“45 gündür sahte dekontlarla, sahte belgelerle, sahte videolarla iftira atan ve algı operasyonu yapan FETÖ'cülere karşı bu ülkenin gazetecileri neredesiniz?
Savcıları neredesiniz? Bu aşağılık teröristlerin kumpaslarından medet umanlar, bunları yayanlar, bunlara inananlar; kumpas davaları döneminde yaşananları hatırlamıyor musunuz?
Bu aşağılık teröristlerle ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim”
Bu sözler Memleket Partisi lideri Muharrem İnce’ye ait
İnce Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir zaman kala adaylıktan çekilmiş başına gelen büyük ahlaksızlıklarla mücadele için yeni bir yol haritası belirlemişti
İnce epey zamandır suskun
Kendisini sevin-sevmeyin benim derdim Muharrem İnce’nin başına gelenlerle ilgili
Yaşananları en başında kınamış ve alçakça bulduğumu ifade etmiştim
O tarihte yazdığım köşe yazısında ise “Bu olay karşısında susanlar, oh çekenler, sevinenler, yalandan yere üzülenler merak etmeyin aynısı bir gün başınıza gelirse o zaman-ah vah çekmeyin” diye de uyarmıştım!
Ne yazsan ne uyarsan ne olacak ki?
Balık hafızalı bir milletiz
Günlük yaşayan günü kurtarma peşinden koşan vurdum-duymaz bir toplum olduk
O kadar kıymetli değerlerimiz vardı hepsi yozlaştı yok oldu
Dürüstlüğü savunuyoruz hırsızla kol-kola geziyoruz!
Neyse bu konu başlı-başına can sıkıcı
Muharrem İnce’nin şahsı ile ilgili adalet arayışı toplumsal karşılığı olan çok önemli bir konu
Bakın bu tuzak kurulduktan sonra operasyonlar yapıldı

Gözaltılar oldu
Halen tutuklu sanıklar var
24 Haziran'da hazırlanan ve Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameyi okumanızı isterim
Gerçekten vahim bir durum söz konusu
Sayın İnce 45 günde yaşadığı bu alçaklığı içinde şahsen ben de olmak şartıyla binlerce insan yıllardır yaşıyor
Yıllardır “adalet” diye haykırıyor
2007 yılından beri bu noktada adalet arayan bir kişi olarak yapılanları ve Muharrem İnce’yi o kadar iyi anlıyorum ki
Çünkü karşınızda öylesine onursuz öylesine alçak bir örgüt var ki
Başa çıkmanız hiç ama hiç kolay değil
FETÖ her dönem bu taktiği uyguladı
Kendisinden olmayanları yada kendilerini “deşifre” edenleri sahte videolar hazırlayarak iftira atarak ve algı operasyonu yaparak itibar suikastı gerçekleştirdi
Tehdit şantaj montaj onların ekmeği..
Bu işler onlar için çocuk oyuncağı olmuş
Öylesine ellerinde sistem var ki sadece gözlerinizi kullanarak bile sizi her türlü kılığa sokabilirler
Çünkü bunların asla beyinlerini değil belden aşağısı çalışıyor
Oradan vurmanın bir marifet olduğunu sanıyorlar
Kim olursa olsun makamı şanı-şöhreti ne olursa olsun başına gelen her türlü sahtekarlığı adalete taşıyanlara devlet mutlaka yardımcı olmalı
Özellikle yargı sorumluluk almalı
Hakim ve savcılarımız gereğini yapmalı
Yani yapanın yanına kar kalmamalı
Öyle klavye başından insanların onurları yerle-bir edilemez
Bu işi yapanların cezası “müebbet hapis” olsun ki akılları başına gelsin
Haksızlık iftira yala-dolan yüzünden intihar edenlerin kanı bu şerefsizlerin elinde
Bu arada şunu da hatırlatayım
Muharrem İnce için ikinci iddianame hazırlanıyor
Ucu çok kişilere dokunacak
Bazı isimlere çok şaşıracaksınız?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı “terör suçu” üzerinden değerlendirdiği bilgisi var
Valla son söz şu olsun
Kim kimin ekmeği-aşı-işi ile oynuyor haysiyeti ve onuruna karşı hainlik besliyorsa Allah onlara acıların bin katını yaşatsın
