Eski Devlet Bakanı Eyüp Aşık, TAKA Gazetesi’ne verdiği röportajda Karadeniz Sahil Yolu’nun mevcut trafik yükünü taşımakta zorlandığını belirterek Kuzey Anadolu Otoyolu çağrısı yaptı. Aşık; Trabzon turizmi, Güney Çevre Yolu, çay ve fındık piyasası, terör süreci, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılar ve Trabzonspor’un Mohamed Salah transferi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Eski Devlet Bakanı Eyüp Aşık, TAKA Gazetesi’ne verdiği röportajda Trabzon ve Karadeniz’in gündemindeki birçok başlık hakkında konuştu.

Karadeniz Sahil Yolu’nun yapım sürecinden bugünkü trafik yoğunluğuna kadar geçen dönemi anlatan Aşık, bölge için yeni bir ulaşım hattının gündeme alınması gerektiğini söyledi. Aşık, çay ve fındıkta atılması gerektiğini düşündüğü adımları anlatırken, röportajın son bölümünde Trabzonspor ve Mohamed Salah transferine de geniş yer ayırdı.

“TRABZON’UN EKONOMİSİ EN ÇOK TURİZME BAĞLI”

Trabzon turizmiyle ilgili değerlendirmesinde Uzungöl, Karadağ ve Hıdırnebi gibi bölgeleri hatırlatan Aşık, turizmin kent ekonomisindeki yerini şu sözlerle anlattı:

“Şu anda Trabzon'un, hemen hemen bütün Karadeniz'in ama Trabzon'un ekonomisi büyük ölçüde turizme bağlı. Trabzonspor'a bağlı, fındığa bağlı, çaya bağlı ama en çok da turizme bağlı.”

Turizmde özellikle Körfez ülkelerinden gelen ziyaretçilerin ağırlığına işaret eden Aşık, “Turizm de Araplara bağlı. Yani pek şey tarafı, Avrupa tarafı maalesef o kadar canlı değil, inşallah o da olacak yani potansiyeli çok iyi” dedi.

Turizmin temel altyapısının ulaşım olduğunu belirten Aşık, Trabzon için planlanan yeni havalimanından memnun olduğunu da dile getirdi:

“Şimdi sağ olsunlar yeni havaalanını arkadaşlar planladılar, yapıyorlar ediyorlar, çok o işten memnunum, mutluyum. Geçen gün bir günde 180 uçak inmiş kalkmış. Müthiş bir rakamdır.”

KARADENİZ SAHİL YOLUNUN YAPIM SÜRECİNİ ANLATTI

1990’lı yıllarda Karadeniz’in en önemli gündeminin sahil yolu olduğunu söyleyen Aşık, dönemin siyasi atmosferini şu ifadelerle anlattı:

“90'lı yıllarda bütün Karadeniz'in birinci gündemi Karadeniz yoluydu. Sanatçılar türkü söylerken hemen Karadeniz yoluyla başlardı. Gazeteciler bir şey yazarken onunla başlardı, siyasiler konuşurken onunla başlardı. Karadeniz yolu derdi Karadeniz yolu giderdi, başka hiçbir şey konuşulmazdı.”

Aşık, 1998 yılında hükümet programı ve koalisyon protokolüne Karadeniz Sahil Yolu’nun dahil edildiğini belirterek, “Biz oraya o Karadeniz'den aldığımız o yoğun baskı ile hükümet programına ve koalisyon protokolüne Karadeniz yolunu koyduk” dedi.

Çalışmaların aynı anda birçok noktada başladığını anlatan Aşık şöyle devam etti:

“500 kilometrelik yola 13 ayrı şantiye kuruldu. O zaman Türkiye'nin ne kadar makine parkı olan, ne kadar kredisi olan, parası olan, tecrübesi olan müteahhit varsa tamamını ortaklaşarak, kimilerini ortaklaşarak bu yolda aynı anda başlattık. Yani Samsun'dan Hopa'ya kadar aynı anda 13 ayrı yerden başladık yolu.”

Aşık, hükümet değişiminin ardından AK Parti döneminde de projenin sürdürüldüğünü ifade ederek, “Aynı şeyle devam etti, aynı kararlılıkla devam etti. Belki de daha hızlandırdı bilmiyorum yani ama neticede 6 senede bitti” dedi.

“BU YOL OLMASAYDI BUGÜN TRABZON’DA HAYAT OLUR MUYDU?”

Karadeniz Sahil Yolu’nun bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine etkisine değinen Aşık, şu ifadeleri kullandı:

“Ben şimdi herkese bir gözünü yumup düşünmeye davet ediyorum. Bu yol olmasaydı bugün Trabzon'da hayat olur muydu? Turizm olur muydu? Ekonomi olur muydu? Hatta spor olur muydu?”

Aşık sözlerini, “Hiçbirisinde adım atamazdık. Ne sağlıkta, ne eğitimde, ne turizmde, ne ekonomide hiçbirisinde adım atamazdık” şeklinde sürdürdü.

“BEN YORULDUM, BİTTİM. BEN DAHA TAŞIYAMIYORUM”

Aradan yaklaşık 20 yıl geçtiğine dikkat çeken Aşık, Karadeniz Sahil Yolu’nun bugünkü trafik yoğunluğuna artık cevap vermekte zorlandığını söyledi.

Aşık, bu konudaki çağrısını şu ifadelerle yaptı:

“Aradan 20 sene geçti bak. 20 senelik yol, bitti ama artık dayanmıyor. Artık ben yoruldum diyor.”

Ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben şimdi sizin aracılığınızla noktayı koyuyorum. Sesimi sonuna kadar yükselterek bağırıyorum. Bu yol ‘Ben yoruldum, bittim. Ben daha taşıyamıyorum’ diyor. ‘Beni görün’ diyor, iyice çökmeden, sistem iyice çökmeden beni görün diyor.”

“10 SENE SONRA BUGÜNKÜ TRAFİĞE BİR BU KADAR DAHA ARABA GİRECEK”

Güney Çevre Yolu’nun Trabzon’daki trafiğin bir bölümüne çözüm olabileceğini belirten Aşık, sorunun yalnızca Trabzon’dan ibaret olmadığını söyledi.

“Güney Çevre Yolu Trabzon'u halleder. O Trabzon'un kısmını halleder. Ama Samsun'dan Trabzon'a gelen adam epey bir bağırıyor. Fatsa'dan geçemedim, Akçaabat'tan geçemedim, yok Of'tan Trabzon'a 3 saatte gittim, maça yetişemedim.”

Karadeniz’in birçok noktasında trafiğin tıkanma seviyesine geldiğini ifade eden Aşık, gelecek 10 yıl için de uyarıda bulundu:

“Ben diyorum ki 10 sene sonrasını düşünelim. Arkadaş 10 sene sonra bugün gördüğünüz ne kadar araba varsa bunun tam 2 misli olacak.”

Aşık, “Bugünkü trafiğe 10 sene sonra bir bu kadar daha araba girecek” diyerek çözüm olarak Kuzey Anadolu Otoyolu’nu gösterdi.

KUZEY ANADOLU OTOYOLU ÇAĞRISI

Aşık, önerdiği yeni ulaşım hattını ayrıntılarıyla anlattı:

“Kuzey Anadolu Otoyolu. Artvin'den Bayburt, Kelkit, Şiran, Şebinkarahisar, Mesudiye, Tokat, Amasya, Çorum, Kastamonu vesaire devam eden Sakarya'ya bağlanan Kuzey Anadolu Otoyolu.”

Projeyi ilk kez Turgut Özal’dan dinlediğini anlatan Aşık, otoyolun Karadeniz kentlerinin yanı sıra iç kesimlerdeki birçok ili de birbirine bağlayabileceğini söyledi.

Aşık, “Buradan İstanbul'a giden birisi 50 km gidecek Gümüşhane'den otoyola girecek. Rize'den giden İspir'den otoyola girecek, Giresun'dan giden Şebinkarahisar'dan girecek, Ordu'dan giden Mesudiye'den girecek” dedi.

Özellikle TIR trafiğine değinen Aşık, “Ben akşam yollara bakıyorum, yani arabaların üçte biri tır. Bu yoldaki arabaların üçte biri tır. Yani 10 sene sonra o tırlar sadece o tırlara yetmez bu yol. O tırlar o yoldan gidecek” ifadelerini kullandı.

“10 YERDEN AYNI ANDA BAŞLATIN”

Kuzey Anadolu Otoyolu’nun yaklaşık 700-800 kilometrelik bir hat olabileceğini söyleyen Aşık, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi:

“Eyüp Aşık, Mesut Yılmaz, Yaşar Topçu bu yolu nasıl 13 yerden başlattıysa siz de bu Kuzey Anadolu Yolu'nu 10 yerden aynı anda başlatın.”

Aşık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aynı anda başlatın ki 10 senede bitsin. Aynı anda başlatın ki 10 senede bitmezse buralar bilin ki felç olacak. Bu Karadeniz'e yeniden gelinmeyecek gidilmeyecek hale gelecek.”

Mevcut sahil yoluna paralel ikinci bir yol yapılmasının fiziki olarak mümkün olmadığını söyleyen Aşık, “Bu dediğim Kuzey Anadolu Yolu, Kuzey Anadolu otoyolu buranın trafiğinin yarısını alır” dedi.

“ÇEVRE YOLU TRABZON İÇİN İMAR YOLUDUR”

Trabzon Güney Çevre Yolu hakkında da konuşan Aşık, projenin 42 kilometrelik güzergâha sahip olduğunu ve Akçaabat Darıca’dan Arsin’e uzandığını söyledi.

Aşık, projenin önemini şu sözlerle anlattı:

“Çevre yolu sadece trafik yolu değil. Çevre yolu Trabzon için imar yoludur aynı zamanda.”

Trabzon’un büyümesi için yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Aşık:

“Trabzon eğer ‘Bir Trabzon daha büyüsün’ diyorsanız bu ancak bu dağların arkalarından, işte o çevre yolu yapılırsa oralardaki şehirleşme ile imarla...” dedi.

Aşık, “Trabzon Çevre Yolu, imar yoludur, ekonomi yoludur, Trabzon'un şehirleşme yoludur, aynı zamanda da trafik yoludur” ifadelerini kullandı.

ÇAYKUR İÇİN STOK UYARISI

ÇAYKUR’dan sorumlu bakanlık yaptığı dönemi hatırlatan Aşık, Türkiye’deki kuru çay stoklarına ilişkin de konuştu.

“Rusya'ya 60 bin ton çay sattım depoları boşaltmak için. O tehlike şu anda gene var. Şu anda Türkiye'de bir 100 bin ton civarında kuru çay fazlası var.”

Aşık, bunun gelecek sezon üzerinde baskı oluşturabileceğini belirterek şunları söyledi:

“Çaykur'un şimdi depoları dolu. Dolu. Bu senenin çayı da geliyor. Şimdi Çaykur başlayacak hangar yapmaya. Yeni hangarlar yapacak çayı saklamak için.”

Stokların bir bölümünün ihraç edilmesini isteyen Aşık:

“Özellikle Afrika ülkelerine, o yardım ettiğimiz ülkelere, bilmem nelere, Çaykur'un depolarındaki bir 50 bin ton çayı hemen, süratle boşaltmaları lazım” ifadelerini kullandı.

“FINDIK ŞU ANDA ‘TOPLASAM MI, TOPLAMASAM MI?’ NOKTASINA GELDİ.”

Fındık üreticisinin durumuna ilişkin konuşan Aşık, özellikle işçilik maliyetlerine dikkat çekti:

“Fındık, sen de yazmışsın, aşağı yukarı ben piyasadan da biliyorum. Fındık şu anda toplasam mı toplamasam mı noktasına geldi. Toplarsam acaba verdiğim yevmiyeyi satarak alabilir miyim?”

TMO’ya çağrıda bulunan Aşık şöyle konuştu:

“Uyarıyorum. Fındıkta uyarıyorum. TMO, süratle ‘Ben 1 yıl aldığım fındığı satmayacağım’ diye ilan etmesi lazım. Satmayacağım!”

Aşık, TMO’nun aldığı fındığı bir sonraki sezona kadar elinde tutması gerektiğini söyleyerek, “Biliyorsunuz fındığın bir sene var senesidir, bir sene yok senesidir. Bu gelecek sene yok senesi olacak, yok senesinde satarsın” dedi.

“250 LİRA TABAN FİYATSA…”

Fındık için açıklanan fiyat konusunda da konuşan Aşık, şu ifadeleri kullandı:

“Sen taban fiyatı diye ilan ediyorsun, halbuki tavan fiyat yani uygulamada tavan fiyat değil mi? 250'nin üzerine kimse çıkmıyor.”

Aşık, fiyatın altında alım yapılmasına yönelik denetim yapılmasını isteyerek:

“Arkadaş ben 250'nin altındaki alımlara müdahale edeceğim. Domatese icabında müdahale ediyorsun, patatese de ediyorsun. Fazla fahiş fiyat satana müdahale ediyorsun. Arkadaş fındığı ucuz alana niye müdahale etmiyorsun?” dedi.

Aşık, sözlerini “Ticaret Bakanlığı desin ki 250 liranın altında fındık alana ceza vereceğim. Denetleyeceğim” ifadeleriyle sürdürdü.

“TERÖR BELASININ YOK EDİLMESİ TÜRKİYE’YE BAMBAŞKA BİR UFUK AÇACAK”

Terör sürecine ilişkin değerlendirmesinde Aşık, bölgede yıllardır yaşanan ekonomik ve sosyal kayıplara değindi.

“Bir 40 sene aşağı yukarı Türkiye belli bir bölgede tarım yapamadı, hayvancılık yapamadı, köyler boşaltıldı, mezralar boşaltıldı. Güneydoğu Anadolu'nun ekonomisi felç oldu.”

Aşık, sürecin barış yoluyla yürütülmesi gerektiğini söyleyerek:

“Ya arkadaş bu iş barışla olur, bu iş şiddetle olmaz.”

ifadelerini kullandı.

Ancak dikkatli olunması gerektiğini de belirten Aşık:

“Bazen yüreğine taş basacaksın. Yarana taş basacaksın, hazmedeceksin eğer sonuç alacaksan. Ama kandırılmayacaksın! Bak, ama kandırılmayacaksın.” dedi.

Röportajın ilerleyen bölümünde Aşık, “Şüphesiz yani terör belasının yok edilmesi Türkiye'ye bambaşka bir ufuk açacak” ifadelerini kullandı.

KARADENİZ’DE GEMİLERE SALDIRI: “SAKIN HA SAKIN BİR YERE BULAŞMAMAMIZ LAZIM”

Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılarla ilgili soruyu da yanıtlayan Aşık, Akyazı, Akçaabat, Sürmene ve Arsin açıklarındaki gemi yoğunluğuna dikkat çekti.

Aşık:

“Batı'da Akyazı'nın açıkları, Akçaabat'ın açıkları, Doğu'da Sürmene, Arsin açıkları hep gemi dolu. Besbelli ki karşıdan kaçmışlar veya gidemiyorlar, buralarda bekliyorlar.” dedi.

Türkiye’nin savaşın içine çekilmemesi gerektiğini belirten Aşık, “Çok büyük ihtimalle orada bizi işin içine sürüklemek isteyenler var. Kesinlikle uyanık olmak lazım” ifadelerini kullandı.

Aşık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne Ukrayna'yla ne Rusya'yla bizim dalaşmamız için şu anda savaşmamız için hiçbir sebep yok.”

Ardından, “Bana sorarsan sakın ha sakın bir yere bulaşmamamız lazım. Bulaşmamak lazım. Ama bulaşmamak da o gemileri de orada sahipsiz bırakmak demek değil yani onun da bir çaresini aramak lazım” dedi.

SALAH TRANSFERİ: “HER KİM ALDIYSA ALLAH RAZI OLSUN”

Röportajın son bölümünde Trabzonspor’un Mohamed Salah transferi konuşuldu.

Aşık, transferde emeği geçenlere teşekkür ederek:

“Evvela her kim aldıysa, her kim yardım ettiyse, her kim bu işte bir faydası olduysa, ondan Allah razı olsun.”

ifadelerini kullandı.

Salah transferinin Trabzonspor taraftarındaki beklentiyi değiştirdiğini söyleyen Aşık, önceki sezonlarda “ilk dört” hedefinin kabul edildiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

“Şimdi herkes kafayı kaldırdı ‘Ne ilk dördü!’. İlk dört... İlk dört ama yine ilk dört, sözümüz söz yine ilk dört ama Avrupa'da ilk dört! Avrupa'da!”

Aşık, Salah’ın Trabzonspor üzerindeki etkisini ise şu sözlerle anlattı:

“Yani Salah transferi Trabzonspor için bir devrimdir. Devrimdir. Her yönüyle bir devrimdir.”

Aşık, “O çocuk göreceksiniz Trabzon'daki futbol anlayışını da değiştirecek. Öteki futbolculara da örnek olacak çalışmaları için, disiplinleri için, enerjileri için vesaire” dedi.

“ASLINDA PARASINI TURİZM BAKANLIĞI VERMESİ LAZIM”

Salah transferinin Trabzon’un tanıtımına katkısından da söz eden Aşık, TAKA Gazetesi’nin Salah ile ilgili haberinin geniş kitlelere ulaştığını belirtti.

Aşık:

“Aslında Salah'a verdiğimiz paranın, dedin ya parasını kim verdi, aslında parasını Turizm Bakanlığı vermesi lazım. Tanıtım fonu versin.”

dedi.

Salah’ın özellikle Arap dünyasında Trabzonspor’a ilgiyi artıracağını söyleyen Aşık:

“Şimdi göreceksin gelecek sene bütün Arap dünyası Trabzonspor'un maçlarını izleyecek. Formalarını satın alacak, bilmem ne yapacak, belki Trabzon'a daha fazla gelecek. Türkiye'ye daha fazla ilgi gösterecek, daha bize hangi kapıları açacak bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.

BERAT ALBAYRAK İÇİN DE KONUŞTU

Trabzonspor’a geçmiş yıllarda sağlanan desteklerden bahseden Aşık, Berat Albayrak ile ilgili de şu ifadeleri kullandı:

“Berat Albayrak'ın Trabzonspor'un son 5-10 senedir en krizli dönemlerinde nasıl çıktığını bizzat yaşamışım, görmüşüm. Berat Albayrak'ın oradaki katkılarını biliyorum.”

Salah transferindeki rolüne ilişkin kesin bir ifade kullanmayan Aşık:

“Belki Salah'ı eliyle aldı koydu oraya, belki de teşvik etti, belki de sponsor buldu, belki hiçbir şey...” dedi.

Transferin oluşturduğu etkinin beklenenin üzerine çıktığını da söyleyen Aşık:

“Muhammed Salah transferini yapanlar da bu kadar doğru olacağını belki tahmin etmiyorlardı. Belki de korkuyorlardı, acaba doğru mu yapıyoruz? Acaba Trabzonspor'a zarar mı veriyoruz, acaba bunun sonu nereye gider, dengeleri mi bozar, ekonomiyi mi bozar.”

ifadelerini kullandı.

Aşık sözlerini, “Büyük ihtimalle o tereddütleri de yaşadılar, kendilerinin de beklemediği kadar fayda verdi” şeklinde tamamladı.

Röportajın sonunda Salah transferine ilişkin görüşünü bir kez daha yineleyen Aşık, “Ben yürekten alkışlıyorum. Salah transferini yürekten alkışlıyorum. Trabzon için devrimdir” dedi.