Kurtlar Vadisi serisinde Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay, Kurtlar Vadisi Pusu'ya ilişkin incelemenin gündeme gelmesinin ardından dizi dönemine dair değerlendirmelerde bulundu. Günaydın'dan Tuba Kalçık'a konuşan oyuncu, Osman Sınav'ın ayrılmasının ardından senaryonun giderek politik bir yön kazandığını ve bunu rahatsız edici bulduğunu söyledi. Olcay, kimi bilgilerin senaryoya nasıl girdiğini o dönemde sorguladığını belirtti. Oyuncu ayrıca yapımcılar ve oyuncularla yaşadığını söylediği ücret, çalışma ve saygı sorunlarını anlattı. Açıklamaları kişisel gözlem ve iddialar niteliğinde; haberde dizinin yapımcıları veya senaristlerinin bu sözlere yanıtı yer almıyor.

DİZİDEKİ DEĞİŞİMİ ANLATTI

TÜİK Türkiye’nin 24 Saatini Çıkardı, Evliler Bekarlara Göre Daha Fazla Televizyon İzliyor
TÜİK Türkiye’nin 24 Saatini Çıkardı, Evliler Bekarlara Göre Daha Fazla Televizyon İzliyor
İçeriği Görüntüle

Olcay, Osman Sınav'ın ayrılmasından sonra dizinin senaryosunda belirgin bir dönüşüm gördüğünü söyledi. Dizinin politik konulara yöneldiğini ve bazı kişi ve olayların senaryoya girişinin kendisini şaşırttığını ifade etti. Senaryonun nasıl yazıldığına dair şüphelerini dile getiren oyuncu, bu konuda konuşmaya çalıştığını ancak yanıt alamadığını öne sürdü.

İNCELEME HAKKINDA NE DEDİ?

Oyuncu, Kurtlar Vadisi Pusu hakkında başlatılan FETÖ incelemesini doğru bulduğunu, gerçeklerin ortaya çıkmasını istediğini belirtti. Yanlış bir eylem varsa sorumluların ceza alması, yoksa ilgili kişilerin aklanması gerektiğini söyledi. Kaynak haberde dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdiği aktarıldı.

SETTE YAŞADIKLARINI DA PAYLAŞTI

Olcay, yapımcı Raci Şaşmaz ve oyuncu Necati Şaşmaz'a kırgın olduğunu belirterek ücretine, setteki tutuma ve eşinin dizideki rolüne ilişkin şikâyetlerini anlattı. On iki yıl dizide oynadığını, ayrılmak istediği dönemde son dört bölüm için ücret artışı teklif edildiğini söyledi. Eşi Hayat Olcay'a ilişkin öneriyi de saygısız bulduğunu ifade etti. Oyuncunun şirket ve kişiler hakkında dile getirdiği diğer suçlayıcı değerlendirmeler, bağımsız biçimde doğrulanmış bulgular olarak değil, röportajdaki iddiaları olarak değerlendirilmelidir.

Kaynak: HABER MERKEZİ