, İpek Yolu sayesinde zenginleşti. İslam’ın Altın Çağı’nda Buhârî, Tirmizî, Bîrûnî ve İbn-i Sina gibi dönemin önde gelen bilim ve ilim insanları bu şehirlerde yetişti.

yüzyılda bölgeye hâkim olan Harezmşahlar, Orta Asya’nın tümüyle birlikte Moğol istilalarına yenik düştü. Moğol ordularına katılmış olan Türk boyları bölgeye yerleşerek Özbekistan’ın Türkleşmesine katkı sağladı.
yüzyılda kurulan Timur İmparatorluğu’nun başkenti Semerkant, Uluğ Bey devrinde önemli bir bilim merkezi hâline geldi. Bu dönem, tarihçiler tarafından Timurlu Rönesansı olarak tanımlanır.

İmparatorluk, 16. yüzyılda Özbek Şeybânîler tarafından yıkıldı ve bölgede Buhara, Hokand ve Hive hanlıkları kuruldu. Timurlu hanedanından Babür, Hindistan üzerinde egemenlik kurdu.

İLK LİDER İSLAM KERİMOV

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1991’de Özbekistan Cumhuriyeti ilan edildi. Ülkeyi kuruluşundan 2016’ya kadar İslam Kerimov yönetti.

Kerimov’un 2016’daki ölümünün ardından yeni Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ülkede yaygın olan pamuk köleliği ve çocuk işçiliği konularında reformlara girişti. Serbest ekonomiye geçiş için çalışmalar başlattı ve Özbekistan’ın komşularıyla ilişkileri iyileşti.

Uluslararası Af Örgütü, 2017-2018 döneminde önceki dönemdeki baskıcı uygulamaların ve hukuksuzlukların yalnızca kalıntılarının kaldığını raporladı. 2020 BM raporu da iyileşmelerin gerçekleştiğini doğruladı.

EN BÜYÜK ELEKTRİK ÜRETİCİSİ

Özbek ekonomisi hâlen serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecindedir. Ülkenin dış ticaret politikası, ithal ikamesine yani ithal ürünlerin yurt içinde üretilmesine dayanır.

Özbekistan, dünyanın en büyük pamuk ihracatçılarından biridir. Sovyet döneminden kalan dev enerji üretim tesisleri ve doğal gaz kaynakları, ülkenin Orta Asya’daki en büyük elektrik üreticisi olmasını sağlamıştır.

Ülke; Türk Konseyi, TÜRKSOY, BDT, AGİT, BM ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyesidir.

Doğu Asya ülkeleri Batı ile ipek ticaretini geliştirmeye başlayınca Pers şehirleri bu ticaretten yararlanarak ticaret merkezleri hâline geldi.

Maveraünnehir eyaletinde ve daha doğuda, bugün Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde geniş bir şehir ve kırsal yerleşim ağını kullanan Soğdlu aracılar, bu İranlı tüccarların en zenginleri oldular.

İpek Yolu olarak bilinen güzergahtaki bu ticaretin bir sonucu olarak Buhara ve Semerkant, zamanla son derece zengin şehirler hâline geldi. Maveraünnehir de zaman zaman antik çağın en etkili ve güçlü Pers eyaletlerinden biri oldu.

SEMERKANT ŞEHRİNDE İNŞA EDİLEN ÜÇ MEDRESE

Yedinci yüzyıldan itibaren Müslüman fetihleri, Arapların İslam’ı Özbekistan’a getirmelerine yardımcı oldu. Aynı dönemde İslam dini, göçebe Türk halkları arasında yayılmaya başladı.

Sekizinci yüzyılda Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasındaki bölge olan Maveraünnehir, Araplar tarafından fethedildi ve İslam’ın Altın Çağı’ndan hemen sonra önemli bir odak noktası hâline geldi.

Bu dönemde bilginlerin başarıları arasında trigonometrinin modern biçimine ulaşması; optik, astronomi, şiir, felsefe, sanat ve hat sanatındaki ilerlemeler yer aldı. Müslüman Rönesansı da bu bölgede yayıldı.

CENGİZ HAN İSTİLASI

yüzyılda Cengiz Han yönetimindeki Moğol İmparatorluğu bölgeyi fethetti. Orta Asya’nın Moğol istilası; Buhara, Semerkant ve Ürgenç şehirlerinin işgali, toplu katliamlar ve Harezm’in bazı bölümlerinin tamamen yerle bir edilmesi gibi benzeri görülmemiş bir yıkıma yol açtı.

Cengiz Han’ın 1227’de ölümünün ardından imparatorluğu dört oğlu ve aile üyeleri arasında paylaştırıldı. Maveraünnehir’in büyük bölümünün kontrolü, Cengiz Han’ın ikinci oğlu Çağatay Han’ın doğrudan soyundan gelenlerin elinde kaldı.

Bölgeye daha sonra Özbek Hanlığı ve Timur İmparatorluğu hâkim oldu. Timur, fethettiği geniş topraklardan çok sayıda zanaatkâr ve bilgini başkenti Semerkant’ta bir araya getirerek imparatorluğuna zengin bir kültür kazandırdı.
Onun ve soyundan gelenlerin hükümdarlığı sırasında Semerkant’ta ve diğer nüfus merkezlerinde çok çeşitli dinî ve saray yapıları inşa edildi.

Yorumlar