Fındıkta Fiyat Uçurumu Meclis'e Taşındı! Suiçmez'den Hamle
Türkiye'de yaklaşık 450 bin üreticinin geçim kaynağı olan fındıkta yaşanan sorunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşındı. Yeni Parti Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez, artan üretim maliyetleri, serbest piyasadaki düşük fiyatlar, kahverengi kokarca tehdidi ve yaşlanan fındık bahçelerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırma önergesi sundu. Türkiye'nin dünya fındık üretimi ve ihracatındaki güçlü konumunun üreticinin gelirine yeterince yansımadığını savunan Suiçmez, özellikle TMO'nun açıkladığı alım fiyatları ile serbest piyasadaki rakamlar arasındaki farkın incelenmesini istedi. Önergede, üreticinin korunması ve sektörün geleceği için uzun vadeli bir millî fındık politikası oluşturulması çağrısı yapıldı.
Fındıkta Fiyat Farkı Dikkat Çekti! TMO ve Serbest Piyasa Gündemde
Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez'in TBMM Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde, fındık üreticilerinin en önemli sorunlarından birinin ürünlerini gerçek değerinden satamaması olduğu belirtildi.
Önergede, Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026-2027 sezonu için Giresun kalite fındıkta kilogram başına 255 lira, levant kalite fındıkta ise 250 lira alım fiyatı açıkladığı hatırlatıldı.
Buna karşılık, 18 Eylül 2026 tarihinde üretici illerdeki ortalama serbest piyasa fiyatlarının 160-170 lira aralığında kaldığına dikkat çekildi.
Suiçmez, açıklanan alım fiyatları ile serbest piyasa arasındaki farkın üreticiler üzerindeki etkisinin araştırılması gerektiğini vurguladı.
Özellikle acil nakit ihtiyacı bulunan ve ürününü depolama imkânı olmayan küçük üreticilerin, fındıklarını düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Üreticinin Maliyetleri Artıyor! Gübre, Mazot ve İşçilik Yükü
Araştırma önergesinde fındık üreticilerinin karşı karşıya kaldığı maliyet artışlarına da dikkat çekildi.
Suiçmez, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 27,62 arttığını, gübre ve toprak geliştiricilerindeki fiyat artışının ise yüzde 33'ü aştığını belirtti.
Gübre, ilaç, mazot, budama, bahçe temizliği, mevsimlik işçilik, patoz ve nakliye giderlerinin üreticinin kazancını aşındırdığı vurgulandı.
Önergede ayrıca TMO'nun randevu sistemi, alım noktalarının kapasitesi, günlük alım miktarları, randıman ve nem ölçümleri ile ödeme sürelerinin araştırılması talep edildi.
Ürünlerin geri çevrilme nedenlerinin de üreticilerin satış tercihleri üzerindeki etkisinin incelenmesi istendi.
Türkiye Fındıkta Dünya Lideri Ama Üretici Ne Kazanıyor?
Sibel Suiçmez, Türkiye'nin dünya fındık üretimi ve ihracatındaki üstünlüğüne rağmen üreticilerin bu ekonomik güçten yeterince yararlanamadığını savundu.
Türkiye'de yaklaşık 7,5 milyon dekar alanda fındık üretildiğini belirten Suiçmez, sektörün yaklaşık 450 bin üreticinin doğrudan geçim kaynağı olduğunu hatırlattı.
Araştırma önergesinde üretim miktarlarındaki dalgalanmalara da yer verildi.
Paylaşılan verilere göre Türkiye'de 2024 yılında 717 bin ton fındık üretildi. Üretim, 2025 yılında yüzde 38,5 azaldı.
TÜİK'in 2026 yılına ilişkin ilk tahmininde ise üretimin bir önceki yıla göre yüzde 62,2 artmasının beklendiği belirtildi.
Suiçmez, bu dalgalanmaların üreticinin gelirini, ihracatçının hammadde teminini, sanayicinin planlamasını ve piyasa fiyatlarını etkilediğini ifade etti.
Rekolte tahminlerinde kullanılan yöntemlerin ve tahminlerle gerçekleşen üretim arasındaki farklılıkların da araştırılmasını istedi.
Fındık Piyasasında Fiyatları Kim Belirliyor? Araştırma Talebi
Meclis araştırma önergesinde fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşması da önemli başlıklardan biri oldu.
Suiçmez, büyük alıcıların fiyat oluşumu üzerindeki etkisinin ve alımların belirli teşebbüsler ile aracılar etrafında toplanmasının incelenmesini talep etti.
Üretici fiyatları ile ihracat ve perakende fiyatları arasındaki farkın araştırılması gerektiğini belirten Suiçmez, ticaret borsalarında açıklanan fiyatların şeffaflığına da dikkat çekti.
Olası piyasa yönlendirmelerine ilişkin iddiaların somut verilerle incelenmesini istedi.
Üreticinin pazarlık gücünün artırılması için kooperatiflerin ve üretici birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca FİSKOBİRLİK'in alım, depolama, işleme ve pazarlamadaki rolünün yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Kahverengi Kokarca ve Doğal Afetler Fındığı Tehdit Ediyor
Fındık üretiminde yaşanan sorunların yalnızca fiyatlarla sınırlı olmadığını belirten Suiçmez, iklim değişikliği ve zararlılarla mücadele konusunu da Meclis gündemine taşıdı.
Araştırma önergesinde zirai don, kuraklık, aşırı yağış, yüksek sıcaklık, sel ve heyelan gibi olayların fındık üretimini giderek daha kırılgan hale getirdiği ifade edildi.
Özellikle kahverengi kokarcanın ürün miktarının yanı sıra fındığın randımanını ve kalitesini de düşürdüğü vurgulandı.
Suiçmez, zararlıyla mücadelenin yalnızca üreticilerin bireysel imkânlarına bırakılamayacağını belirtti.
Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin koordinasyonunda bölgesel ve uzun vadeli mücadele programı hazırlanmasını istedi.
TARSİM'in kapsamı, prim maliyetleri, muafiyet oranları, hasar tespit yöntemleri ve tazminat süreçlerinin de üreticiyi daha etkin koruyacak şekilde yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Doğu Karadeniz'de Yaşlanan Fındık Bahçeleri İçin Destek Çağrısı
Araştırma önergesinde özellikle Doğu Karadeniz'deki fındık bahçelerinin yaşlanması da gündeme getirildi.
Bölgede 50 ila 100 yaşına ulaşan fındık bahçelerinin bulunduğuna dikkat çekilirken, eğimli ve parçalı arazi yapısının üretimi zorlaştırdığı belirtildi.
Makineleşme imkânlarının sınırlı olması ve genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının da verimliliği olumsuz etkilediği ifade edildi.
Suiçmez, bahçelerini yenilemek isteyen üreticilerin birkaç yıl boyunca gelir elde edemeyecek olmaları nedeniyle bu çalışmalardan kaçındığını savundu.
Bu sorunun çözümü için bahçe yenileme gelir desteği, sertifikalı fidan temini, bölgesel mekanizasyon ve ortak makine kullanımını kapsayan bir program hazırlanmasını istedi.
Fındık İhracatında Düşüş! Millî Politika Çağrısı
Suiçmez'in araştırma önergesinde Türkiye'nin fındık ihracatındaki gelişmelere de yer verildi.
Önergede, 2025 yılında fındık ve mamulleri ihracatının miktar bazında yüzde 26,15 azalarak 238 bin 704 tona, ihracat gelirinin ise yüzde 14,44 düşerek yaklaşık 2,26 milyar dolara gerilediği belirtildi.
Türkiye'nin yalnızca ham veya iç fındık ihraç eden bir ülke olmaktan çıkarılması gerektiğini savunan Suiçmez, katma değerli ürünlerin önemine dikkat çekti.
Fındık ezmesi, krema, yağ, süt ve un gibi ürünlerin üretiminin artırılmasını, markalaşmanın güçlendirilmesini ve üreticinin ihracat gelirinden daha fazla pay almasını istedi.
Suiçmez, araştırma önergesiyle fındığın gerçek üretim maliyetinin belirlenmesini, TMO politikalarının incelenmesini, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılmasını ve sektörün bütün sorunlarını kapsayan uzun vadeli bir millî fındık politikası oluşturulmasını talep etti.





