Karadeniz Üniversitesi Güçlendirme Vakfı, KTÜ yerleşkesinde yapımı süren Hasta Yakını Misafirhanesi projesi ve inşaat alanına ilişkin tartışmalar hakkında kamuoyu duyurusu yayımladı. Açıklamada, hasta yakınlarının barınma ihtiyacını karşılamayı amaçlayan projenin tartışmaların odağına yerleştirilmesine tepki gösterilirken, yaşanan kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi çağrısında bulunuldu.
KAZANIN GERÇEKLEŞTİĞİ ALANIN AÇIKLANMASI İSTENDİ
KTÜ yerleşkesinde bir çocuğun yaralandığı kazanın herkesi derinden üzdüğünün belirtildiği açıklamada, olayın tüm yönleriyle incelenmesi, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
Vakıf, edindikleri bilgilere göre kazanın Ata Petrol tarafından yaptırılan Hasta Yakını Misafirhanesi inşaatında değil, Diş Hekimliği Fakültesinin yeni binasına ait pis su hattı bağlantı çalışmasında meydana geldiğini ileri sürdü. Açıklamada, misafirhane inşaatında olay sırasında hafriyat değil, kalıp çalışması yürütüldüğü kaydedildi.
Kazanın farklı bir çalışma alanında gerçekleştiği iddiasına dikkat çeken Vakıf, misafirhane inşaatına ait görüntülerin neden kullanıldığının ve gerçek çalışma alanının neden açıkça ortaya konulmadığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Basının görevinin algı oluşturmak değil, gerçekleri ortaya çıkarmak olduğu vurgulandı.
“BU PROJE TİCARİ AMAÇ TAŞIMIYOR”
Hasta Yakını Misafirhanesi'nin bir otel veya alışveriş merkezi olmadığını belirten Vakıf, projenin hastanede tedavi gören hastaların yakınlarına barınma imkânı sunmak amacıyla hayata geçirildiğini bildirdi.
Açıklamada, özellikle uzak şehirlerden Trabzon'a gelen, hastalarının başında bekleyen ve kalacak yer bulmakta güçlük çeken ailelerin ihtiyaçlarına dikkat çekildi. Misafirhanenin, hastane koridorlarında sabahlayan aileler için önemli bir destek noktası olacağı ifade edildi.
Projenin finansmanına ilişkin protokolün de açıklandığı duyuruda, yapım maliyetinin yüzde 51'inin Ata Petrol, yüzde 49'unun ise KTÜ Güçlendirme Vakfı tarafından karşılanacağı belirtildi. Tesisin tamamlanıp yapı kullanma izni almasının ardından hiçbir bedel ve şart aranmaksızın Karadeniz Teknik Üniversitesine devredileceği kaydedildi.
Vakıf, Ata Petrol'ün projede ticari ortak olarak değil, bağışçı sıfatıyla yer aldığını savunarak, belgeler ortadayken proje hakkında kuşku oluşturulmasını eleştirdi.
“HAYIRSEVERLİK YIPRATILMAMALI”
Her projenin sorgulanabileceğini ve kurumların denetlenebileceğini belirten Vakıf, yanlışlık veya ihmal bulunması durumunda bunların ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Ancak eleştiri ile dayanaksız ithamlar yoluyla itibarın zedelenmesinin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, hayırseverlerin eğitim, sağlık ve barınma alanlarında gerçekleştirmek istedikleri projelerin tartışmalar nedeniyle zarar görmesinin, yardıma ihtiyaç duyan vatandaşları da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi.
Trabzon'daki bürokrasiye, iş dünyasına, meslek kuruluşlarına ve sivil toplum temsilcilerine de çağrıda bulunan Vakıf, tarafların koşulsuz savunulmasını değil, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını istedi. Açıklamada, varsa ihmallerin hesabının sorulması, ancak doğru yapılan işlerin de haksız yere karalanmaması gerektiği belirtildi.
GÜNEBAKIŞ GAZETESİ HAKKINDA HUKUKİ SÜREÇ
Vakıf, Günebakış Gazetesi'nde yayımlanan ve hayır projesini hedef aldığı değerlendirilen haberlerin içeriğine ve kullanılan görsellere ilişkin ciddi itirazları bulunduğunu bildirdi.
Söz konusu yayınlarla ilgili gazete hakkında hukuki süreç başlatıldığını açıklayan Vakıf, iddiaların belgelerle açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini talep etti. Açıklamada, basın özgürlüğünün önemine işaret edilerek doğruluk ve sorumluluğun da vazgeçilmez olduğu ifade edildi.
“TRABZON'UN DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ SÖZ KONUSU”
Duyurunun sonunda projenin yalnızca bir bina olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, Hasta Yakını Misafirhanesi'nin hastalarının iyileşmesini bekleyen ailelere barınma ve destek imkânı sunmasının hedeflendiği kaydedildi.
Vakıf, tartışmaların Trabzon'un dayanışma kültürü ve hayırseverliğe verdiği değer açısından da ele alınması gerektiğini belirterek, “Bir şehirde hayır yapmak bu kadar zor mu, iyiliğe sahip çıkmak bu kadar güç mü?” sorularıyla kamuoyuna çağrıda bulundu.





