Türk sinema ve tiyatrosunun sevilen isimlerinden Çetin Altay, yıllardır milyonların hafızasında yer eden "Oflu Hoca" karakteriyle ilgili merak edilenleri gazetemize anlattı. Oyunculuk kariyerinde tek bir karakterle özdeşleşmenin kendisini rahatsız etmediğini söyleyen Altay, tam tersine bu sevginin kendisini mutlu ettiğini ifade etti.
Türk sinema ve tiyatrosunun en sevilen yüzlerinden, samimiyetiyle milyonların kalbini kazanan Çetin Altay, "Oflu Hoca" karakteriyle yakaladığı ikonik başarıdan, günümüz dijital dünyasının eleştirisine kadar pek çok konuyu gazetemize özel değerlendirdi. Bir oyuncu için "üzerine yapışan" rollerin bariyer olup olmayacağı tartışmalarına bambaşka bir pencereden bakan Altay, Karadeniz insanın doğallığını sahneye nasıl taşıdığını anlattı. 150. oyununa ulaşan "Hangisi Gerçek?" oyunuyla seyirciyle göz göze gelmenin kıymetini vurgulayan başarılı oyuncuyla; setlerin gürültüsünden uzak, babalık heyecanı ve yeni proje hayalleriyle harmanlanmış keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sektörel kalıpları yıkan bakış açısı ve komedinin matematiğine dair samimi itiraflarıyla Çetin Altay, röportajımızda sizlerle…
OFLU HOCADAN RAHATSIZ DEĞİLİM
TAKA: Oflu Hoca karakteri üzerinize adeta yapıştı ve halk tarafından çok sevildi. Bir karakterin bu kadar ikonik hale gelmesi bir oyuncu için avantaj mı, yoksa sonraki roller için bir bariyer mi oluşturuyor?

ÇETİN ALTAY: Oflu Hoca karakteri çok sevildi. Dışarıdan da üzerime yapışmış gibi gözükebilir. Ben öyle görmüyorum. Yapışmış olsa da ondan rahatsız da değilim. Türkiye'de ya da dünyada nereye gidersem gideyim çok ilgi ve sevgiyle karşılanan bir karakter oldu. Doğal olması bunda çok etken. En doğal haliyle oynamaya çalıştım. Öteki roller için bariyer olup olamayacağını bilemem. Yeni işler ve çekeceğim projeler var.
DOĞAL HALİMLE HAZIRLANDIM
TAKA: Karadeniz insanının kendine has bir mizahı, ani parlamaları ve doğallığı var. Oflu Hoca’yı canlandırırken Karadeniz kültüründen en çok neyi referans aldınız? Kendinizden ne kattınız?
ÇETİN ALTAY: Karadeniz insanının kendine has mizahı var. En doğal haliyle hazırlandım. Onun dışında bir şey oynasam olmazdı. En büyük referansım ben de Trabzonluyum. Öyle büyüdüğümüz için eskilerin kullandığı terimlere çok hakimimim. Coğrafyayı da çok iyi bildiğim için beni zorlamadı. Böyle hazırlandım.

HOCAM MUTLU EDİYOR
TAKA: Sokakta veya günlük hayatta hala size "Hocam" diye seslenenler, sizden dua isteyenler ya da Oflu Hoca gibi tepki vermenizi bekleyenler oluyor mu? Unutamadığınız bir anınız var mı?
ÇETİN ALTAY: Sokakta 'Hocam' olarak seslenen çok var. Sevgi seliyle karşılaşıyorum. Bir keresinde de Gökçeada'da belediye başkanımızla bir başka belediye başkanımızı aradık. 'Oflu Hoca yanımda' dedi. O da 'Oflu hoca kim' diye düşündü. Sonra dedi ki Çetin Altay. Abi öyle söylesene dedi. Çoğunluk 'Oflu Hocam' diye sesleniyor. Ciddi yapan da var. Mizahı makarasını da yapan var.
GÜNÜMÜZÜ ANLATIYOR
TAKA: "Hangisi Gerçek?" tiyatro oyunuyla sahnelerdesiniz. Bize biraz bu oyunun derdinden ve canlandırdığınız karakterden bahseder misiniz? Seyirciyi nasıl bir sorgulama bekliyor?

ÇETİN ALTAY: Hangisi Gerçek oyunumuzla Trabzon'un bir çok ilçesinde sahne aldık. İki kişilik komedi yapıyoruz. Güzel de oldu. 150. oyunu oynadık. Türkiye'de il ilçe beldelerde oynadık. Günümüzde geldiğimiz nokta, alışveriş çılgınlığı, internetteki durumun geldiği son nokta, vurduymazlığı anlatıyor. Alt-üst komşumuzu tanımamak. Sokakta birini gördüğümüzde yardım etmemek. Yere düşen birine yardımcı olmamak. Onları mizahi bir dille eleştiren güzel bir oyun. İzleyenlerden de olumlu dönüşler aldık. Alyena Özlem Özdemir sahnede eşlik etti. Keyifli oyunumuz var. Karadenizli karı kocanın pazar gününü anlatıyor.
HEPSİ BİRBİRİNDEN FARKLI
TAKA: Sinema perdesinde milyonlara ulaşmak ile tiyatro sahnesinde seyirciyle göz göze gelmek arasında nasıl bir enerji farkı var? Hangisi sizi duygusal olarak daha çok besliyor?
ÇETİN ALTAY: Filmlerimiz çok izlenip çok seviliyor. Şükür. Bundan da mutluyuz. Sinema-televizyon ve tiyatro çok başka. Dolayısıyla tiyatroda tüm tepkiyi anında anlık reel alıyorsun. Seyirci orda. Hata yapma lüksün yok. Çok iyi hazırlanıp sahneye öyle çıkman lazım. Orada beklemek de olmaz. Önce tiyatro, sonra sinema, sonra televizyon. Sinemada bir sahneyi kesip alıyoruz. Olmadıysa bir daha alıyoruz. Ama tiyatroda böyle bir şansımız yok. Seyirciyle göz göze gelmek. Mizah-komedi yapıyorsunuz. Seyircinin tepkisi çok önemli. Çok güvendiğiniz bir esrinizi de gülünmeyedebilir. Onu satabilmek çok önemli. Tiyatro oyuncuyu ayakta tutar, diri tutar.
SAHİ HANGİMİZ GERÇEK
TAKA: Oyunun adı çok manidar: "Hangisi Gerçek?". Dijitalleşen, sosyal medyanın ve yapay algıların yönettiği günümüz dünyasında sizce "gerçek" olan neyi kaybettik?

ÇETİN ALTAY: Oyunun içinde yaşadıklarımızın hangisi gerçek? Bunu en sonunda açıklıyorum. İnternetin çok hakim olduğu bir dünyada hangimiz gerçek onu bilmiyorum. Gerçek olmaya çalışıyoruz.
KOMEDYENLER GÜZEL DRAM OYNAR
TAKA: Hem komedide hem de dramatik altyapısı olan işlerde yer alıyorsunuz. Türkiye’de komedi oyuncularının dram oynaması ya da tam tersi durumlar bazen yadırganabiliyor. Siz bu sektörel kalıpları nasıl değerlendiriyorsunuz?
ÇETİN ALTAY: Sektörel kalıp olarak komedi oyuncuları çok güzel dram oynar. Dram oynayan birisi komedi oynayamaz. Komedinin başka bir matematiği var. Daha doğrusu komedinin tamamen bir matematiği var. O yüzden bazen komedyenleri dramın içinde görmek alışılmadığı bir durum olduğu için hikayesi tutmayabiliyor. Fakat iyi oynandığında tüm komedyenlerin dram oynaması çok da güzel oynuyor. İyi bir komedyenden dram oynadığı zaman çok da etkilenebiliyorsunuz.
KAFAMDA PROJELER VAR
TAKA: Kariyerinizde "Şu tür bir rolde oynamayı çok isterdim ama henüz öyle bir teklif gelmedi" dediğiniz, içinizde ukde kalan bir karakter yapısı var mı?
ÇETİN ALTAY: Kariyerimde şöyle bir rolde oynayayım dediğim çok olmadı. Tabi kafamda var bir şeyler. İnşallah kendim bir şeyler yaptığımda ortaya çıkarırım. Herkes hazır tutmuştan devam ediyor. 20-25 sene önce dram kötü adam oynardım. Görüşmelerim var. Olur mu olmaz mı bilemiyorum ama olursa da oynamak isterim. İçimde uhde değil ama olursa da güzel keyifli olur. İyi yaparım diye düşünüyorum.
ENERJİMİ HİÇ KAYBETMEM
TAKA: Çetin Altay setlerin, sahnelerin dışında, evinde veya dostlarının arasındayken de filmdeki gibi enerjik ve komik midir, yoksa daha sakin ve için kapanık bir yapısı var mıdır?
ÇETİN ALTAY: Normal anlamda Çetin Altay sakindir. Dostlarımla sohbetimde enerjim var. Durgun-durağan değilim. Dost sohbetlerinde setlerden farklı olarak daha enerjiğim. Ama onun dışında da iki tane evladım var. İyi bir baba olmaya çalışıyorum. Bu meşakkatli durumun içerisinde yavrularıma vakit ayırıp onlara iyi bir baba olmak için elimden geleni yapıyorum. Her yerde enerjiğimdir.