DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, İstanbul’da can kayıpları ve maddi hasara yol açan sel felaketinin ardından dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve üzerlerinin kapatılması konusunu gündeme taşıdı.

Rize Milletvekilliği döneminde de benzer konularda çalışma yürüttüğünü belirten Karal, özellikle dere yataklarına yapılan müdahalelerin olası taşkınlarda riskleri artırabileceğini savundu.

Karal: “Üstü kapatılan dereler sellere davetiye çıkarıyor”

Hasan Karal, Rize’de yaşanan sel felaketlerinin ardından yıllar önce dere yataklarının açık tutulması gerektiğini dile getirdiğini hatırlattı.

ANADER Trabzon’daki STK Temsilcileriyle Bir Araya Geldi
ANADER Trabzon’daki STK Temsilcileriyle Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

Karal, “2011 yılında Rize'de yaşanan sel felaketinin ardından açıkça söyledik: Üstü kapatılan dereler sellere davetiye çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

Sorunun yalnızca tek bir şehirle sınırlı olmadığını belirten Karal, dere yataklarına müdahale edilen Karadeniz kentleri ile benzer yapılaşma sorunları bulunan diğer şehirlerde de aynı riskin bulunduğunu savundu.

“Bu yalnızca Rize’nin meselesi değil”

Karal, dere yataklarının üzerinin kapatılması ve çevresindeki yapılaşmanın yalnızca Rize açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Bu yalnızca Rize'nin değil, bütün Karadeniz şehirlerinin ve benzer şekilde yapılaşmış kentlerimizin meselesidir” diyen Karal, şehirlerde yağış sularının güvenli biçimde tahliye edilebilmesinin önemine dikkat çekti.

Karal, geçmişte yaptığı uyarıların bugün de geçerliliğini koruduğunu ifade ederek kentlerin doğal su yollarının planlama süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Sel riskinde şehir planlamasına dikkat çekti

Şiddetli yağışların tek başına sel felaketlerinin nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Hasan Karal, şehir planlamasının da önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Karal, “O gün ne söylediysek bugün de aynı noktadayız. Çünkü sorun yalnızca yağışın şiddeti değil, şehirlerimizin o yağışı güvenli biçimde taşıyabilecek şekilde planlanmamasıdır” ifadelerini kullandı.

Dere yataklarının doğal akışının korunmasının önemine işaret eden Karal, altyapı ve şehirleşme politikalarının taşkın riskleri dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini savundu.

Karadeniz şehirleri için ortak risk uyarısı

Karal’ın açıklamasında özellikle Karadeniz kentleri öne çıktı.

Bölgenin yağış karakteri ve yerleşim alanlarının dere vadileri çevresinde yoğunlaşması nedeniyle konunun yalnızca yerel bir mesele olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Karal, benzer sorunlara sahip şehirlerde önleyici çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.

Karal, dere yataklarına yönelik müdahalelerin yeniden değerlendirilmesi ve şehirlerin aşırı yağışları güvenli biçimde taşıyabilecek altyapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Muhabir: DOĞUKAN ÖZKURT