Giresun'da tiyatro sanatçısı Eray Aktaş vefatının ardından bağışlanan organlarıyla yalnızca hastalara değil, hayallere de hayat verdi. Aktaş’ın bağışlanan karaciğeriyle hayata tutunan 19 yaşındaki Elif Dal ile Aktaş’ın eşi Bahar Yaman Aktaş, sanatçının ölüm yıl dönümünde düzenlenen anma gecesinde ilk kez bir araya geldi. Buluşma, hüzünle umudun iç içe geçtiği anlara sahne oldu.

Sahne arkadaşları ve sevenlerinin katılımıyla düzenlenen anma programında, Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Eray Aktaş’ın sanata ve hayata bıraktığı izler anlatılırken, organ bağışının bir hayatı nasıl değiştirdiği Elif Dal’ın hikâyesiyle bir kez daha gözler önüne serildi.

Geçtiğimiz yıl 16 Ocak'ta geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesine (GEAH) kaldırılan Eray Aktaş'ın (59) 18 Ocak 2025 tarihinde beyin ölümü gerçekleşti. Hastanenin Organ Bağışı Birimi tarafından Aktaş’ın ailesi ile yapılan görüşmeler sonrasında Eray Aktaş’ın organlarının bağışlanması kararı alındı. Karaciğeri, böbrekleri ve korneaları bağışlanan Eray Aktaş’ın organları 4 kişiye umut oldu. Uzman ekip tarafından alınan organlar İstanbul ve Erzurum’a gönderildi.

"Eşimi kaybettim ama bir kız çocuğu sahibi oldum"

Eşi Eray Aktaş’ın organlarını bağışlama kararını anlatan Bahar Yaman Aktaş, "İnsanın bir tarafı üzülüyor, bir tarafı seviniyor. Hüzünle sevinci bir arada yaşıyorum. Çocuğumuz yoktu. Eşimi kaybettim ama bir kız çocuğu sahibi oldum. Eray kız çocuklarını çok severdi. Sanki giderken Elif’e yetişmek istemiş, onu kurtarmak için koşmuş gibi. Ben bir can kaybettim ama karşı tarafta bir can hayata tutundu. O organlar toprağa değil, hayata karışmalıydı ve Eray’ın istediği gibi oldu" dedi.

Elif’in hayali: Sağlıkçı olmak

Bağışlanan karaciğerle hayata tutunan ve düzenlenen geceye İstanbul'dan katılan aslen Şanlıurfalı olan Elif Dal ise hiç tanımadığı bir insanın kendisine ikinci bir hayat verdiğini söyledi. Dal "Eray abimin organ bağışından karaciğerini alan hastayım. O dünyadan ayrılmadan önce yaptığı bu onurlu ve cesur karar sayesinde bugün nefes alıyorum, hayal kurabiliyorum. Eğer bugün hayattaysam, bu Eray abinin vesilesiyledir. Anestezi ya da tıbbi sekreterlik okumak istiyorum. Zaten sağlık alanına ilgim vardı ama bu süreçten sonra hastanelere bakışım tamamen değişti. Nakil sürecinde sınava giremedim, hastanede yatıyordum. Şimdi yeniden hazırlanıyorum. Eray abinin bana verdiği bu hayatı, başka hayatlara dokunarak anlamlandırmak istiyorum" diye konuştu.

Organ bekleme sürecinin ne kadar zor olduğuna da dikkat çeken Elif, organ bağışının önemini vurgulayarak "Uzun süre bekleyen, umutsuzluğa kapılan insanlar var. Enfeksiyon riski nedeniyle yanında kimse olamıyor. İnsan yalnız kalıyor. Organ bağışı gerçekten hayat kurtarıyor ve herkesin yapması gereken bir şey. Ben şanlıydım uzun süre beklemedim ama organ bekleyen çok insan var. Bu konuda toplum olarak bilinçli olmalıyız" ifadelerini kullandı.

Her 100 bebekten 5'i bu hastalıktan muzdarip
Her 100 bebekten 5'i bu hastalıktan muzdarip
İçeriği Görüntüle

Bir prova, bir vasiyet, bir umut

Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu sanatçısı Eray Aktaş, bir yıl önce Aziz Nesin’in eserinden uyarlanan ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ oyununun prova sürecinde geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetmişti. Beyin ölümü gerçekleşen Aktaş’ın organları, vasiyeti doğrultusunda ailesi tarafından bağışlanmıştı.

Kaynak: İHA