Obezite, yalnızca kilo artışıyla açıklanabilecek basit bir durum değil. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezitenin genetik, çevresel, metabolik ve yaşam tarzı faktörlerinin birlikte etkilediği kronik bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Obezite değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakama bakmanın yeterli olmadığını ifade eden Kurt, kişinin sağlık geçmişi, günlük alışkanlıkları, uyku düzeni, stres düzeyi ve vücudun genel işleyişinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Obezite-2

Obezite neden sadece kilo fazlalığı olarak görülmemeli?

Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kaan Kurt’a göre obezite, çok sayıda biyolojik ve davranışsal sürecin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabiliyor. Enerji kullanımı, hormonların çalışma biçimi, uyku düzeni, stres yanıtı ve iştah kontrolü gibi faktörler kilo artışında etkili olabiliyor. Bu nedenle obezite yönetiminde yalnızca kilo kaybına odaklanmak, kalıcı sonuçlar açısından yeterli görülmüyor. Uzmanlar, vücudun genel dengesini etkileyen sistemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Uyku ve stres obezite sürecini etkileyebiliyor

Köprübaşı’ndan Cerrahpaşa’ya: Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’ye Önemli Görev
Köprübaşı’ndan Cerrahpaşa’ya: Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’ye Önemli Görev
İçeriği Görüntüle

Kurt, vücudun sağlıklı çalışabilmesi için enerji üretimi, kas dokusunun korunması, iştah ve tokluk mekanizmaları, bağırsak fonksiyonları, uyku düzeni ve stres yönetiminin dengeli biçimde işlemesi gerektiğini belirtti. Bu sistemlerin birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olduğunu söyleyen Kurt, bir alandaki bozulmanın zaman içerisinde diğer süreçleri de etkileyebileceğini ifade etti. Bu nedenle obezite yönetiminde kişinin günlük yaşam düzeninin bütüncül biçimde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Obezite ile mücadelede temel adımlar neler?

Beslenme, fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketimi obezite yönetiminde temel başlıklar arasında yer alıyor. Ancak Kurt’a göre bu unsurların kişinin yaşam şartlarına uygun ve sürdürülebilir biçimde planlanması gerekiyor. Kısa süreli, katı ve herkese aynı şekilde uygulanan programlar yerine uzun vadede sürdürülebilecek kişisel yaklaşımlar önem taşıyor.

Obezite yönetiminde önemli alanlar Amaç
Beslenme Sürdürülebilir ve dengeli düzen
Fiziksel aktivite Kas kütlesini ve enerji kullanımını desteklemek
Uyku Metabolik dengeyi korumak
Stres yönetimi Yeme davranışı ve hormonal dengeyi desteklemek
Sıvı tüketimi Genel vücut işleyişine katkı sağlamak
Vitamin-mineral değerlendirmesi Varsa eksiklikleri belirlemek
Bilinçsiz takviye kullanımına dikkat

Kurt, gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin ögelerinin düzeylerinin değerlendirilmesinin sürecin bir parçası olabileceğini söyledi. Ancak bu yaklaşımın bilinçsiz takviye kullanımını teşvik etmediğinin altını çizdi. Amaç, yalnızca tespit edilen eksikliklerin bilimsel veriler doğrultusunda giderilmesi. Bu nedenle herhangi bir vitamin veya mineral desteğinin kişisel sağlık durumu değerlendirilmeden rastgele kullanılmaması gerektiği mesajı öne çıkıyor.

Obezite yönetiminde hedef sadece kilo vermek değil

Kurt’a göre başarılı bir obezite yönetiminde tartıdaki rakam tek başarı ölçütü değil. Metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, günlük enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi de önemli hedefler arasında bulunuyor. Bu nedenle kilo kaybı sürecinin yalnızca kısa vadeli bir diyet dönemi olarak görülmemesi gerekiyor.

Kişiye özel ve uzun vadeli yaklaşım vurgusu

Her bireyin sağlık durumu, yaşam biçimi ve ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Kurt, obezite yönetiminde standart ve kısa süreli çözümler yerine bilimsel temellere dayanan kişiye özel programların benimsenmesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli başarı için kişinin sürdürebileceği alışkanlıkların oluşturulması ve farklı sağlık bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kaynak: İHA