Aile kurumunun günümüzde karşı karşıya kaldığı küresel tehditler, eğitimciler ve akademisyenler tarafından masaya yatırıldı. İstanbul Çekmeköy’de bulunan Çekmeköy Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Küresel Tehditler Karşısında Aile” başlıklı çalıştayda, ailenin toplumsal yapı içindeki yeri ve geleceği kapsamlı biçimde ele alındı. Programda yapılan konuşmalarda, aileyi zayıflatan kültürel dönüşümler, dijitalleşmenin etkisi ve değer aktarımı gibi başlıklar üzerinde duruldu. Katılımcılar, ailenin sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti. Çalıştay, öğrencilerin de aktif katılımıyla interaktif bir zeminde ilerledi.

Aile Kurumu Küresel Tehditler Karşısında Neden Önemli?

Çalıştayın açılış konuşmasını Okul Müdürü Kahraman Selçuk gerçekleştirdi. Selçuk, ailenin insanlık tarihi boyunca toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, “Aile yeri doldurulamayacak derecede mühimdir. Yerine başka hiçbir kurum, ilişki veya bağ konulamaz. Aile; huzur bulduğumuz, güven bulduğumuz ve kendimizi bulduğumuz en korunaklı limandır. Bu nedenle son kale olan aile kurumuna hep birlikte sahip çıkmalıyız” dedi.

Küresel tehditler karşısında aile yapısının korunmasının yalnızca bireysel değil, milli bir mesele olduğunu ifade eden Selçuk, gençlerin bilinçli yetişmesinin önemine değindi. Değer aktarımının aile içinde başladığını hatırlatan Selçuk, teknolojik dönüşüm, kültürel değişim ve bireyselleşmenin aile bağlarını zayıflatmaması gerektiğini söyledi. Konuşmasında sık sık “aile varsa toplum vardır” vurgusu öne çıktı.

Programın moderatörlüğünü okulun rehber öğretmenlerinden Ayşe Yavuzarslan Gök üstlendi. Gök, konuşmacıları tanıtarak katılımcılara teşekkür etti ve çalıştayın amacının aile konusunu farklı açılardan değerlendirmek olduğunu belirtti.

Akademik Perspektiften Aile ve Değerler Meselesi

29 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Şeyma Güldal, aile kurumunu tarihsel bir çerçevede ele aldı. Ailenin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümleri anlatan Güldal, özellikle modern dünyada aile rollerinin yeniden tartışmaya açıldığını ifade etti. Ailede erkeğin ve kadının rolüne değinen Güldal, bu rollerin toplumsal yapı içindeki karşılığının doğru anlaşılması gerektiğini söyledi.

“Kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız” diyen Güldal, küresel kültürün etkisiyle yerel ve manevi değerlerin geri plana itilmemesi gerektiğini vurguladı. Aile yapısının korunmasının, yalnızca geleneksel bir refleks değil, aynı zamanda toplumsal denge açısından da zorunluluk olduğunu dile getirdi. Özellikle gençlerin aile bilinciyle yetişmesinin, uzun vadede toplumsal istikrarı güçlendireceğini belirtti.

Güldal’ın konuşması, öğrenciler tarafından dikkatle takip edildi. Akademik çerçevede sunulan değerlendirmeler, çalıştayın teorik altyapısını oluşturdu.

“Aile Her Şeydir”: Manevi ve Eğitsel Boyut

Hastanede Manevi Dokunuş: Kaligrafi Sergisi Büyük İlgi Gördü
Hastanede Manevi Dokunuş: Kaligrafi Sergisi Büyük İlgi Gördü
İçeriği Görüntüle

Eğitimci Selda Meydan ise konuşmasında aile ve evliliğin manevi yönüne dikkat çekti. Kendi hayatından örnekler paylaşan Meydan, ailenin insanın karakter inşasında belirleyici bir rol oynadığını söyledi. “Aile her şeydir” diyen Meydan, teknolojik gelişmelerin insanı mekanikleştirmemesi gerektiğini ifade etti.

Hz. Muhammed’in (s.a.s.) “Kim nefsini tanırsa, Rabbini tanır” hadis-i şerifini hatırlatan Meydan, bireyin önce kendini tanıması gerektiğini vurguladı. Sağlıklı bir evlilik ve sağlam bir aile yapısının, bilinçli tercihlerle mümkün olacağını belirten Meydan, gençlere evlilik kararını manevi sorumluluk bilinciyle almaları tavsiyesinde bulundu. “Yapacağınız evliliği Allah için yapın. Eşinizle birlikte kulluk vazifesini yerine getirme hedefiniz olmalı” sözleri salonda dikkatle dinlendi.

İHH Uluslararası İlişkiler Departmanı’nda görev yapan Nihal Atik de konuşmasında aile kurumunun sosyal hayattaki karşılığına değindi. Okul yıllarından örnekler paylaşan Atik, ailenin bireyin hayata tutunmasındaki rolünü anlattı. Aile desteğinin olmadığı ortamlarda gençlerin daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Muhabir: DOĞUKAN ÖZKURT