Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini paylaştı. Açıklanan rakamlar, sanayi üretiminin hem yıllık hem aylık bazda artış gösterdiğini ortaya koydu. Buna göre, sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,4 oranında artarken, bir önceki aya göre ise yüzde 2,5 oranında yükseldi. Özellikle imalat sanayinde gözlenen toparlanma, genel sanayi üretimindeki artışta etkili oldu. Ancak bazı alt sektörlerde düşüş dikkat çekti.
İmalat sanayi toparlanıyor
Sanayi üretiminin temel bileşenlerinden biri olan imalat sanayi, kasım ayında hem yıllık hem aylık bazda artış gösterdi. 2025 Kasım’ında imalat sanayi endeksi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,7, bir önceki aya göre ise yüzde 3,1 yükseldi. Bu gelişme, üretim faaliyetlerindeki canlılığın yeniden ivme kazandığına işaret ediyor. İmalat sanayinin büyümesi, genel sanayi üretimini yukarı çeken başlıca unsur olarak öne çıkıyor.
Madencilikte aylık düşüş dikkat çekti
Alt sektörler incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yıllık bazda yüzde 0,2 artış gösterse de, aylık bazda yüzde 4,8 oranında geriledi. Bu keskin düşüş, sektörün kısa vadeli üretim performansında dalgalanmalara açık olduğunu gösteriyor. Enerji maliyetleri, hava koşulları ve dış talepteki oynaklık gibi faktörler bu tür değişimlerde etkili olabiliyor.
Enerji üretimi azaldı
Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü, kasım ayında her iki bazda da düşüş yaşadı. Sektör endeksi yıllık bazda yüzde 2,0, aylık bazda ise yüzde 0,5 geriledi. Bu durum, sanayideki genel canlanmaya rağmen enerji üretiminde daha temkinli bir seyir izlendiğini gösteriyor. Enerji talebindeki sınırlı artış ve mevsimsel etkiler, bu düşüşte belirleyici olabilir.
Sanayi üretiminde toparlanma sinyalleri
TÜİK’in kasım verileri, sanayi üretiminde kademeli bir toparlanmanın sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle imalat sanayindeki güçlü aylık artış, yılın son çeyreğinde üretimde canlanma beklentilerini destekliyor. Ancak enerji ve madencilik sektörlerinde yaşanan dalgalanmalar, genel büyümeyi sınırlayabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor.





