Fındık üreticileri, Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan ürünlerinin değer kaybı karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, geçtiğimiz haftalarda 340–350 TL bandında olan fındık fiyatlarının kısa sürede 220 TL’ye kadar düşmesine sert tepki gösterdi. Türkiye’nin dünya fındık üretiminde lider olmasına rağmen fiyat belirleme gücünden mahrum olduğunu vurgulayan Karal, bu durumun temel nedeninin kamu otoritesinin etkisizliği olduğunu ifade etti.
“Fiyatlar Baskılanıyor, Üretici Yalnız Bırakılıyor”
Fındık piyasasında yaşanan sert dalgalanmaların doğal piyasa koşullarıyla açıklanamayacağını belirten Karal, “Bu tablo serbest piyasa diye geçiştirilemez. Piyasada adil ve sağlıklı işleyen bir yapı yok. Fiyatlar dönem dönem bilinçli şekilde baskılanıyor ve bu yük üreticinin sırtına bırakılıyor” dedi.
Karal, gübre, ilaç, işçilik ve nakliye gibi girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını; buna karşılık ürün fiyatlarının dibe vurmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Kamunun Seyirci Kalması, Üreticiyi Kaybettiriyor”
Hasan Karal, kamu otoritesinin piyasaya yön vermek yerine pasif kaldığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yeterince etkin alım politikası yürütememesi, fiyat düşüşlerini hızlandırıyor. Hükümetin rekolte düşüklüğüne rağmen bu tabloya sessiz kalması, üreticiye verilen değeri gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Karal’a göre Türkiye tarımda ciddi bir kırılma yaşıyor: Üreten zarar ederken, büyük alıcılar ve spekülatörler kazanç sağlıyor.
“Fındık, Karadeniz İçin Sadece Ürün Değil, Geçim Demek”
Fındığın Karadeniz Bölgesi için sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda bir sosyal denge unsuru olduğunu vurgulayan Hasan Karal, stratejik öneme sahip bu ürünün kaderine terk edilemeyeceğini söyledi.
“Fiyatın birkaç büyük alıcının insafına bırakılması, milyonlarca insanın geçimini riske atmak demektir” diyen Karal, üreticiyi koruyacak, piyasayı dengeleyecek ve emeği güvence altına alacak bir tarım politikasının şart olduğunu belirtti.
Fındık üreticisinin sesi duyulmalı. DEVA Partisi’nin de vurguladığı gibi, emek verenin yanında duran, piyasayı şeffaf biçimde düzenleyen güçlü politikalar acilen hayata geçirilmeli.





