İran ile ABD-İsrail hattında üç haftayı geride bırakan çatışma süreci, başlangıçta öngörülen senaryoların çok uzağında bir seyir izliyor. Savaşın ilk günlerinde Mossad tarafından servis edilen ve Tahran rejiminin iç ayaklanmalarla kısa sürede çökeceği üzerine kurulan strateji, sahada karşılık bulmadı. ABD basınında yer alan analizlere göre, rejim değişikliği beklentisiyle hareket eden Washington ve Tel Aviv, İran halkının sokaklara dökülmemesi üzerine planlarını revize etmek zorunda kaldı. Sürecin en kritik noktası ise Donald Trump'ın bölgedeki Kürt grupları İran'a yönlendirme girişimi ve buna karşı Türkiye’nin sergilediği kararlı duruş oldu.
Mossad’ın "İç Ayaklanma" Stratejisi Çöktü mü?
İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea tarafından hazırlanan ve Başbakan Netanyahu’nun yanı sıra Donald Trump yönetimine de sunulan "içeriden çökertme" planı beklenen etkiyi yaratmadı. Barnea, hava operasyonları ve nokta suikastlarla İran halkının rejim aleyhine galeyana geleceğini savunmuştu. Ancak savaşın üçüncü haftası geride kalırken, İran yönetiminin güvenlik birimleri üzerindeki kontrolünü kaybetmediği ve kitlesel bir halk hareketinin oluşmadığı gözlemlendi. New York Times'ın analizine göre, istihbarat birimleri arasındaki görüş ayrılıkları gerçeğe dönüştü; zira Amerikan askeri yetkilileri, ağır bombardıman altında bir halkın devrim yapmasının gerçekçi olmadığını en baştan vurgulamıştı.
Trump'ın Kürt Gruplar Çıkışı ve Ankara’nın Müdahalesi
Savaş planlarının en tartışmalı maddelerinden biri olan Irak’ın kuzeyindeki Kürt grupların İran’a karşı sahaya sürülmesi fikri, bölgedeki dengeleri bir kez daha sarsma potansiyeli taşıyordu. Trump yönetiminin bu grupları "yer unsuru" olarak kullanma ihtimali üzerine Türkiye derhal diplomatik kanalları hareketlendirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’li mevkidaşı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği görüşmede, terör unsurlarına verilecek herhangi bir desteğin bölge güvenliği için kırmızı çizgi olduğunu net bir dille ifade etti. Fidan'ın bu uyarısının ardından Washington'ın Kürt gruplar seçeneğine mesafeli yaklaşmaya başladığı ve Trump'ın bu güçlerin İran topraklarına girmesini istemediğini belirttiği aktarıldı.
Netanyahu’nun Hayal Kırıklığı: Devrimler Havadan Yapılmaz
Gelinen noktada İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Mossad’ın sunduğu iyimser tabloların gerçekleşmemesi nedeniyle büyük bir rahatsızlık duyduğu belirtiliyor. Savaşın ilk günlerindeki özgüvenli açıklamaların yerini daha temkinli bir dile bıraktığı görülürken, Netanyahu katıldığı son basın toplantısında “Devrimler havadan yapılamaz” diyerek sahada somut bir ilerleme kaydedilemediğini zımnen itiraf etti. ABD tarafında ise Trump, İran’daki güvenlik baskısının protestoları engellediğini kabul ederek geri adım sinyalleri verdi. İstihbarat raporları, mevcut rejimin tamamen çökme ihtimalinin düşük olduğunu, olası bir kaosun demokratik bir dönüşümden ziyade radikal grupların çatışmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.




