Kontrolden çıkan otomobil, kaldırımda yürüyen 17 yaşındaki genci hayattan kopardı
Kontrolden çıkan otomobil, kaldırımda yürüyen 17 yaşındaki genci hayattan kopardı
İçeriği Görüntüle

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, Türkiye gündemine bomba gibi düşen gelişmeler yaşanıyor. Yıllardır karanlıkta kalan düğüm, Başsavcı Ebru Cansu’nun kararlı duruşu ve özel ekiplerin titiz çalışmasıyla çözülmeye başladı. Dijital verilerin derinlemesine incelenmesi, sadece silinen mesajları geri getirmekle kalmadı; aynı zamanda olayın iddia edildiği gibi münferit bir kaybolma vakası değil, sistematik ve organize bir müdahalenin sonucu olabileceğine dair ürpertici kanıtları gün yüzüne çıkardı. 7 ayrı ilde eş zamanlı yürütülen operasyonlar, dosyanın seyrini "şüpheli kayıp"tan "organize suç" şüphesine taşıdı.

Zaynal Abakarov’un Mesajlarındaki Ürkütücü "Onlar" Vurgusu

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli kırılma noktası, baş şüpheli Zaynal Abakarov’un sildiği WhatsApp mesajlarının JASAT ve Ulusal Kriminal Büro tarafından geri getirilmesi oldu. Mesaj içeriklerinde Abakarov’un kullandığı korumacı ama bir o kadar da tehditkar dil, Gülistan’ın bir yapının elinde tutulduğu şüphesini güçlendirdi. Rapora yansıyan kayıtlarda Abakarov'un, "Seni Onlar'ın elinden kurtarırım", "Rus konsolosluğuna git, seni korurlar" ve "Devlete bildirmezler, korkma" şeklindeki ifadeleri, "Onlar" olarak tabir edilen ve devlet mekanizmalarının dışında hareket eden bir odağa işaret ediyor. Özellikle Abakarov’un, "Başına ne geldiyse de evlenir gideriz, sen anlatana kadar da sormam, sana ne yaptılarsa kabul ederim!" şeklindeki mesajı, genç kızın başına gelen felaketi önceden bildiğinin en somut delili olarak dosyaya girdi.

Dijital Müdahale: Gece Yarısı Silinen Veriler ve IP İzleri

Ulusal Kriminal Büro’nun hazırladığı teknik rapor, Gülistan Doku kaybolduktan sonra dijital dünyada adeta bir "temizlik" yapıldığını kanıtladı. 17 Ocak gecesi, Gülistan’ın kapalı olan telefonuna ait sim kartın bir şekilde aktif edildiği ve Instagram ile WhatsApp hesaplarına giriş yapıldığı belirlendi. Raporda yer alan en çarpıcı tespit ise, bu gece yarısı operasyonunu gerçekleştiren kişinin IP adresinin, dosyada adı geçen belirli bir ismin internet kullanım kayıtlarıyla birebir eşleşmesi oldu. Raporda bu durum, "17 Ocak gecesi gerçekleşen girişte hesap verilerinin silindiği, sabaha karşı oturumun sonlandırıldığı ve bu işlemin tesadüfle açıklanamayacak bir teknik iz bıraktığı" şeklinde not edildi. Bu dijital müdahale, delil karartma operasyonunun ne denli profesyonelce yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.

Pertek’te Esrarengiz Kazı: "Mezar Görünümlü Boşluk"

Soruşturma sadece dijital verilerle sınırlı kalmadı; sahada yapılan teknik taramalar da tüyler ürperten bulgular sundu. Pertek ilçesindeki Koçpınar köyü mezarlığı yakınlarında yapılan yer altı görüntüleme çalışmalarında, yaklaşık 1.70 metre uzunluğunda bir boşluk tespit edildi. Operatörler tarafından hazırlanan uzman raporunda şu ifadeler dikkat çekti: "Cihazın sinyal verdiği bölgede 1.60-1.70 metre uzunluğunda, mezar görünümünü andıran bir yapı tespit edilmiştir. Bu boşluğun yaklaşık 1-2 yıl önce açıldığı, bir cesedin gömülüp daha sonra oradan çıkarılmış olabileceği ihtimali değerlendirilmektedir." Ayrıca topraktaki oksitlenme oranının, cesetle birlikte gömülen metal bir eşya veya bir sırt çantasına ait olabileceği belirtiliyor.

Başsavcı Ebru Cansu: "Bir Anne Olarak Bulacağım"

Tunceli'nin ikinci kadın Cumhuriyet Başsavcısı olan Ebru Cansu, dosyayı devraldığı ilk günden itibaren sergilediği kararlılıkla sürecin mimarı oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tam desteğini alan Cansu’nun, Doku ailesine verdiği söz hafızalara kazındı: "Bir başsavcıdan önce bir kız çocuğu annesiyim. Gülistan’a ne olduğunu bulacağım." Bu sözlerin ardından başlayan dev operasyonda, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Dosyada yer alan isimsiz bir notta, vali oğlunun olay günkü araç hareketlerinin "hayatın olağan akışına aykırı" olduğu iddiası, soruşturmanın ucu nereye giderse gitsin derinleştirileceğinin sinyalini veriyor.

Kaynak: gzt