Yıllardır bu sütunda yazıyorum, iş var ama çalışmıyoruz, git gide üretimden uzaklaşıyoruz. ‘Trabzon ve bölgenin inşaatlarını, tarımını dışardan gelen ustalar yapıyor’ diyorum. Ne demiş atalarımız ‘Barışta ter akıtmayan savaşta kan akıtır’

Hazır tüketime dağlar dayanmaz.

Dayanmayınca da gençler ne olur, internette ya kiralık katil olurlar, ya da uyuşturucuya bulaşırlar.

Adana’daki gibi, alırlar otomobilleri köy yoluna sokar sonrada birbirine tokuşturup tutanak tutup kaskodan para alarak vurgun vurmak isterler!

Meslek yaşamımızda da yaşadık ve gördük. Ama hiç okumadığım bir haberi de dün sabah dinledim.

“Konya’da yol kenarındaki tarihi taşın kalıntısını çaldılar”

Satacaklar. Büyük kazanacaklar!

Akıl alır gibi değil. Şeytanın aklına gelmeyecek işler.

Çarşı Mahallemizin değeri Derviş Hoca.

Ebubekir Camisinin 40 yıl imamlığını yaptı ve emekli oldu.

Eşinin sağlık sorunları ile hastanelerde. Eşinin telefonu da kendisinin üzerine.

Dün önce eşinin telefonundan arkasından da kendi telefonundan aramışlar.

‘Yakında bu telefondan arayıp sizi dolandırmaya çalışanlar oldu mu?’ diye sormuşlar.

“Yok hayır olmadı” demiş.

Tam “Yoksa beni siz mi dolandıracaksınız’ diye sormaya niyetlenince karşıdaki telefon kapanmış.

Dolandırıcılar, bazen aradıkları ismi hipnotize ediyor, bazen de baltayı taşa vuruyorlar.

Bu galiba ikincisinden derken, “Derviş hocam bunlar senin sesini kayda alıp yapay ceza ile piyasadan yardım toplayacak sahtekarlar olmasınlar’ deyince “Her şeyi yaparlar” cevabını verdi.

Defineciler, ‘altın küpü bulacağız’ diye Türkiye’nin tarihi yerlerini delik deşik etmediler mi?

Ettiler.

11 kentimizi vuran ve 50 bin insanımızın yaşamını yitirdiği deprem bile, kalbimizi yumuşatmadı.

Depremzedeleri dolandıranı mı ararsın, yardım adı altında paraları toplayıp kumara verenleri mi, ya da deprem malzemelerini satanları mı?

Enkazın altından ölülerimiz çıkarken, böyle bir dönemde bile vicdanlar yumuşamadı.

Bence toplum kendini baştan aşağıya sorgulamalı.

Bütün suçu siyasetçilere yüklemek kolaycılıktır.

Bu kolaycılıktan kurtulup çözüm üretmeye çalışırsak, hep beraber yeniden başlayabiliriz.

Ülkemizin tümüyle yeniden başlamaya ihtiyacı var.