Trabzon’da unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatları, modern tasarımlarla bir araya getirilerek gelecek nesillere aktarılıyor. Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Alacahan’daki tasarım atölyesinde ipek kozası, keçe ve kitre gibi doğal malzemeler kullanılarak tablolar, çantalar, kırlentler ve dekoratif ürünler hazırlanıyor. Geleneksel yorgan desenlerinden de yararlanılarak üretilen eserler, hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor hem de vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Farklı yaş gruplarından kursiyerlerin katıldığı çalışmalar, el sanatlarının sosyal ve ekonomik açıdan yeniden değer kazanmasına yardımcı oluyor.

Geleneksel Sanatlar Modern Tasarımlarla Buluşuyor
Alacahan’da yürütülen kurslarda unutulmaya yüz tutan farklı sanat dalları tek bir tasarımda bir araya getiriliyor. Kursiyerler ipek kozasını keçe ile, keçeyi ise kitreyle birleştirerek özgün ürünler ortaya çıkarıyor.

Atölyede tabloların yanı sıra çantalar, örtüler, kırlentler ve yastıklar hazırlanıyor. Ürünlerin tasarımında geleneksel yorgan desenlerinden de yararlanılıyor. Böylece geçmişten günümüze aktarılan motifler, günlük yaşamda kullanılabilecek daha çağdaş ürünlere dönüştürülüyor.

Hazırlanan tasarımların sergilerde vatandaşlarla buluşturulduğu, çeşitli kurumların da ürünlere ilgi gösterdiği belirtiliyor. Özellikle el yapımı çantalar, atölyede en fazla sipariş alan ürünler arasında yer alıyor.

“Unutulmaya Yüz Tutmuş Sanatları Birleştiriyoruz”
Kurs öğretmeni Hacere Şerifoğlu, faaliyet gösterdikleri alanın yalnızca bir el sanatları kursu değil, aynı zamanda kapsamlı bir tasarım atölyesi olduğunu söyledi.

Farklı geleneksel sanatları birleştirdiklerini anlatan Şerifoğlu, “İpek kozasını keçe ile, keçeyi kitre ile birleştiriyoruz. Bu şekilde farklı tasarımlar ortaya çıkarıyoruz. Tablolar, çantalar, örtüler, kırlentler ve yastıklar hazırlıyoruz. Öğrencinin neye ihtiyacı varsa onu daha modern hale getiriyor, unutulmaya yüz tutmuş yorgan desenlerimizi de tasarımların içine katıyoruz” dedi.

Hazırlanan ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Şerifoğlu, siparişler aldıklarını ve çalışmalarını gelen talepler doğrultusunda sürdürdüklerini ifade etti.

Kitre Sanatı Sabır ve Emek İstiyor
Atölyede kullanılan doğal malzemeler arasında kitre de önemli bir yer tutuyor. Kitrenin dikenli bir bitkiden elde edildiğini anlatan Şerifoğlu, bitkinin özellikle Karadeniz’in yüksek kesimlerinde yetiştiğini belirtti.

Bitkinin özünün çıkarıldıktan sonra kurutulduğunu ifade eden Şerifoğlu, atölyede aktarlardan temin edilen kitrenin önce ıslatılarak şişirildiğini söyledi. Farklı hazırlık aşamalarından geçirilen kitre, pamukla birleştirilerek tablolara dönüştürülüyor.

Kitre sanatının uzun süreli ve zahmetli bir çalışma gerektirdiğine dikkat çeken Şerifoğlu, bir tablonun yaklaşık bir ayda tamamlanabildiğini belirtti. Kullanılan malzemelerin hazırlanması, şekillendirilmesi ve kompozisyonun oluşturulması sırasında büyük bir sabır gerektiğini söyledi.

İğneli Keçe Ürünlerine Yoğun İlgi
Kitreye göre daha kısa sürede sonuç alınabilen iğneli keçe çalışmaları da kursiyerlerin en fazla ilgi gösterdiği alanlardan biri oldu. A sınıfı doğal koyun yününden hazırlanan keçeler, renkli yapıları sayesinde dikkat çekici tasarımlara dönüştürülüyor.

Atölyede çoğunlukla iğneli keçe tekniğini kullandıklarını belirten Hacere Şerifoğlu, bu tekniğin öğrenilmesinin çok zor olmadığını dile getirdi. Kursiyerlerin kısa sürede farklı desenler hazırlayabildiğini söyleyen Şerifoğlu, özellikle çanta ve tablo çalışmalarına yoğun talep olduğunu kaydetti.

Atölyede hazırlanan ürünler düzenlenen sergilerde tanıtılırken, kamu kurumları ve vatandaşlar tarafından da satın alınıyor. Gelen siparişler kursiyerlerin üretime daha fazla katılmasını teşvik ediyor.

70 Yaş Üzerindeki Kursiyerler de Eğitim Alıyor
Alacahan’daki tasarım atölyesinde farklı yaş gruplarından 15 kayıtlı kursiyer bulunuyor. Kursiyerler atölye çalışmalarına dönüşümlü olarak katılıyor.

Katılımcılar arasında 70 yaşın üzerinde kişilerin de bulunduğunu belirten Şerifoğlu, geleneksel sanatların her yaştan vatandaş tarafından öğrenilebildiğini ifade etti. Kurslar sayesinde katılımcılar hem yeni üretim teknikleri öğreniyor hem de sosyal bir ortamda zaman geçirme imkânı buluyor.

İleri yaştaki kursiyerlerin üretime katılması, geleneksel sanatların yalnızca gençlere öğretilmesiyle sınırlı kalmadığını, yaşamın her döneminde insanların kültürel faaliyetlere dâhil olabileceğini gösteriyor.

“Buraya Kendimi Rahatlatmak İçin Geliyorum”
Kursiyerlerden Gülgün Eyüpoğlu, uzun yıllar Olgunlaştırma Enstitüsünde görev yaptıktan sonra Hacere Şerifoğlu ile tanıştığını ve kitre sanatı sayesinde yeni bir çalışma alanına yöneldiğini anlattı.

Keçe ve ipek kozası çalışmalarını da atölyede öğrendiğini söyleyen Eyüpoğlu, kursa katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Eyüpoğlu, “Buraya gelme nedenim kendimi biraz rahatlatmak. Şu anda iğneli keçe tablo üzerinde çalışıyorum. İğneli keçeyi gençlerimize tanıtmaya çalışıyoruz. Onlar da çok beğeniyor” diye konuştu.

Resim öğretmenliği geçmişi nedeniyle daha çok tablo çalışmalarına yöneldiğini ifade eden Eyüpoğlu, bir iğneli keçe tablosunu yaklaşık bir haftada tamamlayabildiğini söyledi.

Kültürel Miras Yeni Nesillere Aktarılıyor
Trabzon’daki Alacahan’da sürdürülen çalışmalar, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatların korunmasına önemli katkı sağlıyor. Doğal malzemelerle hazırlanan ürünler, geleneksel motifleri modern kullanım alanlarıyla buluşturuyor.

Kursiyerler yalnızca yeni bir beceri kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda kültürel değerlerin yaşatılmasında aktif rol üstleniyor. Gençlerin de keçe, kitre ve ipek kozası çalışmalarına ilgi göstermesi, bu sanatların gelecek nesillere aktarılmasına yönelik umutları artırıyor.

Alacahan’da hazırlanan özgün eserler hem kültürel mirasın korunmasını hem de geleneksel sanatların günlük yaşamın bir parçası haline gelmesini sağlıyor. Siz de geleneksel sanatların yaşatılmasına ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

Yorumlar