Şampiyonlar liginde fırtına gibi esip ligde esamen okunmasa, taraftarın da medyan da eleştirir. Karabük maçı bu anlamıyla önemliydi. Geçen sezonun şampiyonu, 4 haftada sadece 2 puan almışsa eleştirilerin olmasını da doğal karşılamak lazım. Yenilenen Trabzonspor rotasyona da girince hepten bambaşka bir takım halini aldı ama bu olumlu anlamda değil. Trabzonspor’da Glawocki kadroda olduğu sürece bu sene her maç gol yer. Buna adım gibi eminim. Takım sanki kırk yıl sonra birbirini gören oyunculardan oluşmuş. Çok yetenekli dediğimiz Adrian sahada ama değil, Henrique tribünde. Şenol hocanın kafası karışık ve bu karışıklık sahaya yansımış. İki sene önce Ünal Karaman göreve geldiğinde daha yetkili olması gerektiğini yazmıştım, iki sene sonra Ünal Karaman’ın öne çıktığını görüyorum. Her zaman ki gibi geç kalınmış bir hamle. Şenol hoca maçtan sonra uzatmalarını oynuyorum dedi ya, demek ki çok yakında hiç kimsenin beklemediği bir adım atabilir. Bana sorarsanız istifa değil, eşofmanları çıkaracak sportif direktörüm diyecek ama Trabzonspor buna hazır mı? Bence hazır değil. Kulüp hala amatör kafaların elinde, günden güne mevzi kaybediyor. Yönetimler değişse de bahana bulma geleneği aynen devam ediyor. İnter maçını almak önemli, ama bir maça bağlı yaşayamazsınız. Karabük maçı alındı ama ya Lille! Trabzonspor Lille maçını kaybederse aynı Karabük maçı gibi manşetler atılmalı, medyası arkasında durmalı. Karabük maçının ikinci yarısında oyuncu değişiklikleriyle biraz canlanan ama yeterince kendine gelemeyen bir Trabzonspor beni gelecek adına karamsarlığa sürüklemiyor. Bu takım çok daha iyisini yapar. Herkes Zokora, Burak kadar yürekli oynarsa en zorunu da yapar. Lille maçında en zorunu bekliyoruz.
Muhabir: TE Bilisim