Gümüşhane için yeşil enerji çağrısı: Yeni maden temiz enerji
Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Sistemleri Uzmanı, Yüksek Makine Mühendisi Burhan Gül, Gümüşhane’nin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir yeşil enerji vizyonu ortaya koydu. “Toprağın Altında Gümüş, Üstünde Güneş: Gümüşhane’nin Yeşil Enerji Devrimi” başlığıyla değerlendirmelerde bulunan Gül, kentin yalnızca yer altı kaynaklarıyla değil güneş, rüzgâr, su ve biyogaz potansiyeliyle de büyük bir ekonomik dönüşüm yaşayabileceğini ifade etti. Gümüşhane’nin Türkiye’nin enerji dönüşümünde örnek bir pilot bölge haline gelebileceğini belirten Gül, enerji yatırımlarının istihdamdan tarıma, teknolojiden kırsal kalkınmaya kadar birçok alanda yeni fırsatlar oluşturabileceğini kaydetti.
Gümüşhane’nin yeni hazinesi temiz enerji olabilir
Karadeniz’in önemli kentlerinden Gümüşhane’nin tarih boyunca gümüş madenleriyle anıldığını belirten Burhan Gül, kentin önünde artık farklı ve tükenmez bir kaynağın bulunduğunu söyledi. Gül, bu kaynağın temiz enerji olduğunu vurgulayarak Gümüşhane’nin gelecekteki ekonomik dönüşümünün güneş, rüzgâr ve su kaynakları üzerinden şekillenebileceğini ifade etti.
Enerjinin yalnızca elektrik üretmekten ibaret olmadığının altını çizen Gül, yenilenebilir enerji yatırımlarının istihdam, yerel kalkınma, teknoloji ve sürdürülebilir tarım açısından da önemli olduğunu belirtti. Gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurabilmesi açısından da enerji yatırımlarının önemli bir fırsat oluşturabileceğini dile getirdi.
Harşit Çayı ve yüksek rakımlı yaylalar için enerji önerisi
Gül’ün dikkat çektiği başlıklardan biri Harşit Çayı ve kollarında uygulanabilecek mikro ve mini hidroelektrik santralleri oldu. Bu sistemler sayesinde büyük barajlar yerine elektriğin üretildiği yerde tüketildiği “Enerji Üreten Köyler” modelinin uygulanabileceğini belirten Gül, Torul’dan Kelkit’e kadar birçok yerel topluluğun kendi elektriğini üretebileceğini söyledi.
Rüzgâr enerjisine de dikkat çeken Gül, 1.500 metrenin üzerindeki yüksek rakımlı yaylaların önemli bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Teori ve ön hesaplamalara göre Zigana Dağları’nın eteklerindeki rüzgâr türbinlerinin, Marmara Bölgesi’ndeki benzerlerine kıyasla yüzde 30’a varan daha yüksek verim sunabileceğini aktaran Gül, bu potansiyelin saha ölçümleriyle doğrulanması gerektiğini vurguladı.
Köse ve Şiran için “güneşli tarım” modeli
Gümüşhane’de güneş enerjisinin klasik güneş tarlalarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini ifade eden Burhan Gül, çiftçilerin üretimini sürdürebileceği agrivoltaik, yani Tarım-GES sistemlerini gündeme getirdi.
Gül’e göre Köse’deki dut bahçeleri ile Şiran’daki elma meyveliklerinde yarı geçirgen güneş panelleri kullanılarak aynı arazide hem tarımsal üretim hem de elektrik üretimi gerçekleştirilebilir. Böylece çiftçinin “tarım mı, enerji mi?” tercihi yapmak zorunda kalmayacağını belirten Gül, aynı araziden iki farklı gelir modeli oluşturulabileceğini ifade etti.
Bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin de biyogaz tesisleri açısından önemli bir kaynak olduğuna işaret eden Gül, mandıra ve besi çiftliklerinden çıkan atıkların enerjiye dönüştürülebileceğini söyledi.
Atık, enerji, gelir ve istihdam zinciri kurulabilir
Hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların çevresel bir sorun olmaktan çıkarılarak ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Gül, biyogaz teknolojilerinin Gümüşhane için önemli fırsatlardan biri olduğunu söyledi.
Modern biyogaz tesisleriyle hayvansal atıklardan enerji üretilebileceğini ifade eden Gül, işletmelerin kendi enerji ihtiyaçlarının bir bölümünü bu yöntemle karşılayabileceğini kaydetti. Bu modelin kırsalda yeni bir ekonomik döngü oluşturabileceğini savunan Gül, sistemi “Atık → Enerji → Gelir → İstihdam” zinciriyle özetledi. Bu yaklaşımın uygulanması halinde hem çevresel yükün azaltılabileceğini hem de kırsal bölgelerde ekonomik hareketlilik oluşturulabileceğini dile getirdi.
Gümüşhane için 5 yeni ekonomik sektör önerisi
Burhan Gül, kapsamlı bir yeşil enerji hamlesinin Gümüşhane’de beş farklı ekonomik alanın gelişmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Bunlardan ilkinin “Yeşil Teknoloji Üssü” olduğunu belirten Gül, kurulabilecek Gümüşhane Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde yerel yenilenebilir enerji ekipmanlarının geliştirilebileceğini söyledi. Üniversite, özel sektör ve girişimcileri bir araya getirecek bir yapının nitelikli istihdam sağlayabileceğini belirtti.
Gül ayrıca bölge halkının ortak olduğu enerji kooperatifleri, kendi kendine yeten mikro şebekelerle çalışan “Akıllı Köyler”, enerji tesislerinin turizmle buluşturulacağı eko-turizm projeleri ve şehrin madencilik hafızasının yeni teknoloji bileşenleri açısından yeniden ele alınacağı “Yeşil Madencilik” modelini önerdi.
“Türkiye’nin ilk yüzde 100 yenilenebilir akıllı köyleri olabilir”
Gümüşhane’nin yenilenebilir enerji alanındaki potansiyelinin yalnızca büyük tesislerle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gül, köy bazlı enerji modellerine de dikkat çekti.
Kendi kendine yeten mikro şebekelerin kullanılabileceği projelerle Gümüşhane’nin Türkiye’nin ilk yüzde 100 yenilenebilir “Akıllı Köy” uygulamalarına ev sahipliği yapabileceğini ifade eden Gül, enerji kooperatifleri sayesinde üretim gelirlerinin doğrudan bölge halkına aktarılabileceğini kaydetti.
Bu modelde vatandaşların yalnızca enerji tüketicisi değil aynı zamanda üretime ortak olan aktörler haline gelebileceğini belirten Gül, ekonomik değerin şehir içerisinde kalmasının yerel kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade etti.
Zorlu coğrafyaya karşı mühendislik çözümleri
Gümüşhane’nin sert karasal ikliminin yenilenebilir enerji yatırımlarında bazı zorluklar oluşturabileceğini belirten Burhan Gül, kış aylarında güneş panellerinde kar birikmesi ve rüzgâr türbinlerinde kanat buzlanması gibi sorunların yaşanabileceğini ifade etti.
Dağınık yerleşim yapısının da elektrik dağıtımını zorlaştırabileceğini kaydeden Gül, bu sorunların çözümsüz olmadığını söyledi. Isıtmalı paneller, akıllı şebekeler, yerel enerji depolama sistemleri ve doğru mühendislik uygulamalarının bu riskleri yönetebileceğini belirten Gül, yatırımcıların iklim ve arazi konusundaki çekincelerinin sahada uygulanacak başarılı pilot projelerle aşılabileceğini dile getirdi.
“Gümüşhane’nin yeni madeni temiz enerjidir”
Gümüşhane’nin önündeki fırsatın birkaç güneş paneli veya rüzgâr türbini kurmaktan çok daha büyük olduğunu ifade eden Burhan Gül, temel hedefin enerjiyi şehir genelini kapsayan bir kalkınma modeline dönüştürmek olması gerektiğini söyledi.
Gül, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
“Gümüşhane’nin önündeki fırsat, yalnızca birkaç panel ya da türbin dikmekten ibaret değildir. Mesele, enerjiyi şehrin tamamını kavrayan bir kalkınma vizyonuna dönüştürmektir. Tarihte gümüş madenleriyle adını altın harflerle yazdıran bu şehir, şimdi gökyüzündeki ve doğasındaki tükenmez kaynaklarla geleceğini yeniden şekillendirmeye hazır. İhtiyacımız olan tek şey cesur bir vizyon, kararlı bir yerel irade ve nitelikli mühendisliktir. Gümüşhane'nin yeni madeni temiz enerjidir; bu madeni doğru işlersek, memleketimizin geleceğini hep birlikte aydınlatabiliriz.”
Gümüşhane’nin güneşten rüzgâra, sudan biyogaza uzanan enerji potansiyeline dikkat çeken Gül’ün önerileri, kentin gelecekte nasıl bir ekonomik dönüşüm yaşayabileceğine ilişkin yeni bir vizyon ortaya koyuyor.




