Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat makası tarihin en çarpıcı seviyelerinden birine ulaştı. Özellikle meyve ve sebze grubunda yaşanan bu devasa uçurum, tüketicinin mutfağını yangın yerine çevirirken üreticinin de artan girdi maliyetleri altında ezilmesine neden oluyor. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın açıkladığı veriler, tarladan sofraya gelen süreçteki aracılık maliyetlerinin ve lojistik giderlerin ne denli kontrolden çıktığını bir kez daha gözler önüne serdi. Nisan ayında bazı ürünlerdeki fiyat farkı yüzde 400 sınırına dayanarak rekor kırdı.
Elma ve Sebzede Uçurum: Yüzde 393’lük Fiyat Farkı
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, nisan ayına damga vuran fiyat dengesizliklerini kalem kalem açıkladı. Listenin başında yer alan elma, üreticiden çıkış fiyatı ile market rafındaki bedeli arasındaki yüzde 393,7'lik farkla dikkat çekti. Bayraktar, bu çarpıcı tabloyu şu sözlerle özetledi: "Üreticide 18,75 lira olan elmanın markette 92,58 liraya satıldığını görüyoruz. Bu sadece elmada değil; 11 liralık havucun 47,29 liraya, 17,64 liralık yeşil soğanın 60,91 liraya, 23,20 liralık marulun 80,08 liraya ve 13,53 liralık pırasanın 46,33 liraya satılması kabul edilebilir bir durum değildir." Bu veriler, tüketicinin tarladaki fiyatın neredeyse 5 katını ödediğini kanıtlıyor.
Gübre ve Yem Fiyatları Üreticinin Belini Büküyor
Tarımsal üretimde en büyük gider kalemlerini oluşturan gübre ve yem fiyatlarındaki artış, üretim sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Özellikle amonyum sülfat gübresindeki aylık yüzde 24,1'lik artış, nisan ayının en ağır yükü oldu. Şemsi Bayraktar, girdi maliyetlerindeki yıllık artışın korkutucu boyutlara ulaştığını belirterek, "Son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2 oranında arttı. Besi yemi ve süt yemi nisan ayında yüzde 3,5 zamlanırken, yıllık bazda besi yeminde yüzde 37,7’lik bir artış söz konusu. Üretici, bu maliyet baskısı altında üretim yapmakta zorlanıyor," ifadelerini kullandı.
Kuru Soğan ve Patateste "Stok ve Yağış" Alarmı
Piyasadaki fiyat dalgalanmalarının bir diğer sebebi ise üretim bölgelerindeki doğal koşullar ve azalan stoklar oldu. Kuru soğanın üreticide en çok zamlanan ürün olduğunu vurgulayan Bayraktar, rekolte kaybına ilişkin önemli uyarılarda bulundu: "Kuru soğan ve patates stokunun azaldığı bir döneme girdik. Yeni hasat ise ne yazık ki yoğun yağışlar nedeniyle tarlada çürümeye başladı. Bu durum rekoltenin düşmesine ve doğal olarak fiyatların yukarı tırmanmasına neden oldu. Ayrıca limon fiyatları da arzdaki azalış sebebiyle yükseliş trendine girdi." Market tarafında ise 40 ürünün 18'inde fiyat artışı yaşanırken, patlıcan hem üreticide hem markette en çok ucuzlayan ürün olarak kayıtlara geçti.




