Giresun’un Görele ilçesinde siyaset gündemi, Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkındaki taciz iddialarıyla sarsılmaya devam ediyor. 16 yaşındaki bir kız çocuğuna gönderilen mesajlar nedeniyle tutuklanan Dede hakkında yürütülen soruşturmada, davanın tüm seyrini değiştirebilecek, ezber bozan bir gelişme yaşandı. Hasbi Dede’nin 15 yaşındaki kızı A.D., savcılığa giderek çarpıcı bir itirafta bulundu. Babasının telefonundan mağdur kıza gönderilen mesajların asıl failinin kendisi olduğunu iddia eden genç kızın ifadesi, hukuk dünyasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Hasbi Dede’nin Kızından Beklenmedik Hamle
Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin tutukluluk süreci devam ederken, kızı A.D.’nin savcılık makamına sunduğu ifade dosyaya yeni bir boyut kazandı. A.D., babasının masum olduğunu savunarak, söz konusu mesajları kıskançlık duygusuyla kendisinin yazdığını dile getirdi. 15 yaşındaki A.D.’nin bu itirafı, dijital delillerin ve mesajların gönderildiği zaman dilimindeki telefon kullanım trafiğinin yeniden incelenmesine neden olabilir. Savcılığın bu yeni beyan üzerine teknik incelemeleri derinleştirmesi bekleniyor.
Soruşturmada İddianame Süreci ve Suçlamalar
Olayın patlak vermesinin ardından hazırlanan iddianamede, Hasbi Dede için "Elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz" suçlaması yer alıyor. Henüz mahkeme tarafından kabul edilme aşamasında olan iddianame, 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası öngörüyor. Belediye çaycısının kızı olduğu belirtilen 16 yaşındaki mağdurun şikayetiyle başlayan süreçte, dijital veriler en güçlü delil olarak kabul ediliyordu. Ancak kızının "Ben yaptım" çıkışı, savunma stratejisinde kilit bir rol oynayacak gibi görünüyor.
Görele’de Siyasi ve Toplumsal Yankılar
CHP’li Belediye Başkanı’nın tutuklanması, ilçede ve ülke genelinde siyasi tartışmaları da beraberinde getirmişti. Mesaj içeriklerinin sosyal medyaya yansımasıyla büyüyen tepkiler, yerini davanın hukuki detaylarına bıraktı. Ailenin ve avukatların, kızın itirafı doğrultusunda tahliye talebinde bulunup bulunmayacağı merak konusu. Hukukçular, bir çocuğun üstlendiği bu tür beyanların, teknik takip ve sinyal bilgileriyle desteklenmediği sürece hükme esas alınmasının zor olduğunu ancak soruşturmanın yönünü her halükarda etkileyeceğini belirtiyor.




