Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla çocukların okul kantinlerinde yaptığı beslenme tercihleri yeniden tartışılıyor. Kalp ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen, simit, poğaça, açma, hamburger ve patates kızartması gibi ürünlerin uzun süre ve sık tüketilmesinin kandaki yağ düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu etkinin zamanla damar sertliği ve tıkanıklığı riskini artırabileceğini anlatan Okşen, özellikle ailesinde kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan çocuklarda daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Uzman, çocuklukta kazanılan beslenme ve hareket alışkanlıklarının ileriki yaşlardaki genel sağlık üzerinde belirleyici olduğuna işaret etti.
KANTİN ALIŞKANLIĞI YILLARCA SÜREBİLİYOR
Okşen, bazı öğrencilerin ilkokuldan sonra aynı eğitim kompleksindeki ortaokula devam ettiğini ve aynı kantinden beslenme süresinin sekiz yıla kadar çıkabildiğini ifade etti. Evde kahvaltı yapmadan okula giden veya öğününü sürekli kantinden seçen çocuklar, benzer yüksek yağlı ve rafine karbonhidratlı ürünleri uzun süre tüketebiliyor.
UZUN VADELİ DAMAR RİSKİ
Uzmanın değerlendirmesine göre aşırı yağlı kızartmalar ile hamur işi ağırlıklı beslenme kandaki yağ oranını yükseltebilir. Bunun uzun dönemde damar sertliği ve tıkanıklığına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor. Çocuklarda kalp krizi vakaları yetişkinlere göre çok daha nadir olsa da riskli beslenmenin yıllar içindeki birikimli etkisi önem taşıyor.
AİLE ÖYKÜSÜ VARSA DAHA DİKKATLİ OLUN
Anne, baba, büyükanne veya büyükbabasında kalp hastalığı bulunan çocukların genetik risk faktörleri nedeniyle daha hassas değerlendirilmesi gerekiyor. Okşen, çocukların sebze ve meyve tüketmeye, düzenli fiziksel aktivite yapmaya teşvik edilmesini önerdi. Okuldaki seçenekler kadar evde kazanılan beslenme düzeninin de kalp-damar sağlığı açısından belirleyici olduğu vurgulandı.




