Yeni düzenlemenin en dikkat çekici noktalarından biri terminoloji değişikliği. İbn Haldun Üniversitesi’nden Saliha Merve Kaya, "suça sürüklenen çocuk" ifadesinin pasif bir mağduriyet yarattığını, bunun yerine "suça karışmış çocuk" tanımının kullanılmasının daha yapıcı olduğunu vurguladı. Bu dil değişikliği, çocuğun eylemiyle sağlıklı bir şekilde yüzleşmesini sağlarken, toplum nezdindeki etiketin de ağırlığını azaltmayı amaçlıyor. İngiltere’deki uygulamalarda görüldüğü üzere, çocukların büyük bir kısmı mahkemeye gitmeden bu yeni tanım altında koruyucu programlara dahil ediliyor.

Kahverengi kokarca ile mücadelede muhtarlar bilgilendirildi
Kahverengi kokarca ile mücadelede muhtarlar bilgilendirildi
İçeriği Görüntüle

Mahkeme Salonu Caydırmıyor Aksine Damgalıyor

Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkaya, komisyonda yaptığı sunumda ezber bozan açıklamalarda bulundu. Gökkaya, "Çocuğu mahkemeye çıkarmak, iddia edilenin aksine caydırıcı olmuyor; aksine çocuğu sistemin içine hapsediyor" diyerek geleneksel yöntemin başarısızlığını dile getirdi. Diversiyon modeli, çocuğu hakim karşısına çıkarmak yerine, onun hatasını telafi edeceği bir alan yaratıyor. Bu süreçte çocuğun adli sicili korunarak, hayatının geri kalanında karşısına çıkacak hukuki engellerin de önüne geçilmesi planlanıyor.

Ebeveyn Sorumluluğu ve Onarıcı Adalet

Diversiyon modelinin temel direği, çocuğun mağdurla yüzleşmesi ve zararı bizzat telafi etmesidir. Çocuktan özür dilemesi, çaldığı malı iade etmesi veya kamu yararına bir işte çalışması istenebilecek. Ancak bu süreç sadece çocukla sınırlı kalmıyor. İngiltere örneğinde olduğu gibi, çocuğun denetiminde kusuru bulunan ailelere bin sterline (yaklaşık 60 bin TL) kadar para cezası verilmesi tartışılıyor. Bu sayede, suça karışma sürecinde ailenin rolü ve sorumluluğu yasal bir zemine oturtularak toplumsal denetimin artırılması hedefleniyor.

Kaynak: Türkiye