Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Afet Tıbbı Anabilim Dalı Başkanlığı ve Başhekim Yardımcılığı görevlerinde bulunan Çaykaralı Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, Karadeniz’in doğal mirası olan komar çiçeği ve bu çiçeklerden elde edilen deli bal hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında komar, zifin veya orman gülü olarak bilinen Rhododendron türü bitkilerin Doğu Karadeniz’in en önemli biyolojik zenginliklerinden biri olduğunu belirten Gündüz, deli balın bölgenin kültürel, gastronomik ve ekonomik değerleri arasında yer aldığını söyledi. Ancak Gündüz, grayanotoksin içeren bu balın fazla ve bilinçsiz tüketilmesi halinde zehirlenmeye yol açabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
Komar Çiçeği Karadeniz’in Coğrafi Değeri
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, komar çiçeklerinin Karadeniz’in denize bakan yamaçlarında yetişen, bölgeye özgü doğal bitkiler arasında yer aldığını ifade etti. Bu çiçeklerin yalnızca görsel güzellikleriyle değil, bölgenin arıcılık kültürü ve biyolojik çeşitliliği açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.
Komar çiçeğinden elde edilen balın yüzyıllardır Karadeniz kültürünün bir parçası olduğunu söyleyen Gündüz, bu değerin daha fazla korunması ve tanıtılması gerektiğini vurguladı. Gündüz’e göre komar çiçeği ve deli bal, Karadeniz’in kültürel mirası ve coğrafi değeri olarak ön plana çıkarılmalı.

Deli Bal Marka Değeri Taşıyor
Deli balın yalnızca tıbbi ve toksikolojik yönüyle değil, kültürel ve gastronomik yönüyle de dikkat çektiğini belirten Gündüz, bu ürünün Karadeniz’in özgün değerlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgenin doğal kimliğiyle bütünleşen deli bal, geleneksel arıcılık kültürünün önemli ürünleri arasında yer alıyor.
Gündüz, komar balının coğrafi işaret ve tescil süreçleriyle korunmasının önemine dikkat çekti. Bu tür yöresel ürünlerin hem geleneksel üretim kültürünü yaşattığını hem de bölgesel kalkınmaya katkı sunduğunu ifade etti.

Bilinçsiz Tüketim Zehirlenmeye Yol Açabilir
Prof. Dr. Gündüz, deli balın içinde bulunan grayanotoksin maddesi nedeniyle kontrollü tüketilmesi gerektiğini belirtti. Komar çiçeğinden yoğun şekilde üretilen balda grayanotoksin miktarının fazla olabileceğini söyleyen Gündüz, bu baldan fazla tüketilmesi halinde zehirlenme riskinin artacağını ifade etti.
Deli bal tüketimi sonrası tansiyon düşüklüğü, nabız yavaşlaması, baş dönmesi, kusma, bilinç değişikliği, göz kararması, bayılma ve ritim bozukluğu gibi belirtiler görülebiliyor. Gündüz, bu tür şikayetler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
Tedavisi Var Ama Tedbir Şart
Deli bal zehirlenmelerinin kontrol altına alınabileceğini belirten Gündüz, gerekli tıbbi tedavilerin uygulanabildiğini söyledi. Ancak asıl önemli olanın bilinçli tüketim olduğunu ifade etti.
Halk arasında deli balın tansiyon düzenleyici, ağrı kesici ve enerji artırıcı etkileri olduğuna inanıldığını belirten Gündüz, bu nedenle ürünün bölgede şifa amacıyla da kullanıldığını söyledi. Buna rağmen fazla tüketimin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini hatırlatarak vatandaşlara ölçülü davranma çağrısında bulundu.
Kültürel Miras Olarak Korunmalı
Gündüz, komar çiçeği ve deli balın yalnızca bir gıda ürünü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Bu iki değerin Karadeniz’in biyolojik çeşitliliğini, geleneksel arıcılık kültürünü ve yerel üretim hafızasını temsil ettiğini belirtti.
Karadeniz Bölgesi’nin vazgeçilmez değerlerinden olan komar çiçeği ve deli balın tescil süreçleriyle korunması, kültürel miras kapsamında daha fazla tanıtılması ve bilinçli tüketimle gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.
Karadeniz’in doğal mirası olan deli bal, doğru tüketildiğinde bölgenin önemli bir kültürel değeri olarak öne çıkarken, bilinçsiz ve fazla tüketildiğinde sağlık açısından risk oluşturabileceği için vatandaşların dikkatli olması gerekiyor.





