Doğu Karadeniz’de Yayla Göçü Renkli Görüntülere Sahne Oldu
Doğu Karadeniz’de geleneksel yayla göçü, renkli görüntülerle devam ediyor. Trabzon’un Tonya ilçesinde besiciler, sabahın ilk ışıklarıyla Kalınçam Mahallesi’nden yola çıkarak 1800 rakımdaki Çağman Yaylası’na göç etti. Kadınların ip ve boncuklarla ördüğü rengarenk başlıklarla süslenen büyükbaş hayvanlar, yeşilin her tonunu barındıran güzergahta ilerledi. Karadeniz müzikleri ve horon eşliğinde yapılan yolculuk, yöre kültürünün en canlı örneklerinden biri oldu. Besici Eray Çetin, 12 büyükbaş hayvanıyla yaklaşık 19 kilometrelik yolu yürüyerek tamamladı ve yaylayı “Paha biçilemez huzur” sözleriyle anlattı.

Tonya’da yayla göçü başladı
Doğu Karadeniz’de mayıs ayında küçükbaş hayvanlarla başlayan yayla göçü, bugünlerde büyükbaş hayvanlarla devam ediyor. Trabzon’un Tonya ilçesinde de yöre halkı hazırlıklarını tamamlayarak yaylaların yolunu tuttu. Kalınçam Mahallesi’nden başlayan göç yolculuğu, 1800 rakımdaki Çağman Yaylası’na kadar sürdü. Yöresel kıyafetlerle yola çıkan besiciler, süsledikleri hayvanlarıyla birlikte doğanın içinde ilerledi. Karadeniz’in geleneksel yayla kültürü, bu yıl da renkli görüntülerle yaşatıldı.

Hayvanlar renkli ip ve boncuklarla süslendi
Yayla göçünün en dikkat çeken görüntülerinden biri, büyükbaş hayvanlara takılan rengarenk başlıklar oldu. Kadınların ip ve boncuklarla ördüğü süslemeler, göç yolculuğuna görsel bir zenginlik kattı. Yeşilin her tonunun hakim olduğu güzergâhta ilerleyen kafile, hem geleneksel yaşamı hem de bölgenin kültürel hafızasını yansıttı. Göç sırasında Karadeniz müzikleri çalındı, yolculuğun bazı bölümlerinde horon tepildi. Böylece zahmetli yolculuk, aynı zamanda keyifli bir kültür şölenine dönüştü.

19 kilometrelik yol yaklaşık iki saatte tamamlandı
Besici Eray Çetin, her yıl bu dönemlerde Kalınçam Mahallesi’nden 19 kilometre uzaklıktaki Çağman Yaylası’na göç ettiğini söyledi. 12 büyükbaş hayvanıyla yola çıkan 26 yaşındaki Çetin, yaklaşık iki saatlik yürüyüşün ardından yaylaya ulaştı. Yıllardır hayvanlarını yaz aylarında daha verimli otlaklara götürdüklerini belirten Çetin, bu geleneği sürdürmekten memnun olduğunu ifade etti. Çocukluğundan beri yaylaya göç ettiğini anlatan Çetin, “Atalarımızın izinden gitmeye çalışıyoruz” sözleriyle geleneğe bağlılığını dile getirdi.

Yaylada 4 aylık yaşam başlayacak
Uzun ve zahmetli yolculuğun ardından Çağman Yaylası’na ulaşan besiciler, burada yaklaşık 4 ay geçirecek. Yaz boyunca meralarda otlatılacak hayvanların sütünden yoğurt, peynir ve tereyağı yapılacak. Besiciler, bu ürünlerle hem günlük ihtiyaçlarını karşılayacak hem de kış hazırlıklarını sürdürecek. Yayla yaşamı, doğayla iç içe olmasının yanında yoğun emek isteyen bir süreç olarak dikkat çekiyor. Günlük yaşamın büyük bölümü hayvanların bakımı, otlatılması ve yayladaki üretim faaliyetleriyle geçiyor.

Eray Çetin: Paha biçilemez huzur
Besici Eray Çetin, yaylayı çok sevdiğini belirterek bu yaşamı “Paha biçilemez huzur” sözleriyle tanımladı. Ablası, ağabeyi ve yeğenleriyle birlikte yaylada çalıştıklarını söyleyen Çetin, günlük hayatlarının hayvanlarla geçtiğini ifade etti. Yaylada çok fazla aktivite olmadığını belirten Çetin, çayır işi olduğunda çayırda çalıştıklarını, diğer zamanlarda ise hayvanların peşinde dolaştıklarını söyledi. Çetin’in sözleri, yayla yaşamının hem zorlu hem de huzurlu yönünü ortaya koydu.

Karadeniz’de gelenek yaşatılıyor
Doğu Karadeniz’de yayla göçü, yalnızca hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan önemli bir kültürel miras olarak öne çıkıyor. Tonya’da gerçekleştirilen göçte yöresel kıyafetler, süslenen hayvanlar, Karadeniz müzikleri ve horon bu geleneğin canlı şekilde sürdüğünü gösterdi. Çağman Yaylası’na yapılan göç, bölge halkının doğayla kurduğu bağı ve üretim kültürünü yansıttı. Her yıl tekrarlanan bu gelenek, Karadeniz’in yayla hayatını ve yerel yaşam biçimini görünür kılmaya devam ediyor.

Yorumlar